potbori

Bu aralar soyle seyler oldu:
1) bi arkadasim ha bire kavga eden, cep telefonunu falan yiyen kedilerine Ike ve Tina Turner diye isim koymus. Bu sahane espriyi anlamayan Turk tayfasina da isimleri Ibo ve Derya Tuna diye ceviriyomus…

2) calistigim sacmasapan is dahilinde bazen kocaman bi odada bi ben kaliyorum. Oda sensorlu ve tek basima bilgisayar basinda fazla bi fiziksel aktivitede bulunamadiim icin 20 dakkada bir isiklar sonuyo. Ben de oturdugum yerde zipliyorum ya da kollarimi tavana dogru uzatarak saga sola salliyorum ve isiklar geri geliyo. Sonra isime kaldigim yerden devam ediyorum. Bu hareketleri yaparken kendimi cok yalniz hissediyorum.

3) Festival icin Sunay Akin geldi. Cok sahane bi insan. Oyuncak muzesi icin bi suru oyuncak almis. Aldiklarini gosterdi. Porselen bebekler var. Yari acik kirmizi dudaklarinin arasindan disleri falan gozukuyor. Ben hemen konuyu Chuky’e bagladim, dini-nini-dini-nini yaptim elimde bicak varmis gibi. Bebegin tekinin kafasina da kirilmasin diye catpat plastik sarili bi kesekagidi gecirmisler. Dedim ayni su Turk askerleri gibi. Evet, bu igrenc politik espriyi de yaptim cunku asagida ac karnina sarap icmistim. Sunay Akin uzuldu sanirim cunku onun icin oyuncaklar kutsal gibi bisi. Kotu olabileceklerine inanmadi. Sonra bi bebegin adini Binnaz koyduk, ki pembe patik-pembe yanak gayet Ingiliz asilzadesi bebege Binnaz ismi hic yakismadi. Neyse, allahtan cok sahane bi oyuncak okul otobusu almis, 2 katli disardan merdivenli falan, biraz onla oynadik konu kapandi.

4) Eski bi arkadasimi dusunuyodum. Birden aklima adamin el yazisi geldi. Sonra teker teker butun eski arkadaslarimi dusundum ve hepsinin el yazisini hatirladim. O sirada yanimda ulubey vardi, ona durumu anlattim o da bazi yazilari hatirladi. İnternet minternet olaylari cikali kimsenin elyazisini bilmedigimize dair Can Dundar tadinda bi muhabbet yaptik. Vay be dedi ulubey bunu bloga yazmalisin. Ben de olur dedim.

5) Ber’le bulustum. Tam bana bazi durumlarda stratejik ve sinsi davranmam gerektigini soyluyodu ve devasa bi kremali makarnayi goturuoduk ki 2 bardak da sangria istedik ve o gun ise yeni baslamis Hintli garson kiz hayir bardak diil Surahiiii!!! Surahiii!!! diye baarmaya basladi…o sirada bu yeniyetmeyi egitmekle gorevli beyaz garson kiz fesupanallah cekerek elinden onlugu kapti ve siparisinizi ben aliym dedi. Hesabi odedik. Ayakkabi almaya gittik. Ben nah boole topuklu bi sandalet begendim. Ber kesin al dedi. Ben de aliym de nerde giycem dedim, butun yaz Filistinli Hamid, bosnali Zisan ve Texasli Billy Joe’dan olusan calisma grubumla sinava caliscam onlara mi giyiym dedim. Sonra Ber pantalona pant-lon dedi ben de neee pant-lon mu hahhhahahah yaptim o da ulan 15 yildir her pant-lon dedigimde guluyosun insan biraz alisir dedi. O sirada bi daha pant-lon demis oldugu icin ben bi daha ne pant-lon mu hahahhaha yaptim. Sonra annemin dogurdugum yerine dossurdugum ve ulubeyin insaat yerine insaet demesine de bi 10 dakka guldum. Sinirlerim biraz yipranmis mi ne. (bu cumleyi cesur ve guzelden caldim) Gulerken kahvemi Ber’in Chanel babetlerine doktum ve egilip elimle silmeye basladim. O da manyadin mi napiosun dedi. Ben de arkadaslar gelip gecicidir ama bi Chanel babet oole mi evladiyelik bu dedim. O da haklisin dedi boylece dukkandan cikinca semsiyemizi kendi kafamiza diil Ber’in ayakkabilarina dogru tutarak metroya yuruduk.

6) Bu kadar .

Hemen Paylaş:
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • email
  • FriendFeed
  • Live
  • RSS
  • Tumblr
  • Twitter
  • Yahoo! Bookmarks

Leave a Reply