Irlandali Umit Besen Konseri
Posted in boyle de bisi oldu, damien rice, muzik, new york on August 1st, 2006 by Loony Bin – Be the first to comment
Ben Damien Rice konserine gittim. Kendisine hayranim. Aslinda konser Fiona Apple konseriydi. Damien aparatif kadrosundan orda bulunuyodu ama ben Fiona Apple’a hayran diilim. Yani kendisinin kim oldugunu biliyorum, sevdigim sarkilari var ama aman yarabbim Fiona gibi bi durumum yok. Fazlaca “urban” geliyo bana bu kadin. Bunda hic bi yanlislik yok elbet, hatta belki de konseptin akinci kuvvetlerindendir kendisi ama hayatimi kusatan populer kultur surlarinda yeterince mevcut bu tarz kadinlar/muzikler/filmler onlar sunlar bunlar..O yuzden belki fazla geliyo, biraz passé geliyo (ben Fransizca biliyorum) bi nevi Woody Allen’in nevrotikliginin tadinin kacmasi gibi bisey..
Oysa Damien’cigim oyle mi? Ne urban’i yahu? O, bir Irlandali Umit Besen benim gozumde..Nikah Masasi’nin moderen versiyonu “Cheers Darling”, Closer’i dunyanin en guzel filmi yapan “Blower’s Daughter” veya “Volcano”yla insanda “vaaay sillikkk bu yavruya reva mi lan yaptigin??” hissiyati uyandiran…Sonra ‘Woman Like a Man”le bi anda adami asabi Madonna diskurlarina tasiyan…Yavru kopek gozlu minicik ici dolu tursucuk halleriyle korumaci anac icgudulerinizi harekete geciren…Sonra Renee Zelweger’i goturdugu haberleriyle bi anda yere bakan yurek yak
an mertebesine ulasan bi Umit Besen iste. Kendisine hayranim. Demis miydim?
Enivey. Bu hissiyatlarla gittigimiz konser bi nevi hayalkirikligina donustu maalesef. Hava deli yagmurlu ve ruzgarliydi. Konserin okyanusun kicinin dibinde, Jones Beach Theatre’de olmasi bu duruma mum dikti. Yerimiz “noose bleeding section” denilen ennn tepelerdeydi ve kotu hava yuzunden buyuk ekranlari da acmadilar. VIP section’inin disinda icki de satilmiyomus. Boylece hem donduk, hem ruzgardan pek bisi duyamadik, hem “I can’t take my eyes of youuuuuuuu ulaaaan” die bagirirken biralarimizi serefe yapamadigimiz icin moralimiz bozuldu, hem de zaten ne bahsi gecen sarkiyi ne de obur bi surusunu soylemedi Damien, bi de ustelik bi b*k goremedik. Ayrica Fiona kaltagi kendine bi dolu suslu puslu tuller isik oyunlari bisiler yapmis, Damien’a bi nebze koklatmamis. Cocukcagiz arka planda Fiona’nin ustu ortulu kuyruklu pianosunun onunde kuccuk klavyesiyle sarkilarini soyledi gitti.
Olsun, yine de guzeldi elbet. Konserden once kumlarda martilar eve donus yollarini sasirsin diye orta ve isaret parmagimla sahte kus ayak izleri biraktim ve okyanusa nazir hot-doglari luplettim. Yaptigim her aktiviteyi bi alisveris firsatina donusturmeye and ictiim icin de kendime sahane bi ‘volcanoes melt me down” tisortu aldim..Ustunde hem Damien hem melek sesli Lisa Hanning cizimleri var..Sonra konser sirasinda safi Damien’li tshirtler “gay” olur die bunu tercih eden Amsterdamli arkadaslarimizla kaynastik ve bugune kadar tanistigimiz tum Amsterdamlilarin ne de cok birbirine benzedigini konusarak stereotype’in dibine vurduk..
Eve donus cok zahmetli ve uzundu ve Fiona’nin uvey babasiyla ilgili tatavalarini dinlemekten icimiz bayildi ama Damien’a sevgimiz de pek bi katlandi dogrusu.. Burdan kendisine Nina Simone’un sozleriyle seslenmek istiyorum: be my husband….pleaseee…
