hindistan

hint popu & jello (arsivlerden havalanan)

Posted in boyle de bisi oldu, hindistan, hint popu, new york on June 4th, 2009 by Loony Bin – Be the first to comment

bugun bi yandan yeni facebook grubu serefine bisiler yazmak istedim loonybine , bi yandan da 5 yasindaki ulubeyin kuzenleri dil disarda kopekcilik oynarken “ben hasta & yasli bi kopekmisim” diyip yemek masasinin altina kivrilivermesi misali leş-spor usendim…arsivlerden havalanan yapiym dedim madem. teeeee 2005den hem de. en hevesli halimle sag kanattan kaleye akarken…
buyrunuz:

Hindistan’a dair herşey pek bi moda. Kolyesi küpesi yazılımcısı artisti eti sütü kenarı köşesi. Ortada mistik bi durum kalmadı. Felsefesi desen çoktan Deepak Chopra’ya indirgenmiş, hamamböcekli bi diner’in vişneli jölesi gibi bıngıldamakta. Ki yanlış anlaşılmasın beyimizin meditasyon tekniklerinden tutun da en minnak vecizelerine kadar başucu kitaplığı yapmışlığım da mevcuttur. Ancak ne zaman ki üstat’a Will & Grace’de kahkaha efektli bi referans verildi, popüler kültürün gayya kuyularında boğuluyomuşum ip uzatanım yokmuş diyerek kendimi çekiverdim. Uzunca bi müddet yogayla da uğraştık, ders sonu « ay inanır mısın hiç sigara içesim yok. Papatya çayına ne dersin »ler de yaptık, kafidir.

Ne ki bi takım insanlar ve durumlar IQ dehlizlerini geçerek insanın olmıycak bi yerine işleyiveriyor, o minvalden tüm bu cheesy hallere halen bi yerlerimden bağlıyımdır, kim ne derse desin. Pozitif enerji meselesi, kikiko.
Enivey. Bollywood (ve SlumDog) ve Hint MTVsi geyiklerini geçersem, Hint krallığımdan elimde kala kala kaşçım kaldı, ki kast sisteminin en alt halkası oluyo kendileri. Ama o ne güzel halkadır, cıncık gibi yapıyo adamın kaslarını, bi de cakma steril mangolu jeli var ki, canını seven kaçsın. Yalnız her genç kızın yakınen bildiği üzre kuaför/manikurcu/kaşçı ekibiyle iyi geçinmek sunnettir. Bu yüzden çalan acaaa, acaaaa yadı yadı yaaaa müziklerine tahammül etmek ne kelime, bi de iltifat ediyorum :
« Bu çalan ne ? »‘beğendin mi » diyo kız hevesle, « beğenmek mi bayıldım, nedir sahi ? » diyorum. Kız bi sevin bi sevin, meğer nişanlısıymıs. Hintce sözlü hafif müzik parça-sı, bi nevi ay parçası.
Bi çırpıda nişanlının Cvsi öğreniliyo, çocuk Kanada’da yaşayan pek ünlü bi şahısmış ve Panjabi MC’nın (aka PMC) çocukluk arkadaşıymış, hatta bak bu şarkıda düet yapıolarmıs. Mesur bi hint popu sanatçısının 2. caddenin köşesinde vıjıvıjı kaş alımıyla iştigal eden bi kızla aşk yaşama olasılığı nasırlı bünyemi sarsmadan aceleyle mekanı terkediyorum ve sınıfsal farklılıkların aşkta yeri olmadığını kendi kendime tekrar ederek sonsuz neşeleniyorum (bi nevi mantra)
Bir iki hafta sonra tekrar kaşçıya gitmek icap ediyo . Backgroundda bizim acaaa acaaaa’dan eser yok ve kaşçı kız pek bi süt dökmüş kedi. « eee, nişanlın nasıl ? » diyorum, aşka inancımı perçinlemeyi umarak.« ayrıldık » diyo kız “evliymiş, üstelik 2 de çocuğu varmış..” Bi nevi Serdar Ortaç-MOS pedikürcüsü romansı. “Erkek di mi hepsi aynı, sen enerjini bozma kardeş” minvalli teselliler vererek eve dönüyorum ve yeni mantramı beynime kazıyorum : bütün insanlar eşittir, Hintliler biraz daha az.

hint popu ve jello

Posted in boyle de bir insan var, boyle de bisi oldu, hindistan, new york on July 28th, 2005 by Loony Bin – Be the first to comment

Hindistan’a dair herşey pek bi moda. Kolyesi küpesi yazılımcısı artisti eti sütü kenarı köşesi. Ortada mistik bi durum kalmadı. Felsefesi desen çoktan Deepak Chopra’ya indirgenmiş, hamamböcekli bi diner’in vişneli jölesi gibi bıngıldamakta. Ki yanlış anlaşılmasın beyimizin meditasyon tekniklerinden tutun da en minnak vecizelerine kadar başucu kitaplığı yapmışlığım da mevcuttur. Ancak ne zaman ki üstat’a Will & Grace’de kahkaha efektli bi referans verildi, popüler kültürün gayya kuyularında boğuluyomuşum ip uzatanım yokmuş diyerek kendimi çekiverdim. Uzunca bi müddet yogayla da uğraştık, ders sonu « ay inanır mısın hiç sigara içesim yok. Papatya çayına ne dersin »ler de yaptık, kafidir.
Ne ki bi takım insanlar ve durumlar IQ dehlizlerini geçerek insanın olmıycak bi yerine işleyiveriyor, o minvalden tüm bu cheesy hallere halen bi yerlerimden bağlıyımdır, kim ne derse desin. Pozitif enerji meselesi, kikiko.
Enivey. Bollywood ve Hint MTVsi geyiklerini geçersem, Hint krallığımdan elimde kala kala kaşçım kaldı, ki kast sisteminin en alt halkası oluyo kendileri. Ama o ne güzel halkadır, cıncık gibi yapıyo adamın kaslarını, bi de steril ayağına suratınıza sürdüğü mangolu jeli var ki, canını seven kaçsın. Yalnız her genç kızın yakınen bildiği üzre kuaför/manikurcu/kaşçı ekibiyle iyi geçinmek farzdır. Bu yüzden çalan acaaa, acaaaa yadı yadı yaaaa müziklerine tahammül etmek ne kelime, bi de iltifat ediyorum :
« Bu çalan ne ? »‘beğendin mi » diyo kız hevesle, « beğenmek mi bayıldım, nedir sahi ? » diyorum. Kız bi sevin bi sevin, meğer nişanlısıymıs. Hintce sözlü hafif müzik parça-sı, bi nevi ay parçası.
Bi çırpıda nişanlının Cvsi öğreniliyo, çocuk Kanada’da yaşayan pek ünlü bi şahısmış ve Panjabi MC’nın (aka PMC) çocukluk arkadaşıymış, hatta bak bu şarkıda düet yapıolarmıs. Mesur bi hint popu sanatçısının 2. caddenin köşesinde vıjıvıjı kaş alımıyla iştigal eden bi kızla aşk yaşama olasılığı nasırlı bünyemi sarsmadan aceleyle mekanı terkediyorum ve sınıfsal farklılıkların aşkta yeri olmadığını kendi kendime tekrar ederek sonsuz neşeleniyorum (bi nevi mantra)
Bir iki hafta sonra tekrar kaşçıya gitmek icap ediyo (hayır efendim kıllı değil bakımlı bi insanım). Backgroundda bizim acaaa acaaaa’dan eser yok ve kaşçı kız pek bi süt dökmüş kedi. « eee, nişanlın nasıl ? » diyorum, aşka inancımı perçinlemeyi umarak.« ayrıldık » diyo kız “evliymiş, üstelik 2 de çocuğu varmış..” Bi nevi Serdar Ortaç-MOS pedikürcüsü romansı. “Erkek di mi hepsi aynı, sen enerjini bozma kardeş” minvalli teselliler vererek eve dönüyorum ve yeni mantramı beynime kazıyorum : bütün insanlar eşittir, Hintliler biraz daha az.