teoride aysun kayaci pratikte coney island
Posted in boyle de bisi oldu, coney island, new york, ulubey on September 5th, 2009 by Loony Bin – Be the first to commentYaz boyunca evin salonu belek otel havuzbasi, mutfak kaleici kebapci ocakbasi Antalyasal derecelerde seyrettiginden yatak odasinda ve mahallemizin bilumum kafelerinde hapis yasadik. Ev oyle sicakti ki mesela eski filmlerdeki gibi acilen dogum yapan biri olsa ve ebe otoriter bi ses tonuyla “cabuk su kaynatin temiz havlu getirin!!!” diye emretse valla kaynatamam ablacim cok sicak oluyo bayiliyoruz diye cemkiricek halde ve biz kendimiz kaynama noktasindayiz be umrumdu senin bebeeeen gicikliklarindaydim. Ha BI DE bu new york’un yine iyi halleri…bu kadar igrenc iklimli bi cografyanin (yazlar nemli ve kabus kislar dotumuz donuyo ve ruzgarli) dunyanin merkezi haline gelmis olmasi da beni ayrica lady gagalandiriyor sevgili tatilden yeni donmus yanik tenli bihterciklerim…
Hava boylemesine sicakkene ulubeye cok defalar yavrucum nolur bi deniz kenarina gidelim bak ada burasi ada 4 yanimiz su (bir adanin kac yani olabilir sayin cosinus: geometrim de cografyam kadar iyidir) yalvararak nafilelendim. Ulubey havuzbasi sevmez beach’e alerjik falan derken butun sosyetik -hadi sosyetigi gec medeni -hadi medeniyi gec burjuva secenekleri reddetti tabii Mr. o bir kovboy o bir halk cocugu. Sonra gunlerden bir gun Coney Island’a gidelim bak hani Annie Hall’da var boardwalk falan romantik olur dedim o da aaaa olur diyiverdi biz kalktik sabah koru atladik trene koyulduk yola. 
Simdi new york yabancilari icin soyle ozetleyebilirim durumu: coney island manhattan’dan bir saat uzaklikta, brooklyn’in guneyinde atlantik okyanusuna bakan bir plaj kasabasi. Bi dolu filme, kitaba, muzige konu olmus, boardwalk’i, mermaid parade’i ve bugun tarihi eser kabul edilen cogu da kapanmis lunaparklariyla meshur…mesela annie hall’da woody’nin babasi carpisan arabalarda calisir hani, Darren Aronofsky civarlidir: Pi, turk genc kizlarinin gozdesi Requiem for a Dream falan oralarda gecer, Sopranos’un bi dolu bolumu keza…Lou Reed, Tom Waits, David Bowie, franz ferdinand, death cab for cutie sarkilarinda adi gecer…
(kopek gibi linkledim tiklamazsaniz darilirim sarkilari dinleyerek okuyun yaziyi bakiym)
Amma velakin bu cool referanslara ragmen coney island son derece de turistik ve vicikvicik ve halk plaji bi yerdir. -Mis yani. Ne bilym ben. populer kulture guvendim guvenmez olaydim, ben bilirim buralari havamdan kimseye de sormadim, kimseden oyk igrenc diye de duymadim bugune kadar, ulubeyden ok almanin suursuzluguyla bi googlelamayi bile aman vazgecer mazgecer riskinde gorup ciktim yola… halbuki simdi simdi anliyorum ki kimseden coney island igrenctir gitmeyin diye bisi duymamis olmamim sebebi bugune kadar, bunun bi nevi sinifsal bi bilgi olusuymus…simdi mesela gulhane parkinda cok epheral ya da cute bi moda cekimi gorup begenebilirsiniz ya da yeri gelir ben bir ceviz agaaaciyimmm diye cildirabilirsiniz ama kalkip gulhaneye gitmezsiniz, arkadaslariniza da abi gulhaneye gitme sakin cok feci demezsiniz cunku buna gerek duymazsiniz sosyallesme dagarciginizda oyle bir ihtimal yoktur cunku. (buraya kadar okuyup burda aaa sinifci pislik soku geciren okuyucudan ozur dilerim evet haklisiniz aysun kayaci bi post oldu napalim begenmeyen kafkasina almasin)
Tahminim serin bir sonbahar ogleden sonrasi coney island’a park edilse cok kisa film cektik arkadaslarla olmus mu bi gun de gecirebilir bazi model insan…oyle de bi eskimis pop sarkisi havasi alinabilir, bi atkinin icinde kalmis ipeksi saclar ruzgari esebilir, odagi bozuk resimler cekilinip devianart sarmallarina sarinilabilir…
Ne ki bana dar geliyor gobeim firtliyor boyle kiliklardan..ben istedim ki bir okyanus, bir kum bir de ulubey…icabinda bi sosisli bi kitap bir gun olsun…ama olmadi…giderek kalabaliklasan metronun nufusu, tren koridorunu kaplayan devasa buz kutulari, yol boyunca yenen yumurtali sandviclerin kokusu ve amerikanin bir numarali sorunsali tavan yapan teenager desibelinden ipuclarini aldiysak da BU KADDAR olacagini tahmin etmedik. Sonucta koca okyanus dedik anasini satiym. Ama 2 saatlik yolun sonunda 15 dakika dayanabildik ve ayagimizi suya bile degdirmeden Sasal (poland spring olsun hadi) sise sulariyla kafamizi islatip gerisin geri trene attik kendimizi…bu onbes dakkanin onunu da kenardan satin aldigimiz zittirimoktan semsiyeyi kuma sabitlemek icin harcadik ustelik…
Manzara suydu cunku: kumun ustunde cadir kurmus 20ser kisilik aileler, ev yapimi naylon kabanalar, pilli teyplerden gozeneklerimize tecavuz eden ucuz latino muzikler, cayircayir cocuklar, alisan haltetmis kum ustu mangal dumanlari, camur kaplanmis duslar, milim yer olmayan bir sozumona okyanus ve santim golge olmayan bir plaj…ortam o kadar absurd ve sicak basa gecmis bir haldeydi ki mesela boardwalkin kosesinde minnak bi cimlik alanda adamin teki devasa bi piton yilanini boynuna sarmis guya show yapiyo ama onu bile izleyen yok….kendi kendine adam yilanla hahahahhaha
Ayhh enivey plaj bizim neyimize, okyanus bizim neyimize, haftasonu kacamagi bizim neyimize tabii de…. İyi de oldu aslinda. Feci simarmis ben her milimini bilirim bu sehrin pehhhh havalarimi, ayhhh sikildim bu sehirden nankorluklerimi gordu matmazel new york, bana bi al sana kapagi yapti. Bu kadar orta mali bi bilgiye bile erisememissin madem sittin senedir, coney island’a gidilmiyceini bile bilmiyosun madem…al bakiym sana mustahak yapti. Yani max cohenlerim marion silverlarim iki bolum arasi on santim boy atan bulent ziyagillerim New yorkla boy olcusulmeyecegini yineyeniyeniden anlayarak giriyoruz fall sezonuna. Ayagimizi denk alarak, geceleri calisirken denk alinmis ayaciklarimizin usumesinin kiymetini bilerek, battaniyenin altina sokularak. Hadi bakalim hepiniz hosgeldiniz loonybin fall sezonu acilmistir kirmizi kurdelelerle FELAM.









