blog

1001 yalancinin teki mi?

Posted in baska yerde yazmisim, blog, medya on October 2nd, 2006 by Loony Bin – Be the first to comment

cevabimiz elbette hayir da…bir iki duruma aciklik getiriym istedim..loony bin’in mutevazi mailbox’u sitemkar mesajlarla dolmus zira..

1) Sabah’daki haber icin “nasi herkes apolitik-eglencelik yazio dersin?? oha. cus. yaziklar olsun” tadinda emailler gelmis. ucuz bi laflarimi carpitmislar geyiine girmicem elbet. kucucuk yerde benim her bi kelime sacmaligimi yazamicaklarina ve findik rekoltesi ustune beyanat vermediimize gore haberde de bi paraphrase olayina gidilmis. cok normal bence. ama alinan gonullere su serpmek icin tam olarak ne demis oldugumu yaziym bari. 1 kelime onemli olabilir bazen dikkatli gozlere: soyle demistim:
“…Turkiye’de blogging henuz cok yeni. Amerika basta olmak uzere dunyada en cok okunan bloggerlar politik bloglar. Geleneksel medyanin yer vermedigi gelismelere, siyasi elestiriye sayfalarinda yer veren, “vatandas gazeteciligi” denilen kavrami gelistiren, bir kuruma akredite olmamalarina ragmen canla baska internet gazeteciligi yapan bir kesim var. Irak’taki, Lubnan’daki ‘gercek” gelismeleri bloggerlar takip ediyor. Turkiye’de bu henuz cok az ya da hic yok. Kendim de dahil olmak uzere daha apolitik, eglenceye yonelik yaziyoruz. Ancak blogging gelismeye cok acik bir platform. Yelpazenin gun gectikce genisleyecegini, Turkiye’den de cok iyi yazarlar cikacagini dusunuyorum. “
Olmustur umarim.

2) Ben Turkiye’de tatildeyken “Biz de Bodrumda’yiz bulusalim miii??” diyen super insanlar olmus. Ben de demisim ki “aaa tuh kacirmisim mesajlarinizi zira Amerika’ya donene kadar bakmadim emaillerime.” Bu cevabim da bi “nasi bakmazsin yalanci pislik bloga ‘Bodrum’dayim’ die yazi yazmissin iste” tadinda karsilanmis. Valla da billa da 2 gozum onume aksin da, 2 dakka bilgisayari actim, resimleri yuklemek icin..bloga da bi kuccuk yazdim sonra da kapadim gitti makineyi…daha fazlasini kaldirmadi bunyem. Ben yalanci diilim ya, hakkaten diilim..

enivey..bu vesileyle de, umarim ilk ve son “duzeltir..ozur dileriz” postumu yazmis oliym…
ve rutin hopciki moduma geri doniym..
chuck aradi bugun…”o gun biraz sert ciktim kusura bakma.bob gelirse tanistircam seni, resim de cekicem” dedi..cok utangacmis kuzu, o yuzden sevmiomus oole zoraki seyleri..yoksa asabi falan diilmis hic..”Peki tesekkur ederim” dedim ben de. “tamam ya uzatma anladik. iyi ki bisi yapicaksin bu ne afra bu ne tafra” demedim. bi kisiyi daha alindiramicam zira..haftalik kotam dolmus:) hop.

bazen

Posted in blog on November 22nd, 2005 by Loony Bin – Be the first to comment

bazen sol kosedeki loo’lara bakiyorum…canim istediginde bakiym die koydum zaten zira sanirim bi istisna haric hepsini okumayi seviyorm, o birini de koymus bulunmusum ve simdi cikarmaya icim elvermiyo ve elbet useniyorum…boyle hatalari yaptigim sik oluyor…sonra bazen okumayi sevdigim birinin okumayi sevdigi birine bakiyorum ve benim okumayi sevdigim biri bu kadar sapsal biseyi okumayi nasi sever diye sasiriyorum ve uzun sure hicbisey okumuyorum…
tum bu dolanmalar esnasinda nufusun genelinin ne kadar genc olduguna dair bi his edinip sirf ben mi katanayim diyorm ve bazen bazilarinin yanaklarini sikmak geliyo icimden bazen de bi ust generasyon taramasina girmek istiyorum ve her ikisine de useniyorum…bazen de su komunite seysine giriym diorm sanirim uye bile olmustum ama sifremi hatirlamiyorum ve vakit bulamiyorum ve vakit buldugumda da yine useniyorum…
uzun lafin kisasi Turk blog camiasiyla iliskim usenme bazli bir Mehteran ritmi tutturmus gidiyor ve elimden bisey gelmiyor…eee yanicilere teklifim hani diyorm deseniz ki bak bin su cok guzel, bu cok akilli bu da cok komik, az ye de usak tut demeseniz, olur mu bak ne guzel olurrrrr…

spirituel rasta ve santana

Posted in blog, hopciki, pasli, santana on October 28th, 2005 by Loony Bin – Be the first to comment

ha onu diodum…sanatsal bi takim devinimlerin izdusumu olarak loony bin designlarini bi sureligine siteden cikarmak zorunda kaldim. yakinda yenileri gelcek ama daha bi guzel olcak hersey.
(bu arada loony bin’in butun designlarini pasli yapio bilmem solemeye gerek var mi?)
devinme esnasinda gozum televizyona takildi da, sinead o’connor yeni album cikarmis. rasta dio. bi nevi spirituel reggea imis. . tanriyi din disi alanlarda arama gibisinden bisiler anlatiodu, tam inancaktim bi baktim kadin hatirhutur ayak parmaklarini karistirdigi elini agzina sokup tirnaklarini yiyo…e orasi mi simdi din disi alan? ayip bisi..
sonra da seyi gordum, carlos santana kadin ayakkabisi yapiomus. line’in adi santana. soyutlama sifir, ayakkabilar da kusmuk gibi. bi de utanmadan 95 dolar.
her 2 sanatcimiza da cart kabakaat demek istiorm musadenizle.
hatta diim: cart kabakaat.

Vatandas Gazeteciligi

Posted in Turkiye, baska yerde yazmisim, blog, entel dantel, medya, vatandas gazeteciligi on August 17th, 2005 by Loony Bin – Be the first to comment

Loony bin’i yazmaya başladığımda böyle bi niyetim yoktu. Zira günlük hayatda kalay kalay kazanlaşan kafamın Pazar gezmesi olucaktı bu sayfa. Ama bugün biraz zihin cimnastiği yapmaya karar verdim. Zira Clark Kent’ler aranıyor çağrısına muştuladığım « acaba Türkiye’de bloggerlik vatandaş gazeteciliği mertebesine ulaşır mı ? » sorusunu tartışmak lazım demiş Ali Işingör. Tartışalım efem.Bilenler bilmeyenlere anlatsın, « blogger » kavramı esas patlamasını 9/11dan sonra, bu trajediyi yaşayan sıradan insanların resmi ve alışılageldik iletişim kanallarından gelen « haber »lerle yetinmeyip sazı ellerine almasıyla yaşadı. New Yorker’lardan gelen fotoğrafların ve « iyiyim annecim » mesajlarının ötesinde Afgan kökenli yazar Tamim Ansary’nın yakın çevresine yazdığı ve özetle batı dünyasını Müslümanlara karşı oluşacak büyük bir toplumsal tepkiye ve güvenlik uğruna temel özgürlüklerden ödün veren politikalara karşı uyardığı e-mail, bir kaç gün içinde web’den büyük medyaya taşındı. Ansary’yi dinleyen oldu mu ayrı konu, ama kökenini halktan alan, « daha » demokratik bir haber alma-verme süreci de böylece başlamış oldu. Irak savaşı, tsunami ve ABD başkanlık seçimleri blogger’in kaygan zeminini sağlamlaştırmaya yaradı.
Bi nevi kahraman bakkal süpermarkete karşı hikayesi yani..
Bugün batı dünyası, medyanın (ve dolaysıyla hayatın gündeminin) gıcırtılı demir kapılarını tutan editörleri, yazı işleri müdürlerini, sermaye kumandanlarını itiverip birbirlerine ve dolayısıyla “halka” ulaşan vatandaş gazetecilerin varlığını inkar etmeyi çoktan bırakti. Bugün bu saatte araştırmak, yorumlamak ve anlatmak isteyenler kocaman matbaalara gerek kalmadan gazetecilik yapabiliyorlar. Tek ihtiyaçları bir internet bağlantısı ve bir bilgisayar. Haber tüketiminden üretimine transfer olan heveskarların beyin/eğitim ve objektivite sahibi olup olmadıkları ise tamamen ayrı bir konu ve ayrıca tarstışılmaya muhtaç.
Ancak Glenn Reynolds, Jay Rosen ve Micah Sifry gibi isimler web gazeteciliğinin nasıl yapılması gerektiğini yüzümüze serin sular gibi çarpmaya devam ediyor. Ki Micah’nin öğrencisi olmuş olmaktan gurur duyuyorum, ayrı konu, ayrı post.
Türk blogosphere’inin ıncığını cıncığını bildiğimi iddia etmeyeceğim. Ancak kendim de dahil olmak üzere daha ziyade “bugün otobüste başıma ne geldi inanmazsın gül gül oldük” sularında gezildiğine dair bir (fikrim değil), izlenimim var. Kendisi öğrenmeye açık bi izlenim, belirteyim.
Demokratikleşme sürecinde emekleyen güzide memleketim medyasının sağduyulu ‘vatandaş gazetecilere” duyduğu ihtiyaç sıkılmayı bekleyen ergenlik sivilcesi kıvamında nicedir. Ancak bunun elbette son derece soylu ancak yetersiz “kan aranıyor” anonslarıyla gerçekleşemeyeceği de açık.
Medyayı elitist bir kuyucuktan akademisyenlerin, aktivistlerin, vatandaşların ve söyleyecek sözü olan her bireyin katıldığı açık bir diyalog platformuna çevirmek MUMKUN. Bunu yapacak bloggerlar da, MEVCUT.
Ne ki yazılacak daha çok şey olmasına rağmen, ukalalığın da bir sınırı var. Bin burda sussun. Bakalım başka kimler neler diycek, ya da demiycek. Aranan kanın bu sefer de bulunması dileğiyle efem, esenlikler diliyorum.

clark kent'ler araniyor

Posted in Turkiye, blog, medya on August 15th, 2005 by Loony Bin – Be the first to comment

her koyun kendi bacagindan asilir, belli bisi.
ama es kaza B RH+ bi koyunsaniz bu yaziyi okumanizi istiyorum.
isin ucunda bi gunluk clark kent olmak da var hem.
bi nevi tayt kicima girdi napicam tehlikesi olmadan hayat kurtarmaca.
kacmaaaazzz.