<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Loony Bin&#039;s Blog &#187; Kibariye</title>
	<atom:link href="http://www.loonybinsblog.com/category/kibariye/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.loonybinsblog.com</link>
	<description>Çok da FiFi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 27 May 2011 06:06:54 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.1</generator>
		<item>
		<title>Müzik de Bi Sanattır İcabında &amp; Grammyler</title>
		<link>http://www.loonybinsblog.com/2011/02/muzik-de-bi-sanattir-icabinda-grammyler/</link>
		<comments>http://www.loonybinsblog.com/2011/02/muzik-de-bi-sanattir-icabinda-grammyler/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 14 Feb 2011 10:11:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Loony Bin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kibariye]]></category>
		<category><![CDATA[TV]]></category>
		<category><![CDATA[bob dylan]]></category>
		<category><![CDATA[boyle de bisi oldu]]></category>
		<category><![CDATA[fashion]]></category>
		<category><![CDATA[grammy]]></category>
		<category><![CDATA[hi-hi evet]]></category>
		<category><![CDATA[mesurlar]]></category>
		<category><![CDATA[muzik]]></category>
		<category><![CDATA[new yorker]]></category>
		<category><![CDATA[ulubey]]></category>
		<category><![CDATA[yacik]]></category>
		<category><![CDATA[arcade fire]]></category>
		<category><![CDATA[aretha franklin]]></category>
		<category><![CDATA[christina aguilera]]></category>
		<category><![CDATA[eminem]]></category>
		<category><![CDATA[florence and the machine]]></category>
		<category><![CDATA[glee]]></category>
		<category><![CDATA[grammys]]></category>
		<category><![CDATA[jennifer hudson]]></category>
		<category><![CDATA[justin]]></category>
		<category><![CDATA[justin bieber]]></category>
		<category><![CDATA[kings of leon]]></category>
		<category><![CDATA[loonybin]]></category>
		<category><![CDATA[rihanna]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.loonybinsblog.com/?p=410</guid>
		<description><![CDATA[Müzikten çok anlamıyorum sanırım. Bir kaç istisna dışında Grammyler benim için duş yaparken radyodan duyup şampuanı mikrofonmuş gibi tutarken “the lala-laa-this-laalaa-loveee yeee” falan diye sözlerini uydurduğum şarkıların toplaşıp söylendiği bi müsamere gibi bişi. Kırmızı halıda da çok iyi değilim. Mesela Oskarlar’da bana “Şu kim?” diye sorsanız 20 metre uzaktan ensesindeki benden aile ağacını çiziveririm de [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Müzikten çok anlamıyorum sanırım. Bir kaç istisna dışında Grammyler benim için duş yaparken radyodan duyup şampuanı mikrofonmuş gibi tutarken “the lala-laa-this-laalaa-loveee yeee” falan diye sözlerini uydurduğum şarkıların toplaşıp söylendiği bi müsamere gibi bişi. Kırmızı halıda da çok iyi değilim. Mesela Oskarlar’da bana “Şu kim?” diye sorsanız 20 metre uzaktan ensesindeki benden aile ağacını çiziveririm de Grammyler’de bi tıkanıyorum. Hele bu Türk halk müziği sanatçılarının hiçbirini tanımıyorum. Ulubey “O kız güzelmiş kim o?” diyo mesela, herhangi bi film töreninde “Ayyy o mu? O var ya <strong>geçen sene herpes oldu, bacağında da kıl dönmesi varmış yaramaz boşver</strong>” diye cemkirebilecekken “Haa, bilmem ki kimmiş?” diyorum. Ee sen öyle melül melül bakarsan adam da ilk boş vaktinde “bla bla naked pics” diye goooglelar tabii ne sandın. You snooze you loose tatlım.  Bu seneki Grammyler de iyice bi karışıktı tam ambele oldum.  Abi biri bana Justın Bieber’la Bob Dylan’ın; John Mayer’la Eminem’in; Miley Cyrus’la Mick Jagger’in nasıl aynı ortamda olduğunu anlatabilir mi si bemol aşkına? Ödüllere de hiç kafam basmadı . Şimdi mesela Arcade Fire en iyi alternatif albümü alamayıp nasıl en iyi albüm ödülünü alıyo anlamadım. Amaan neyse alsınlar yacık, çok seviyorum Arcade Fire’i. <strong>Sirkten kaçmış Paul sokağı çocukları </strong>gibi geliyo bana onlar, böyle kimse bakmıyoken kir pas çamur içinde fil yavrularının üstünde parklarda kırlarda şarkılar söylüyolarmış zannedip seviniyorum. </p>
<p>Enivey. <strong>Gecenin diğer kepazeliklerine ve zinga zinga zingarellalarına gelin bakalım</strong> Bob Dylan şarkı söylerken “Alt yazısı yok mu bunun ne diyo müzik mi ki şimdi bu?” suratiyla sahneye bakakalan şaşkoloz JLolarım:</p>
<p><strong>Ormandaki bütün ağaçları ben yedim, üstüne bi de nehir içtim:</strong> Törenin başındaki günümüz divaları Aretha Franklin tribute’u, <a href="http://www.myspace.com/florenceandthemachine">Florence Welch</a>kınalı kuzusu dışında çok gerzoydu. Önce güya bi geçmişten günümüze Aretha barkovizyonu yaptılar. Ama kadın her sene 45 kilo aldığı için bu daha ziyade bi “Aretha Franklin nasıl obez oldu vah vaaah” power point’i oldu çok ayıp kaçtı. Sonra Jennifer Hudson “Zayıfım ben di mi, siz de görüyosunuz di mi, gerçek di mi bu?” ifadesiyle ördek ördek etrafa baktı, <strong>Amerikanya’nın Ebru Gündeş’i Christina Aguilera</strong> 2 gün önce ince kıyım doğradığı <a href="http:/http://birdirbir.org/1/category/arzuhal//">İstikbal Marşı’nın (naber Bir +Bir?)</a> utancını silicem gayretiyle ses tellerini yırttı da yırttı; en son da Aretha çıktı bir iki cümle edip gitti. Bence “Sizi var ya mendil diye iki mememin arasından çıkarır terimi silerim kemikli pirzolalar” demek istedi. Hi-hi evet bence kesin öyle.</p>
<p><a href="http://www.loonybinsblog.com/wp-content/uploads/2011/02/grammykolaj-1.jpg"><img src="http://www.loonybinsblog.com/wp-content/uploads/2011/02/grammykolaj-1.jpg" alt="" title="grammykolaj-1" width="480" height="480" class="aligncenter size-full wp-image-411" /></a> </p>
<p><strong>TEN Çamaşır A.Ş. iftiharla sunar:</strong> Lady Gaga kırmızı halıya <strong>Alien’daki sümüksü canavarın gözü yaşlı dul karısı </strong>kıyafetiyle gelmişti, görmüşsünüzdür. Benim şahsen kendim midem kalktı. Sonra şarkı söylerken bu yumurtanın içinden çıkıverdi aaa bi baktım Do Re Mi çamaşır mağazasında indirim sepetinin dibinde kalmış ten rengi bi don bi yamuk yumuk sutyen giymiş başladı “bornnn this wayyy” diye. Şarkı da resmen Madonna’nın Express Yourself’inden çalıntı. Leng anan baban Upper West Side sosyetesi, seneliği yüz bin dolareslik okullara okumuşsun sonra gel “ama ama ben çok ezildimmmm” ayakları. “Bırak allaasen palavracı karbon” diyesim geldi de demedim çünkü belli ki günümüz çocukları cidden çok kötü durumda ve bu <strong>pasaport müdürlüğü koridorunda bayat cips satan makina kılıklı</strong> kadının bir iki ümit verici sözüne bile muhtaçlar. İyi madem napalım. </p>
<p><strong>Biz küçükken kafamızı çarptık anlayış gösterin:</strong> Kings of Leon’la Miley Cyrus bişi sunmaya beraber çıkınca bende şalterler attı Kiboşum. Tamam itiraf ediyorum bir iki kere “Use Somebody” dinleyip buzlu rakı yuvarlamışlığım vardır ama adamlar resmengo kafayı yemiş. Bu hırtolar bi kere basçılarının kafasına güvercin sıçtı diye konserlerini yarıda kesmişti ordan anlamamız lazımdı zaten ya enivey. Şimdi bu Yüksek Sadakat’ın Amerika şubesi Glee’ye (bana bana Bihter’ine stayla) şarkılarını vermedi çok bebe bi dizi diye. Bi kere de Ugly Betty’e vermemişlerdi zaten. Sonra Glee’nin yaratıcısı Ryan Murphy bunlara “Fuck you” dedi. Tamam azıcık ayıp, ama bu testesteronlu baltalar bi coş sen, yok efendim Ryan Murphy gitsin sutyen takip manikür yaptırsınmış, kendine terapist bulsaymış <strong>bi anda fışkırdı içlerinden homofobik konfetiler.</strong> İşin komiği şarkılarını Gossip Girl’in bi bölümüne seve bayıla vermişlerdi. Şimdi de çık Miley Cyrus’la ödül sun. Ha yani hominiyatak seksi kız teenager olunca eyvallah, gay çocukların olduğu dizi olunca bize göre diiill. Yok yeee! Güvercini bırak, rahmetli ananecimin dediği gibi “Köpek sıçsın kafanıza” canım.</p>
<p><strong>Kimi Başka Gerzeklikler:</strong> Hmmm&#8230;Bi dolu vardı ya dur hatırlıyım. Meselaa, Rihanna’nın Eminemli “I love the way it hurts” şarkısı. Salak mısın sen a benim yavrucum, a güzel kızım? Daha yeni ağzın burnun dağıldı, dayağı yedin o embesil Chris Brown bebesinden sen ne diye çıkıp vur parçala tırmala erkeğim benim şarkısı söylüyosun ki? Bi de bunun “şiddetimiz çok seksi di mi hünkarım?” duvarlara yumruklu falan <strong>Kıraç’dan liseden bir kız sevdim slow şarkı</strong> klibi var. İyhh, allam yalebbim. Sonracııma, siz görmediniz tabii- tam Eminem’in ödülünden önce Scientology reklamı çıktı abi. Ben önce klima reklamı sandım hahahahha şok şok şok <strong>organize din artık televizyona reklam veriyo ya kafalara gel</strong>. Bu hafta <a href="httphttp://latimesblogs.latimes.com/movies/2011/02/paul-haggis-scientology-hubbard-new-yorker-wright-miscavige.html://">New Yorker’da Scientology’dan canını seven kaçsın yapan yönetmen Paul Haggis’le ilgili 26 sayfalık bi dosya var da</a>, heralde ödleri şeylerine karıştı reklamlık olmuşlar. Artık dergilerde “İslama gel ey kafir” diye reklamlar okursak şaşırmıycam. Ay bi de sonra Eminem ödül alırken bi baktım boynunda Scientology kolyesi, iyice kıllandım. Leng şike mi var noluyo diyerekten. Öbür şike komplo teorim de en iyi çıkış yapan sanatçı ödülüne. Bu ödülü alan <a href="http://www.esperanzaspalding.com/p://">Esparanza Spalding </a>denen kız Obama’nın favorisi. Adam buna Nobel ödüllerinde falan konser verdirtti o derece. Yani şimdi yanında <strong>bi kirvesi Kemal Özkan amcası eksik sünnet çocuğu kılıklı Justin Bieber</strong> alsın demiyorum, ama Florence &#038; the Machine alabilirdi mesela. Ben bu kızın şarkısını duşta bile duymadım yeminle. Bi de kırmızı halıda çok ünlü olmayan şarkıcılar resim çekilirken publicistlerin üstünde isimleri yazan levha tutmasına çok acıdım. Gerçekten de çok ünlü olmayan bi ünlü olmak çok acıklı olmalı. En son gerzeklik de bence Rihanna’yla kankası Kathy Perry’nin feci detone olmalarıydı. Rezil oldular ya rüsva. Hahahaha onlara da kallavi bi yacık.</p>
<p><strong>Do a dear a female dear: </strong>Güzel şeyler de olmadı diil. Onları yemeğin en güzel lokması gibi sona saklamayı seviyorum biliyosunuz. Meselaaa, Bob Dylan <strong>kağıt helva arası mükemmelik dondurması </strong>gibiydi. Hele onla söyleyen gruplardan bi tanesini çok seviyorum. Bu ilk çıkanlar hani, <a href="http://www.youtube.com/watch?v=Xd8tOAJMA8Q&#038;feature=channel://">Mumford &#038; Sons</a> adları. Best new artist’e de adaylardı. Shakespeare’li edebiyatlı falan şarkıları var çok tatlı, sahnede hop hop diye enstrümanlarını değiştiriyolar baya kuzular. Sonra Mick Jagger da bombasyondu. Gerçi Keith Richards son kitabında “<strong>Mick’in pipisi çok küçüktü</strong>, Marianne Faithfull da dayanamadı terketti” dedi, sonra Faithfull da “He ya valla öyle olduydu” diye onayladı ya, ben harbiden mi lan diye ipucu aramaktan pek şarkıyı dinleyemedim. Bi de bu adam çok zayıf leng, onun kotunun bi bacağına benim başparmağım girmez yeminle, o bakımdan yani bilemedim.  Olamaz mı, olabilir. En son akıllı bıdıklık da <a href="http://www.ceelogreen.com/">Cee Lo Green</a>’in kuklalı, tavuskuşu drag queen olmuş aman da aman şarkısıydı. Tabii <strong>ortopedik yastık kılıklı Gywenth Paltrow</strong> törenin en şeker en tatlı şovunun içine etmeseydi çıkmayan sesi ve dans edemeyen Ajda Pekkan halleriyle. Bu kız şey gibi ya, arabanın sileceklerinin suyu donar ya kış günü, hah işte o donmuş lanet olasıca su gibi. Gıcc-cık. </p>
<p>Ayh yoruldum, işte beleyken bele do re mi fa sollerim. Son olarak <strong>Kanye West’siz Grammy de yoğurtsuz mantıya benziyomuş </strong>çok da sıkıcıydı der, yumşak yanaklarınızdan mucuksokalipso diye öperim.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.loonybinsblog.com/2011/02/muzik-de-bi-sanattir-icabinda-grammyler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>9</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>sinanna, ayak suyu ve kibosh</title>
		<link>http://www.loonybinsblog.com/2010/03/sinanna-ayak-suyu-ve-kibosh/</link>
		<comments>http://www.loonybinsblog.com/2010/03/sinanna-ayak-suyu-ve-kibosh/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 22 Mar 2010 08:55:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Loony Bin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kibariye]]></category>
		<category><![CDATA[Turkiye]]></category>
		<category><![CDATA[boyle de bir insan var]]></category>
		<category><![CDATA[hi-hi evet]]></category>
		<category><![CDATA[ayak suyu]]></category>
		<category><![CDATA[sinan ozen]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.loonybinsblog.com/?p=293</guid>
		<description><![CDATA[Bu hafta 3 epik roportaj beni benden aldi. En son okul kafeteryasinda sushiyi yogurda banan bayanfuzyonu izlerken bu kadar sasirmis, katele sawyer kafes stayl opusurken bu kadar heyecanlanmis ve siniminisin ring’i izledikten iki saniye sonra telefonumu caldirdiginda bu kadar yerimden hoplamistim. Hey gidi seyyal taner heyyy&#8230; İlk roportajimiz gune okumadan basla(ya)madigim muptelesayim hulennn turk magazinin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bu hafta 3 epik roportaj beni benden aldi. En son okul kafeteryasinda sushiyi yogurda banan bayanfuzyonu  izlerken bu kadar sasirmis, katele sawyer kafes stayl opusurken bu kadar heyecanlanmis ve siniminisin ring’i izledikten iki saniye sonra telefonumu caldirdiginda bu kadar yerimden hoplamistim.  Hey gidi seyyal taner heyyy&#8230;</p>
<p>İlk roportajimiz gune okumadan basla(ya)madigim muptelesayim hulennn turk magazinin amiral filikasi Kebelek’deki <a href="http://arama.hurriyet.com.tr/arsivnews.aspx?id=14134995">Sinan Ozen roportaji</a>. Bu roportajdan ogrendigimiz kadariyla <del datetime="2010-03-22T12:24:39+00:00">becerebilsem</del> İstesem 10 parçanın 10’unu da kendim yazarım ama yapmiyorum (cunku her bir paRRcasi anzer bali degerindeymis—eee kolay damitilmiyo zahir) Sinan Ozen&#8217;in annecigi kahvalti ederlerken televizyonda gordugu Rihanna icin: “Ne güzel kız, küçücük burnu, güzel bir ağzı var”  diyerek Rihanna’yla (ya da bi mudaviliyle) evlenmesini istemis. Simdi bu roportajdan sunlari anliyoruz: 1) sinan ozen annesiyle yasiyo (ev erkegi) 2) sinan ozen kavaltida mtv, vh1, dream tv vari muzik kanallarini dinliyo (modernizm erkegi) ve 3) sinan ozen luzumsuz kendine guvenini agamsin pasamsin stayl anneciginden aliyo (ray romano erkegi)&#8230;Rihosun mustakbel kayinvalidesi gelininin hangi halini gordu de ogulcuguna begendi bilemiyoruz tabii ama ben birkac olasi kareyi sizler icin sectim. Asklarini bir duetle taclandirmalarini umdugumuz (tarkana he diyen sinana haydi haydi) sinanna&#8217;ya omur boyu mutlululuklar diliyoruz. Lenngg rihanna yine iyisin yaralarini bi turk erkegi saricak hemi de uduyla LC Waikiki gardrobuyla valla heyya heyya heyamola derler adama.<br />
<div id="attachment_292" class="wp-caption aligncenter" style="width: 490px"><a href="http://www.loonybinsblog.com/wp-content/uploads/2010/03/sinanozenrihannakolaj-1.jpg"><img src="http://www.loonybinsblog.com/wp-content/uploads/2010/03/sinanozenrihannakolaj-1.jpg" alt="" title="sinanozenrihannakolaj-1" width="480" height="480" class="size-full wp-image-292" /></a><p class="wp-caption-text">heryer tertemiz oldu kocacim</p></div></p>
<p>Sarkici Haticeyle yapilan 2. roportajimizi  tvitirda <a href="http://tipoftheday.tumblr.com/">modestane</a>&#8216;den ogrendim. Bu vesileyle sacit aslan datkomu da favoriteslarima almis oldum ki tam agzima layik bi site oh la la champs elysee. En adi banal haberleri takir takir agiz sulandirici spotlarla taca atip sonra da kose yazilarinda mafyoza ahlak dersleri veren bi stayllari var zira ve “demet akalini zaman icinde elestiriye bogarim”, “hakikat degismez, degisene hakikat denmez”  gibi cakma kurtlar vadisi ozlu sozlerle yaptiklari kenar susleri de tadindan yenmiyo. </p>
<p>Enivey&#8230;  &#8220;Çocuklar beni dışarıda gördüğünde <del datetime="2010-03-19T06:46:24+00:00">hic fifilemiyolar</del> barbie bebeklerin canlı halini görmüş gibi oluyolar&#8221; diyen sarkici Hatice <a href="http://www.sacitaslan.com/magazin-sarkici-hatice-aski-cok-derin-yasiyor_21685.html">bu roportajda</a> erkeği için her şeyi yapacagini, ayaklarını yıkayip suyunu da içecegini beyan etmis. Eyvalllaaah. Yalniz yillar icinde yerlisi yabancisi macunlusu krokanlisi ayird etmeyip ruh hastalari gibi mecnunu oldugum magazin haberleri okuma tecrubemle sabit diyebilirim ki bu beyanda bir kod, bir alt metin, bir mesacccc gizli, hi-hi evet gizli dediysek gizlidir. Biz buna mesleki tabirle musteri kizistirma diyoruz. Burada sair ayak, yikama ve suyu kelimeleriyle mecaz yapiyor zannimca. Ona yikama demiyoruz, oburune su demiyoruz, son olarak o fiil de icmek diil yutmak olucak sevgili edebiyat severler.  Aaaaaaaa, cikcikcik, buuuuuuuuuu, bloga findik fistik atmayalim lutfen ayip oluyo. Ayrica Hatice bir onceki sevgilisinden de timsahi kendisini isirdigi icin ayrilmak zorunda kalmis. Simdi kimse bana timsahin bir sahanda egretileme, bir rafadan metafor ornegi olmadigini iddia etmesin lutfen. İclal aydin olsun, ceyhun yilmaz ossunnn, ibrahim sadri olsun kac tane siir kitabi okuduk heralde. Bak kirilirim.</p>
<p> Son roportajimiz da yine Hurriyetten <a href="http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=14161520&#038;yazarid=12&#038;tarih=2010-03-20">Kibariye roportaji</a>. <img alt="" src="http://www.internethaber.com/images/gallery/5684/1.jpg" class="alignright" width="470" height="347" />Allaaamyelebbim kiboshu o kadar seviyorum o kadar seviyorum ki bole sirtina yastiklar koyasim, tasan rujunu tukuruklediim bas parmagimla duzeltesim, tatli yanaklarini sikasim opesim geliyo. Bi insan bu kadar kuzu kadayif, bu kadar ella fitzgerald halt etmis, bu kadar gel bu gece bizde kal sana ask hayatimi anlatasim var be kiboshhh olabilir mi, bence olamaz. Bi kere Kibariye tek tabanca senelerce kadin programlarina cikip “anacim regl oldum”, “anacim regl olamadim”, “anacim doktorcum dedi ki” “bacim tup bebek”  diyeee diyee, Turk kadinlarina jinekologa gitmenin gerekliligini ve cocuk sahibi olamamanin utanilacak birsey olmadigini ogretmis bir kadindir. Sirf bu sebeple bile olsa vatan borcunu ziyadesiyle odemistir bence. Ha simdi de haberlerden ve bu roportajdan anladigimiz kadariyla da bu yeni roman acilimini destekliyormus. Bunun icin de yemedigi papara kalmamis. Zaten roportajin kendisi cok enerjik cok seker kadinnnlarla susledigi “siz roman acilimindan ne anladiniz?” sorusuyla kibariyenin olayi tamamen YANLIS anladigi mesajini gazgazliyo yeterince. Sonra gorduum <a href="http://haber.gazetevatan.com/haberdetay.asp?tarih=21.03.2010&#038;Newsid=295083&#038;Categoryid=4&#038;wid=1">baska kose yazilari</a> da kibariye’yi “bahriye tokmak’in kizi” diye asagilayip (irkciliga irkcilikla karsilik vermek diilse ne bu pardon) sen kimm kanaat onderligi kim cekiyo en afillisinden. Tamam eyvallah, hukumetin acilim die agzimiza caldigi bi parmak bal (bi nevi sinan ozen parcasi) taksitle toplu konut evlerinden ileri gitmeyen ici bosaltilmis bi tirt. Daha once kentsel donusum adi altinda Sulukule’deki evleri yikilan, komşularından, arkadaşlarından, kültürlerinden, evlerinden ve mahallerinden kopartilip Tasoluk’a surulen; ayrimcilik ve irkciliga maruz kaldiklari icin Selendi’yi terk edip prefabrike evlere yerlesmek zorunda kalan Romanlar yeni TOKI acilimi icin ne der sormak, sorabilmek lazim. Belki kibos da bunlari bilse, ogrense fikrini degistirir. Ama degistirmek zorunda da degildir. Turkiyedeki tek roman sanatci Kibariye de degil. Keske baskasi da ciksa baska baska konussa ya da konusanlarin sesini duysak da olay da bu sevgiliiii roman vatandaslarim miting havasindan ciksa. Mesela Gullu’ye fikrini soran oldu mu ne diyo acaba bu konuda harbi acayip merak ediyorum.</p>
<p>Enivey. Beni inimden cikarmayin anacim. <a href="http://bianet.org/bianet/siyaset/115273-sulukule-de-kentsel-donusume-yakalanan-hayatlar">Suralarda</a> <a href="http://sulukulegunlugu.blogspot.com/">konu aciklanmis </a> gidin okuyun. Ne guzel sacit aslan diyoduk konu nereye geldi. Hayir bi gonul rahatligiyla haftanin magazin turu à la loonybin stayl yapamadik yanar yanar ona yanarim.<br />
mucuksokalipso</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.loonybinsblog.com/2010/03/sinanna-ayak-suyu-ve-kibosh/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>10</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Camille Claudel ve Paranoya</title>
		<link>http://www.loonybinsblog.com/2009/06/camille-claudel-ve-paranoya/</link>
		<comments>http://www.loonybinsblog.com/2009/06/camille-claudel-ve-paranoya/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 27 Jun 2009 07:12:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Loony Bin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kibariye]]></category>
		<category><![CDATA[blog]]></category>
		<category><![CDATA[boyle de bisi oldu]]></category>
		<category><![CDATA[camille claudel]]></category>
		<category><![CDATA[new york]]></category>
		<category><![CDATA[nils ve ucan kaz]]></category>
		<category><![CDATA[paranoya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://loonybinsblog.wordpress.com/2009/06/27/camille-claudel-ve-paranoya</guid>
		<description><![CDATA[Modern hayata dair gozlemlerim bitmek bilmiyor . Bu hafta da cok a la New York aktivitelerde bulunurken (ornegin yagmurlu bir ogleden sonra New Museum’a gidip kendimi enstalllllllasyonlarda kaybederken, henuz hipster bile olmamis cok gizli lokantalarda Japon tapas yerken, Angelika’nin geceyarisi gosterimlerde baban da mi bagimsizdi ulen filmleri izlerken, sabah gunes dogarken manitayla pisikletlerimize atlayip Union [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Modern hayata dair gozlemlerim bitmek bilmiyor . Bu hafta da cok a la New York aktivitelerde bulunurken (ornegin yagmurlu bir ogleden sonra New Museum’a gidip kendimi enstalllllllasyonlarda kaybederken, henuz hipster bile olmamis cok gizli lokantalarda Japon tapas yerken, Angelika’nin geceyarisi gosterimlerde baban da mi bagimsizdi ulen filmleri izlerken, sabah gunes dogarken manitayla pisikletlerimize atlayip Union Square farmers market’dan organik zerzavat alir ve birbirimizin capaksiz gozlerinin icine bakarken, bir Pazartesi gecesi daha Eldridge’e hic sira beklemeden girerken, off off Broadway sovlarda yakinda cekecegim sarkastik kisa filmime oyuncu ararken) aklima cok oh mon dieu fikirler geldi. Bu fikirler aklima kesinlikle gece saat 2de Canim Ailem’in sezon finalini izleyip hicir hicir aglayip lan ne guzel sarkiymis neymis bu deyip Youtube’dan Kibariye’nin anlamazsin sarkisini 32 kere ustuste dinlerken ve hormonlu kiraz yerken gelmedi. <br />Soyle ki:<br /><a href="https://secure.bluehost.com/~loonybin/wp-content/uploads/2010/01/loonybincity.jpg"><img src="https://secure.bluehost.com/~loonybin/wp-content/uploads/2010/01/loonybincity.jpg?w=276" border="0" /></a><br />- Starving artist (acim ulannn modeli san-atci) diye birsey kalmadi bilmem farkinda misiniz. Herkes baba parasiyla ressam oldu. (Sen degil hayatim, sen baskasin bambaska) ressam olamayan da kurator oldu. Onu da olamayan new media san-atcisi oldu. Parayla parasizmis gibi yapmak moda (Gumussuyu pasajindan alinmis gibi duran tshirte 300 dolar bayilmak, milyon dolar kira verip evi copev modeli dosemek), cidden parasiz olmak not cool oldu. Camille Claudel mezarinda donmekten bitap dustu harab oldu. </p>
<p>- Date edilecek adam/kadin kalmadi. Bunu zaten senelerdir bekar arkadaslarimin tak etti canima hulenn serzenislerinden biliyodum ama gecen gun aldigim bi email ile durumun vahematini iyice kavradim. Bu arkadasim baska bi arkadasina sevgili ariyomus. Kisi genc guzel, kariyer sahibi ve supermis, gerekirse resim de yollayabilirmis, acaba elimde uygun bir aday var miymis. Abi bi arkadasina hic tanimadigi bir insanin hic tanimadigi ve tanimadigin bir arkadasini ayarlamaya calismak (bu arada ayri sehirlerde ikamet ediyoruz) nasil bir zurnanin dirt dedigi yerdir? İsin absurd tarafi ben eskaza bu ayarlamayi yapsam, bunlar 2 ay sonra da evlenirler. Hayir ben ne anlarim benim model zaten fabrika cikisi hatali da -herkesin her saniye ay adammm yok kizz yokkk diye sikayet etmesi sonra da yil basina 32 tane dugune gitmemiz beni taskinliklara surukluyor sevgili Nils ve ucan kazlarim. Bu duruma kapanin elinde kalma sendromu desek olur herhalde. hayir sendrom zaten yabanci kelime kapanin elinde kalmayi da Pinar Aylin cevirsin Oxford duzeyi Ingilizcesiyle al sana 2010 eurovizyon besincisi mis gibi sarki.  </p>
<p>- Alacak tek bir kilo ve yapacak tek bir paranoya kalmadi. “Ufff acayip siskoyum” dedikce “yavru gibisin” diyen ulubey, “hic bile cok tatlisin&#8221; diyen annem (tatli bizim ailede siskonun kod ismi oluyo gibi de bi paranoyam var cunku) ve olaya “atmaaaaaaaaaaa” diye apayri bi boyut getiren paslinin gazlariyla edindigim sahte kendine guveni gecen gun okuldaki guvenlik gorevlisinin “how’s the baby ?” demesiyle yitirdim ve aninda abi adam beni hamile sandi yaaalanarak teselli tutmaz bi krize girdim. Eve donerken metroda lan acaba harbiden hamile gibi mi gorunuyorum diye paranoyanin dibine vurup karnimi tutarak insanlarin bana yer verip vermeyecegini kontrol etmeye basladim. Ama New York’da alti aylik hamile olsan kimse diil yerini gunahini vermeyecegi icin bu testimden pek sonuc alamadim. Bir iki gun sonra ayni guvenlik gorevlisinin “how’r you baby?” demesiyle biraz rahatladim ama yaptigim olum rejimi sonuc mu verdi yoksa adam ilk sefer de how’r you baby demisti de ben mi yarasi olan gocunurlanmistim karar da veremedim. </p>
<p>- Blog yazmayan kalmadi. Gecen gun ulubeyin nolur degistir sunlari duz beyaz bisi sur bak ben vericem manikur parani diye yalvararak yanlis taktikle kume dustugu ve benim oldur allah vazgecmedigim cart kirmizi yenik ojeli parmaciklarimla bi saydim ki, bugune bugun  8 adet blogun hayata gecmesine on ayak olmusum. Bugun bunlardan kimisi hayatta kimisi can cekisiyo gerci ama len acaba bi Mujdat Gezen blog merkezi mi acsam naapsam diye de dusunmedim diil. </p>
<p>- Ve son olarak sevgili esmeraylar&#8230;Michael Jackson kalmadi</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.loonybinsblog.com/2009/06/camille-claudel-ve-paranoya/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

