gicik

Gicik

Posted in boyle de bisi oldu, gicik, new york on May 30th, 2006 by Loony Bin – Be the first to comment
Persembe aksami festivaldaki son gecemi de bitirmis ve kendim de bitmis bi sekilde cikip sokaklara vurdum kendimi. Aslinda ayakkabilar ayagima vuruyo, zaten sabah cam girmis ayagima, ayakkabinin kenari bile kan olmus canim acio, karnim ac, elimde her zamanki bavul cantam, icinde satilan kitaplarin bi suru paralari…kisaca herhangi bi yere gitmem mumkun diil halindeydim. Gicigim. “Ay bi partinin harika oldugunu insanlarin gitmek istememesinden anlarsiniz hohoho” diyip israrla yerlerinden kalkmayan kadinlari falan boguverip kendimi yataga atmak istiyodum, o kadar. Zaten bu dev cantamla bi bar ortamina girince sevimsiz bi durum oluyo. Ya birilerine carpip kafa goz yariorm, ya kendimi piste atip birilerini basina nobetci dikiorm ya da gicik gicik “ama ben oraya gelemem cantam var burdaaa” falan diorm boole her acidan iyrenc bi insan oluyorm yani..Ayrica kucuk gece cantalari, kucuk etekleri ve kucuk beyinleriyle etrafta salinan kizlarin yaninda da boole katana bi goruntu ciziorm hic hos olmuyo.
Enivey. Her kosulda disari cikmaya tesne bi insan oldugum icin tum bu negatif signlari gozardi ettim ve biricik A.cigim “bak seni sahane bi yere goturcem yeni acildi” diince fazla uzatmadim artik. “Tamam ulan” dedim ve kendimi karsidaki duane reade’e attim direk. Once A.’nin hela terligi dedigi bi cift kirmizi plastik parmak arasi kaptim kendime aciyan ayaklarim icin, sonra birbirine bagli terliklerimle ilerlemeye calisarak bi kutu cips ve bi tane de sandvic kaptim acikan midem icin ve yurumeye basladik.
Clubun onune bi geldik boole 200 metre falan sira var, “ben hayatta beklemem” falan diorm, karnim tok, gicikligim baki. Ama A. populer bi insan olduu icin ‘dur giricez simdi” diyo ve hasirt die siranin onune geciorz. O sirada A.nin diger populer arkadaslari kapidan cikiyo ve “aaaaa nbrrr honeyyyy” falan die havadan opucukler yapiolar birbirlerine. Ben de bu sirada A’nin sipidik terlikli ve Pringles yiyen varos arkadasi kadrosundan tanistiriliyorm ekuriye. Kizlardan biri ‘biz bilmenreye gidicez yukarsi bitik darling siz de gelin” flan tadinda bisiler soluyo biz girerken o cikiyor olmanin verdigi havayla, ben kiza gicik oluyorm A. anlio, kizi puskurtuo ve iceri giriyoruz. Icerde bi sira daha var. Ve kocaman bi yazi: parmak arasi terlik, kot, kil, tuy, yunle yukari cikamazsiniz..diye. lanet ederek suslu ayakkabilarimi geri giyiyorm ve bi asama daha yukseliorz. Asansorle binanin terasina cikioruz. Burda bi sira daha var. Yukarda gayet kral masasi olan ve tuvalet arasi vermis insanlari bile almiolar. Neyse ki bi sekilde zurnanin son deliginden de geciorz veeee hedefe kitleniorz.
Burasi 5th avenue’nun ortasinda bir binanin yuzbilmemkacinci katinda devasa bir teras. Etrafta minderler, palmiyeler, ve elinizi uzatinca empire States ve Crysler building var. Bi anda butun gicikligimi, acimi falan unutuorm. Kendimizi manzaraya, sohbete ve ickiyle sigara icebilmenin mutluluguna verip keyifleniorz. Bikac saat sonra disari ciktigimda son derece sarhos ve bu sebepten diil ayaklarimin acisini, biri kafami kesse onu bile hissetmicek haldeyim. Gicikligim da gecti saniyorum ve gecenin basinda ektigim diger biricik arkadaslarimin yanina Brooklyn’e gitmeye karar veriyorum. B’yi ariyorm ben gelicem ama nasi donucemm diorm. O da bende kalirsin hadi gel hemen falan dio. Ben A’ya soylediimi sanarken cocugun suratina sizin yataginiz cok rahatsiz kalmam falan diorm. Klasik.
Yarim saat sonra Iona ‘dayim. Once C’ye bin kere falan “kiz arkadasin nerde?” diorm. Nedense kizin gelmesini istiyorm cok, napcaksam. Sonra kiz gelio ve “meraba bin hani parkta tanismistik ben Alexis” dio. “Yooo, tanimiorm ben seni” diorm 2 saattir gelsin die beklediim kiza. Sonra bi anda anliorm ama kiz bi kere korkmus oluyo benden. Sonra Arjantinli insanlari Louis Alberto, Mariana ve Eduardo konulu pembe dizi muhabbetimle esir aliyorm ve bembe’ye sambaya gidiorz. Aslinda cok ayip kacio hele entel dantel ortamlarda boyle stereotypler yapmak..simdi kiz da bana “yaa evet Midnight Express” dese iyi mi olur ama canim istiyo ve boylece o ekibi de korkutup kaciriyorm. Sonra elimde son sag kalan ve tipatip Kevin Smith’e benzeyen Amerikali insana da zorla garsonluk yaptigini itiraf ettirip arkadaslarinin yaninda mahcup ediorm. “Allah allah utancak ne var ya ayrica ben hep ordan siparis veriyorm” falan diorm, busboyluk yaptigim gunleri falan anlatiorm ibret olsun die ama cocuk inanmio ve boylece onu da korkutmus oluyorm. Sonra C. “senin cantan nie bu kadar buyuk bin” dio ve zavalli cocuga da “sana ne yaaa sana neee” falan diorm. O da “boyle soylemen gerekmezdi” falan dio. Hahahhahha. Artik onune gecilemez bi durumdayim. Giciklarin bi kralicesi varsa o benim iste.
Gecenin sonunda sakinlesmis ve falafelleri gotururken bu Kevin Smith bu kiz seytan falan dio benim icin. artik gitme vaktinin geldigini anlayip Turkiye’den ziyarete gelmis zirt pirt deklansore basan fotografci kizla bi taksi ceviriorm. Ayagima da geri hela terliklerimi giyiyorm. Sonra tam ay herkes benden nefret etti die dusunurken obur B. “ay bincim iste cok eglendim sarhos olunca cok eglenceli oluosun sen” falan gib bisiler soluyo obur insanlar da mucux mucux laylayy falan yapiolar. Cok zaiyat vermemis olmanin verdigi ic rahatligiyla 8 saat once olmam gereken yere, yatagima ulasiyorum. Bi daha da ayaklarim acirken ve bu kadar giciklasmisken disari cikmamaya yemin ediyorum. Ay amma yazdim. Hop.