Agva ve Romantik Spice
Posted in agva, boyle de bisi oldu, paslanmisiz be, romans, spice girls, ulubey on November 28th, 2007 by Loony Bin – Be the first to comment
3 koca ay birbirimizi gor(e)medikten sonra nolcak bizim bu halimiz ve oh be sonunda yalniz kalabilicez derelerinden kurek ceke ceke Agva’ya vardik. Ulubey ve ben. Evlerimizin arasi arabayla 1, 5 saat, benim hava nasil sence bunu giysem usur muyum topuklularla yuruyebilir miyim, gel ananemle bi cay icelimlerim yarim saat, park etmek yarim saat derken popomuzu bi yere koyana kadar Istanbul’dan tiksincek raddeye gelmistik zira. Ha bi gun de kaybolduk. Oyle kotu kaybolduk daha oyle cok yolumuz vardi ve oyle sikildik ki bi benzinciye cekip cislerimizi yapip simit yiyip cd calari bile olmayan emektar muteaahit arabamiza bi Hande Yener kasedi alip yola devam etmek zorunda kaldik. Ulubey memlekete geleli bi kac gun olmustu daha. “Bak” dedim ona, “bu Turkce elektronik muzik, yeni cikti. “
Agva ilk bakista sorunumuzun pezevengi gibi duruo. Kapidan kapiya 2 saat. Bi gece kalir kafamizi dinleriz diye dusunuyouruz. Bu sefer arabada cd de var kendimizi bir gunluk kacamak yapan modern bi cift zannederek esofmanlarimizla yola koyuluyoruz. Ben yolda gozleme yemek, Sile’den sile bezi elbise almak gibi modern ciftlerin haftasonu kacamaklarinda yaptiklarini dusundugum kirsal aktivitelerin hayalini kuruyorum. Ulubey 3 aydir manitasini gormemis bi karsi cins neyin hayalini kurarsa onun hayalini kuruyo. “Ne dusunuyosun sevgilim?” diyorum (bkz modern ciftler jargonunun en klasik line’i) sportif Spice pozumu takinarak uzattigim Biskremi agzina tikistirirken. Ipucu verilmio.
Agva’nin ne menem bi yer oldugunundan pek haberimiz yok. Rol modelim Oray Egin’in dedigi gibi Amerika’da yasadigim icin kimseden ozur diliycek diilim. Poh. Oysa her zoraki romans destinasyonu gibi buranin da bir kesfedilme hikayesi var biz bilincinde olmasak da. Bizim kendini butik otel zanneden motelde (bkz Turk turizminin bir numarali sorunsali) benim nasildiysa kacirdigim bi dizi cekilmis oyle mesur olmusmus…Bi zamanlar benim de bi hayatim mi varmis ne? Hayret.
Enivey. Biz
iki keko uyanana kadar Agva da alternatif destinasyon halini asip mainstream kaderin oyuncagi olmus bittabi. Nasil ki Olympos’daki Kadir’in agac evlerinde bonglu sirt cantali Iskandinav turistler diil klibinin voleybol sahnelerini ceken Dogus ve ipodlarinda Teoman dinleyip abi burda Dogus klip cekmis diye matrak gecen citir kizlar; Bozcaada’nin bagbozumunda esasli yazarlar cizerler diil, guya hic taninmak istemeyen ama Allah’im nolur birileri su bohem pareolu halimi gorse de etrafa anlatsa die sahilde 10 tur atan yonetmen/sovmen manitalari ve onlari tanimazdan gelicem diye catlayan reklamci ve nevi tayfasi cikar karsiniza…Agva’da da kacamak yapan delidolu asiklar diil kacamak yapan deli dolu asiklar numarasi yapan televizyon izleyicileri karsilio bizi. Ben bu duruma son derece bozuluyorm ve en modern cift biziz di mi askiigggmmmm bakislarimla derenin karsi tarafina gecmek icin kurulmus elle cekilen sandala hopluyorum.
Koca sandali icindeki insanlar ve bavullarla bi cocuk cekio. Gayet trendy Adidaslari (bakiniz kicks), baggy kotu ve esofman ustu, kulaginda Ipoduyla boyle Jay-Z ya da en azindan Ceza falan dinliycek bi tipi var cocugun. Halka inmis muhabbetli Posh Spice moduma gecip cocukla sohbete girisiyorum hemen. Adi Mazlum’mus. “On senedir turizm sektorundeyim abla” diyo, “Ha bu kollar ha tas bak dokun istersen.” Ahmet Kaya dinliyomus.
Saatleri takdir ettigimi anlayan resepsiyonist kiz da en pahali 2 odadan birini secmemiz gerektiginde israr ediyo. Ben hemen oltaya gelip somineli, Turk hamamli ve daha pahali odayi seciyorum. Napicaksam Turk hamamini. 1 gece kalip gidicez anasini satiym. Sanki kese aticaz birbirimize. Ama kendimi zoraki romans havasina kaptirmisim bi kere duramiyorum. “Cok guzel bi secim yaptiniz daha gecen hafta bi cift balayini gecirdi bu odada” dio kiz icimi okumus ve bizden de benzer bi performans bekledigini belirten manidar bi gulusle. Herhalde benim arkadasla kocasi geldi die geciriorm icimden.
Turk hamami bi katastrof cikio elbette. Hamam muslugundan akan ciliz suyla dus yapmak imkansiz ve su yeterince akmadigi icin bi turlu isinmayan hamamimizin buz
gibi nemli mermer yerlerine basmaktan midem agriyo. Akli basinda bi insan oldugu icin normal banyolu odayi isteyen ama benim vidividimi cekmemek icin sesini cikarmayan ulubey sabunlu gozlerini araliyip bana manidar bakislar atiyo. Ben masum Baby Spice ayaklarina yatiyorum. Aksam odaya donup ustunde mumlar yanan romantik somine atesini gorunce de yaaaa ben sana demistim bakisi atiyorum hemen. Gerci bi kac saat sonra ates sonup de kaloriferlerin asla yanmayacagi anlasilinca sominenin romantik bi atraksiyon olarak diil gayet isinma amacli odada bulundugunu anlayip kos kos dolapdaki katurkutur yiyim butik otelini battaniyelere sariliyoruz. Tum bunlar ve biz kirita kirita saraplarimizi icerken acik bufede yemek kalmamasi, ustune mutfakta cay da kalmamasi, deluks odamizin guya yan motelden gelen tuvalet kokusuyla isgal olmasi gibi ayrintilara ve benim bitmek bilmeyen itirazlarima ulubey hep bi bu paraya bu servis napican sekerim mantigiyla yaklasio. Ta ki check-out aninda faturayi gorup Agva’da bi geceye New York Gansevoort Hotel parasi odedigimizin farkina varincaya kadar. Eh, saatlerin sirri da aydinlasmis oluyo boylece elbet.
Romans bizim neyimize homur homur bi koseye oturuyoruz. Tam modernlikten eser kalmamis bi cay icelim bari bastirsin pasam vari dogal habitatimiza donmusken masalarin birinden hicbiseyden sikayeti yokmus gibi duran gayet tatminkar, neseli ve kalabalik bi aile kalkiyo. Yaslica, Amerikan standartlarina gore tombis, Turk standartlarina gore baya sisman babalarini sirayla opmeden once bizim yan masaya kondurup bavullari toplamaya odalarina cikiolar. O sirada bizim masaya 2 yerine 1 cay geliyo –neden olmasin- ve ulubey cayi bana uzatip aldirma gozunu seviym gibisinden sigarami yakio. Tombis amca bize dogru donuyo ve “Iste sevgi bu efendim” diyo. Tam “Sevgi diil o, gazimi alio bey amca” diycem tum Scary Spice gucumle ama amca 5 dakka once “gunaydin efendim” dierek optugu zarif karisini “ben sizi opmus muydum efendim?” diyip bi daha operek lafi agzima tikiyo. Sonra geri bize donuyo. Konyali lokantalarinin sahibiymis. Ve daha once gercek bi romantik gormedigimizi anlamanin bilgeligiyle tane tane “Bugune kadar gunes hic ustume dogmadi efendim. Her sabah gun dogmadan kalkar namazimi kilarim. Sukurler olsun karimi da bir gun olsun uzmedim” diyiveriyo.
