<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Loony Bin&#039;s Blog &#187; ricky gervais</title>
	<atom:link href="http://www.loonybinsblog.com/category/ricky-gervais/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.loonybinsblog.com</link>
	<description>Çok da FiFi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 27 May 2011 06:06:54 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.1</generator>
		<item>
		<title>Biri Çabuk Soyunsun ve Oscarlar</title>
		<link>http://www.loonybinsblog.com/2011/02/biri-cabuk-soyunsun-ve-oscarlar/</link>
		<comments>http://www.loonybinsblog.com/2011/02/biri-cabuk-soyunsun-ve-oscarlar/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 28 Feb 2011 10:38:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Loony Bin</dc:creator>
				<category><![CDATA[TV]]></category>
		<category><![CDATA[fashion]]></category>
		<category><![CDATA[film]]></category>
		<category><![CDATA[mesurlar]]></category>
		<category><![CDATA[oscar]]></category>
		<category><![CDATA[ricky gervais]]></category>
		<category><![CDATA[robert de niro]]></category>
		<category><![CDATA[anne hathaway]]></category>
		<category><![CDATA[james franco]]></category>
		<category><![CDATA[oscar 2011]]></category>
		<category><![CDATA[oscars]]></category>
		<category><![CDATA[oskar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.loonybinsblog.com/?p=425</guid>
		<description><![CDATA[Ricky Gervais ateistim diye bizi kekledi bence. Adam Tellibaba’ya adak mı adamış nedir, bu kadar ayh imdaat, bu kadar al canımı yarabbim bi Oscar daha izlememiştik. Ben mesela en son dişçide kanal tedavisi sırası beklerken bu kadar sıkılmıştım, ki onda bile en azından acıyı dindirsin diye uyuşturuyolar adamı. En heyecanlı kısmı 132 yasındaki Kirk Douglas’ın [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ricky Gervais ateistim diye bizi kekledi bence. Adam Tellibaba’ya adak mı adamış nedir, bu kadar ayh imdaat, bu kadar al canımı yarabbim bi Oscar daha izlememiştik. Ben mesela en son dişçide kanal tedavisi sırası beklerken bu kadar sıkılmıştım, ki onda bile en azından acıyı dindirsin diye uyuşturuyolar adamı. En heyecanlı kısmı 132 yasındaki Kirk Douglas’ın sahnede can vermemesi olan bi törenden bahsediyoruz nihayetinde.</p>
<p>Bunca senedir ilk kez &#8220;leng acaba yazı bile yazmasam mı?&#8221; diye düşündüğüm, üstelik ateşler içinde aksırıp tıksırarak izlediim Oskarların en uzat şu oksijen maskesini allah rızası için anlarına gelin beraber bakalım suratı ütüsüz çarşafa dönmüş Annette Beningciklerim:</p>
<p><strong>Anne’den 18 cevapsız çağrı var:</strong> Hayatımda Anne Hathaway kadar bayık bi insan daha görmedim. O içinde plastik erimiş microwave fırın ağzı; o yayık ayranı gülüşü; o iki dakikada bir “Jamessss” demeleri;  o 52 saat prova edilmiş güya gülmemi tutamadım halleri; o Telemundo’da Çarkıfelek hostesi kılıklı kıro elbiseleri saçı başı; o “size öyle hayranım ki çişimi altıma kaçırdım” yalakalıkları..Ayhhh&#8230;Anne Hathaway sevgilim olsa her arayışında mesaja düşürür, arkadaşım olsa öbür kızlarla çatırçatır dedikodusunu yapar; aynı sınıfta olsak eteğinin arkasına daksille “beyinsiz” yazar; beden dersinde ters takla atamayınca “salakkk, salakkk” diye gülerdim. Ha James Franco farklı mıydı? Yoo&#8230;Hem sergi açarım, hem kitap yazarım, hem doktora yapar hem soap opera’da oynar hem Oscarları sunarım..Ha afferim, biz de hem kakamızı yapıp, hem dergi okuyup, hem müzik dinleyip hem de ‘annee tuvalet kağıdı bitmiş” diye bağırabiliyoruz ama kimsenin gözüne sokmuyoruz di mi? </p>
<p><a href="http://www.loonybinsblog.com/wp-content/uploads/2011/02/oscarkolaj-1.jpg"><img src="http://www.loonybinsblog.com/wp-content/uploads/2011/02/oscarkolaj-1.jpg" alt="" title="oscarkolaj-1" width="480" height="480" class="aligncenter size-full wp-image-426" /></a></p>
<p><strong>Kirk Douglas Ölmedi Yüreğimde Yaşıyo:</strong> Kirk Douglas’ı yoğun bakımdan çıkarmışlar sahneye  itivermişler. Tamam Allah uzun ömür versin de, burası da Oscarlar yani Beverly Hills Huzurevi yaşlılar haftası  müsameresi diil ki&#8230;Bi de suratı ne kadar acıklıydı, artık kırışıklık üstü botox mu tutmamış, kuliste Scarlett Johansson’ın memelerini görüp yüz felci mi geçirmiş anlamadık&#8230;O hızla da herhalde En İyi film Oskarı açıklanırken varmıştır kulise. Ama bence Akademi bunu bilerek &#038; kıllığına yaptı. Şimdi en iyi yardımcı kadın oyuncu ödülünü alan Melissa Leo gitti kendi parasıyla “noolur ama noolur beni seçin” temalı reklamlar çektirip bunları bütün dergilerde yayınlattı ve Hollywood’un yaşlı kadınları fifisine sallamadığını, o yüzden kendi işini kendi görmek zorunda kaldığını anlattı ya sokakta her gördüğünü esir alıp&#8230;İşte son bi kaç haftanın dedikoduları Akademi’nin bu işe çok gıcık olduğu ve sırf bu yüzden Oscar’ı Melissa’ya vermeyecekleri yönündeydi. Sanırım Oscar’ı alacağı belli olunca da kadından öclerini ödülü dünyanın en yaşlı insanına verdirerek aldılar. Böyle saça böyle tarak napceksin&#8230;</p>
<p><strong>Bi kerecik soyunsan ölür müsün?: </strong> Tören o kadar sıkıcıydı ki geceyi kurtarabilecek tek şey birinin soyunması, elbisesinin yırtılıp Spanx’inin görünmesi falandı, o da olmadı. Hayatımda ilk defa “leng Robert Downey Junior’ın da gideri varmış” diye düşündüm diyim anlayın. Ama iki saat beklediğim Javier Bardem de sahneye Gar Lokantası’nin şef garsonu kılığında çıkınca bende şalterler attı, o gazla James Franco’ya “acayip sıkıcı, allah aşkına gömleğini çıkar” diye tweet attım ama seninki oralı olmadı. Bi daha gecenin köründe “Bu gece drag yapıcam sana gelip kıyafet aliym mi Bin noolur” diye başkasını ararsın artık Franco Bey, hıh!</p>
<p><strong>Geceden çıkardığım dersler: </strong></p>
<p>-Ne varsa yine eskilerde var annem. Bundan sonra Angelina Jolie’ye laf edersem pipim düşsün! Meğer Angiecim, kocasıgil Brad, hasmı Jennifer, George Clooney, Robert de Niro, hele hele en önde oturup ağzında sakızı “oo piti pitiii” diye akşama misafir edeceği starlet’i seçen Jack Nicholson olmayınca ne kaknem oluyomuş Oscarlar..Abi onur ödülü alan Jean Luc Godard’ı geç, geçen sene en iyi yardımcı kadın Oscar’ını alan Monique bile gelmemişti, kadın bacağındaki kılları almaya üşenmiş sen hesap et Oscarların düzeyini. </p>
<p>-Gece boyunca hiç de ünlü olmayan ve son derece çirkin adamlar sahneye çıkıp “Biricik karıma teşekkürler” dedikçe anladım ki bu koca seçme olayında standartları değiştirmek lazım. Bundan sonraki hedef parasız pulsuz ilk filmini çekmeye çalışan yağlı saçlı karnı aç gençler; hala anne-babasının bodrum katında yaşayıp “belgeselim için araştırma yapıyorum” diyen inekler, ve “film okuluna geldim kalıcak yerim yok” diye ağlayan şaşkın ana kuzuları..Ha veya ünlü bi aktrisle kanka olunucak. Evde beton gibi manitası Ryan Gosling dururken törene patatesli gözleme kılıklı kankası Busy Philipps’le gelen Michelle Williams’i görünce karar verdim buna da. Salak mısın kızım sen ya?</p>
<p>-Bütün çocukluğum boyunca annem her “yemedim yedirdim giymedim giydirdim, sizi en iyi okullara gönderdim” veya babam “hiç yapmadıysam 3 ton muhallebi yapmışımdır” dediğinde “doğurmasaydınız ya, ben mi dedim doğurun diye haa ben mi dedim” diye çemkirip odamın kapısını hızlıca kapadım ve Tori Amos’un sesini açtım. Peki elime ne geçti? Koca bi hiç. Halbuki bak Nathalie Portman’a “annecim iyi ki beni doğurmuşsun” demelere doyamadı kız. Bundan sonra anneye babaya ful fors yaltaklanılıcak, zira başka türlü Yeşilçam Ödülleri’ni süpürmeme imkan yok belli oldu. </p>
<p><strong>Hiç mi iyi bişi olmadı?: </strong>Valla olmadı desem başım ağrımaz da, hadi sizi eli boş göndermiyim  kuzusarmalarım: keşke küçük bi ülkem olsa da kraliçesi yapsam dediğim Cate Blanchett’in koy müzeye sanat eseri diye bak güzelliğindeki Givenchy elbisesi; dünyanın en dude insani Jeff Bridges’in yüzyıllardır hiç ayrılmadığı ve bir film çekiminde kaldığı otelde temizlikçilik yaparken tanışıp evlendiği güzeller güzeli karısı, kızları; Christian Bale’ın ödül alırken The Fighther’da canlandırdığı Dickie Eklund’ın web sitesini verip “Gidin sizi train etsin” demesi; her gördüğümde sırtına yastıklar koymak, elini öpüp başıma koymak istediğim Eli Wallach’ın onur Oscar’ı alması; en sonda çıkan PS22 çocuk korosundaki o şişko sarı saçlı çocuğun pambukluğu; Dido’nun hamile kalıp törene gelememesi ve127 Hours’un şarkısını onun yerine Florence Welch tatlısının söylemesi;  en bi çok sevdiğim, orjinal Brothers’ın, After the Wedding’in yönetmeni dogmacılıktan gelme serin insan Suzanne Bier’in filmi In a Better World’un en iyi yabancı film Oscar’ını alması; gecenin sonunda allaam daha beteri de olabilirdi, mesela Celine Dion annem olabilirdi, sabahları “bonjourrrr mon bebe bleu de la bidi bidii hanimiş benim kızımm” falan diye beni uyandırabilir, akşamları zorla piyanonun başına geçirip şarkılar söyleyebilirdi veya Nicole Kidman olabilirdim ve kocam Keith Urban olabilir her sabah “fön makinasını ben kullanıcam, hayır efendim ben kullanıcam” diye kavga edebilirdik diye düşünmem ve halime şükretmem&#8230;</p>
<p>İşte beleyken bele baykuşlu çöreklerim. Bi süre dinlenicem beni Kral TV Müzik Ödülleri’nde uyandırın der, yumşak yanaklarınızdan öperim</p>
<p>mucuksokalipso</p>
<p>Ha bu arada kazananların listesi için <a href="http://oscar.go.com/nominations">şuraya</a>, ay yacıkk ya kıyamam yoksa film yorumu, ödül listesi falan mı bekliyodun?</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.loonybinsblog.com/2011/02/biri-cabuk-soyunsun-ve-oscarlar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>15</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Senin Ağzını Caaaarrt Diye ve Golden Globes</title>
		<link>http://www.loonybinsblog.com/2011/01/senin-agzini-caaaarrt-diye-ve-golden-globes/</link>
		<comments>http://www.loonybinsblog.com/2011/01/senin-agzini-caaaarrt-diye-ve-golden-globes/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 17 Jan 2011 08:41:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Loony Bin</dc:creator>
				<category><![CDATA[TV]]></category>
		<category><![CDATA[boyle de bisi oldu]]></category>
		<category><![CDATA[fashion]]></category>
		<category><![CDATA[film]]></category>
		<category><![CDATA[golden globes]]></category>
		<category><![CDATA[mesurlar]]></category>
		<category><![CDATA[oscar]]></category>
		<category><![CDATA[ricky gervais]]></category>
		<category><![CDATA[robert de niro]]></category>
		<category><![CDATA[yacik]]></category>
		<category><![CDATA[altin kure]]></category>
		<category><![CDATA[angelina jolie]]></category>
		<category><![CDATA[glee]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.loonybinsblog.com/?p=404</guid>
		<description><![CDATA[Tahminim&#8211; ben yediğim 2,5 kilo guacamole, 38 bardak çay-kahve ve üşenmeyip üstüne şam fıstığı didiklediğim çikolatalı gelatodan geçirdiğim mide fesatını rezene çayıyla bastırmaya çalışıp bu satırları yazarkene, Hollywood’un ağır siklet gençleri Ricky Gervais’i tenhada sıkıştırmış bi güzel pataklıyo, True Grit’ciler Lea Michele’i; garsonlar Robert de Niro’yu; bütün kadın oyuncular da Aaron Sorkin’i tepeliyo olabilir. Zira [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Tahminim&#8211; ben yediğim 2,5 kilo guacamole, 38 bardak çay-kahve ve üşenmeyip üstüne şam fıstığı didiklediğim çikolatalı gelatodan geçirdiğim mide fesatını rezene çayıyla bastırmaya çalışıp bu satırları yazarkene, Hollywood’un ağır siklet gençleri Ricky Gervais’i tenhada sıkıştırmış bi güzel pataklıyo, True Grit’ciler Lea Michele’i; garsonlar Robert de Niro’yu; bütün kadın oyuncular da Aaron Sorkin’i tepeliyo olabilir. Zira ben bu kadar laf sokmacalı, çıkışa gel çıkışalı ödül töreni görmedim sevgili ne olup bittiğini anlıyomuş gibi kafa sallayarak etrafa bakmaktan beyinciği ağrımış Meghan Foxlarım&#8230; </p>
<p>Hadi ver elini de, <strong>gecenin en senin ağzını caaart diye anlarına ve de öbür dandan dandanakanlarına bakalım:</strong></p>
<p><strong>Bak Hollywood Şirin, bu Gargamel Amcan:</strong> Şimdiiii, her ne kadar koy beni klübelere hav hav havlat derecesinde Ricky Gervais’in köpeği olsam da, Gervais bu sefer fazla Şirinler’i gırtlaklamaya gelmiş Gargamel kaldı Golden Globes’a. Bence hava hoş, arasına cips kırıntıları dökülmüş kanepemde “ahahaha Angelina’ya kabiliyetsiz dedi, Jlo’ya rospik ohh yürü be Rikitos’ diye göbeğimi kaşırım da, adamlar kaldıramıyo burası da London diil be mate! Bi de tabii bu kadar sizi gidi gerzo Amerikalı yıldızcıklar yapıcaksan, hem kariyerinin direksiyonunu bu denli Amerika’ya kırmamış olman, hem The Invention of Lying’den daha akıllı bi film çekmiş olman, hem de “Steve Carrell’i de ben yarattım”dan daha orjinal bi şaka yapman lazım mesela. Amaan neyse ne, seneye Jimmy Fallon totolarını pudralar bunların rahatlarlar, Ricky’miz de bize kalır cok da fifi.<br />
<a href="http://www.loonybinsblog.com/wp-content/uploads/2011/01/goldenkolaj1.jpg"><img src="http://www.loonybinsblog.com/wp-content/uploads/2011/01/goldenkolaj1.jpg" alt="" title="goldenkolaj1" width="640" height="427" class="aligncenter size-full wp-image-405" /></a><br />
<strong>Are U Talkin To Me?:</strong> Robert de Niro’nun konuşması da bi asabiydi, ben “allaam yalebbim inşallah ekrana bakarken hamile kalma teknolocisi çıkmamıştır yoksa mıçtık” diye dertlenirken sinirlendirmişler padişahımı belli ki. Önce “Hem Little Fockers’i yarışmaya sokmuyosunuz hem ödül ayağına burda benim üstümden para kazanıyosunuz, hem de mok gibi bi kolaj hazırlamışsınız” diye  köpürdü, sonra  “zaten Foreign Press üyeleri, garsonlar ve Javier Bardem şovdan önce sınır dışı edilmiş” diye güya ters köşe bi politik espri yaptı, sonra da “bu filmleri hep çocuklarım özel okula gitsin diye yaptım ehiehi” diye cila çekti. Yaani&#8230;Beni bozmaz sonuçta çocuklarımın babasıdır, her türlü bağrıma başarım da, baktım Glee ödül alınca hemen “bu ödülü devlet okulu öğretmenlerine adıyoruz” falan die nankörlendiler. Hadsiz televizyoncular nolcak!</p>
<p><strong>Annem artık bize gelmesin dedi:</strong> Gleeciler de Lea Michel’den baya tiskiniyo belli oldu.. Şimdi şöyle bişi olmuş: bu True Grit’in başrolündeki küçük kız, rolü için seçmelere gittiğinde stüdyoda Lea’yı görmüş bi imza istemiş, Lea da buna bi takma kirpiğini bile atmamış, “şu an meşguleaam canım” çekmiş. Kız da hıçırhöngür ağlamış meşur olunca da her gazeteye haldır huldur yetiştirdi bunu. Hah, işte Sue Slyvester ödül aldığında buna nazire yaptı “bu arada 14 yasında kızlar bana geldiğinde mutlaka bir iki dakikamı ayırıyorum” dedi. Hiçbiri de Lea’ya teşekkür falan etmedi, bu da oturduğu yerden debelendi “bak şimdi ağlıyorum, çok duygulandım tiksiriyorum yeminle” pozu çekicem diye böbrek taşı düşürdü yavrucak. Yaa&#8230;Ayh, ne zor dedikoduymuş bu ya, ben de kum döktüm resmen anlaticam diye.</p>
<p><strong>Nezleyim dedim sana, nezleyim BE ALLAAN BELASI:</strong> Aaron Sorkin yeniden kokaine başlamış zannımca. Bu saykorella hyper konuşmayı başka türlü açıklayamıyorum zira. Yok efendim elit olmak çok şahane bişeymiş, yok şehzadem kızlarına da elit olmaya özenin diyomuş, bütün kadın adaylara teşekkür ediyomuş, akıllı kadınlar daha çok eğlenirmiş..Zırvalardan bir çelenk. Madem öyle Social Network’de niye bütün kadınlar ayran budalası kenar süsü diye sorarlar adama. Ukaladümbeleği sen de..</p>
<p><strong>Gecenin en yacık leng kadınları/adamları:</strong> Gencecik yaşında aşırı botoşok’dan Jamie Presley’e dönmüş suratı ve Snooki solaryumuyla Emma Stone; ödül töreni öncesi şipşak estetikten sol gözü kapanmış seğiren Julianna Margulies; There’s Something About Mary’deki Cameron Diaz’a benzemiş fıştırık saçlarıyla Annette Bening; Mon Amour pavyonun perdesini kılık diye giyip gelmiş Gabourey Sidibe; “bak şimdi kocamın papyonunu düzeltiyorum”, “bak şimdi omzuna yatıverdim”, “sevin beni”, “sevin beni dedim nöbetçilerr!!!!” çaresizliğindeki Angelina Jolie; onun omza yatma hareketini görüp hemen arttıran “yaşlıyız ama biz hala sevişiyoruz taaam mı” tutarekliğindeki Kyra Sedgwick, ay bi de kendini zorla çirkinleştirmeye yemin etmiş, Joan Baez’in bi gün Bob Dylan’la evleniriz hayalleriyle dikip sandığına kaldırdığı gelinliğini giyip gelmiş Michelle Williams&#8230;Adamlardan da ”artık zayıflayarak rol kesmeye gücüm kalmadı, karaciğerim çöktü sinir sistemim heba” paniklerindeki Christian Bale, veeee saç diplerinden fön sıcağının dumanı tüten, krepeden tiftik tiftik veya da boyası gelmiş saçlarıyla John Hamm, Kevin Bacon, Colin Firth, Al Pacino, ve Dennis Quaid&#8230;</p>
<p>Tamam piki, <strong>süfliyatdan nasibini almamış anları </strong>da vardı gecenin. Onları da sayıp öyle gidelim bari küsmeyin hemen: mesela Jane Fonda, Katie Segal, Melissa Leo gibi 50 üstü kadınların zerafeti ve güzelliği, Glee’de Kurt’ü oynayan Chris Colfer’in gay çocuklara pislik yapan zorba okul arkadaşlarına “screw those kids” dediği konuşması, Sofia Vergara ve Helen Mirren’in epik memeleri, bi de ekrana çıktığı anda googlelayıp resimleriyle “future husband” isimli koca bir klasör doldurduğum en iyi mini dizi seçilen Carlos’un başrolündeki  Edgar Ramirez. Kendisine ohş yavlum diyoruz selam ediyoruz. </p>
<p>İşte beleyken bele..Oskarlarda görüşmek üzere mucuksokalipso kuzusarmalarım.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.loonybinsblog.com/2011/01/senin-agzini-caaaarrt-diye-ve-golden-globes/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Birinci Geleceksel altin loonybin odulleri sunar:</title>
		<link>http://www.loonybinsblog.com/2009/11/birinci-geleceksel-altin-loonybin-odulleri-sunar/</link>
		<comments>http://www.loonybinsblog.com/2009/11/birinci-geleceksel-altin-loonybin-odulleri-sunar/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 03 Nov 2009 01:58:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Loony Bin</dc:creator>
				<category><![CDATA[an education]]></category>
		<category><![CDATA[film]]></category>
		<category><![CDATA[muzik]]></category>
		<category><![CDATA[new york]]></category>
		<category><![CDATA[ricky gervais]]></category>
		<category><![CDATA[swell season]]></category>
		<category><![CDATA[ulubey]]></category>
		<category><![CDATA[wayward cloud]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://loonybinsblog.wordpress.com/2009/11/03/birinci-geleceksel-altin-loonybin-odulleri-sunar</guid>
		<description><![CDATA[Seviyeli, kaliteli, ve SAMIMI (bi de bu cikti) olmasi kaydiyla elbette, sann-atsal &#38; hatta kulturel urunleri kuturdetmeyi ne cok sevdigimi biliyorsun sevgili asansorde kimse yokken dotune kacan donunu duzelten, ama bi yandan da lan acaba guvenlik kamerasi var midir telasina gark olan saygin okuyucu…Bu aralar neler izlenmis nelere cemkirilmis kimlere ne oduller verilmis gel bakalim [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Seviyeli, kaliteli, ve SAMIMI (bi de bu cikti) olmasi kaydiyla elbette, sann-atsal &amp; hatta kulturel urunleri kuturdetmeyi ne cok sevdigimi biliyorsun sevgili asansorde kimse yokken dotune kacan donunu duzelten, ama bi yandan da lan acaba guvenlik kamerasi var midir telasina gark olan saygin okuyucu…<br />Bu aralar neler izlenmis nelere cemkirilmis kimlere ne oduller verilmis gel bakalim hadi madem:</p>
<p><span style="font-weight:bold;">Yaziklar olsun sana verdigim emeklere odulu:</span> <a href="http://www.imdb.com/title/tt1058017/">invention of lying</a> filmiyle ricky gervais’e gidiyo. Bu adama verdigim emeklere, dizdigim incilere  yaziklar olsun azizim. Rickyciim <a href="http://www.imdb.com/title/tt0290978/">Office</a>’le kalbime taht kurmus, <a href="http://www.imdb.com/title/tt0445114/">Extras</a>’la capa atmis, her sabah metroya yururken dinledigim, dunyanin en katiksiz gerizekali insani Karl ve Extras’da da menajerini oynayan gizli hazine Steve Merchant ile yaptiklari dahiyane geyik <a href="http://www.rickygervais.com/podcasts2.php">poscastleriyle</a> de kazik cakmisti. Sonra Office’in Amerikan versiyonunun  ve Ricky’nin odul torenlerinde yaptigi <span style="font-style:italic;">ah sizi gidi amerikalilar siziii </span>sakalarinin basarisinin gaziyla bi hadi len bu adami hollywood’a pompalayalim aceleciligi basgosterdi. Dibine yanmis usulu <a href="http://www.imdb.com/title/tt0995039/">ghost town</a> diye zavalli bi film cektirdiler buna extras’daki o <span style="font-style:italic;">bisi isteme benden buz gibi sogurum senden</span> karakterinin sulandirilmis haliydi. Cok mikik bi filmdi amerikan b tipi rom-com, <span style="font-style:italic;">yaptim sakayi kaptim kizi leading man’i</span> olmamisti tabii rickycikden. Krediden yedirdik sesimizi cikarmadik. Sonra invention of lying haberleri geldi. Kendi yazip yonetecekti.  Kimsenin yalan soyleyemedigi bir dunyada looser bi senaryo yazari (ricky) ilk yalani soyleyip hayatini ve hayati degistirecekti.  Askmesk, din, sinema, para, un, sohret hersey tepetaklak olacakti. Bi heyecan bi hezeyan bu <span style="font-style:italic;">bugune kadar nasil kimse cekmemis lan</span> dahiyane konunun ricky’nin sarkastik ellerinde kimbilir ne sahane yerlere gidecegini hayal edip umitlendik. Sonuc maalesef husran. Yine bi denyo romantik komedi cabalari jennifer garnerla, bosa gitmis bi dolu sahane cameolar, kendi kendini aciklayan, firsat kaciran, sikici mi bayici bir film cikmis ortaya. İngiliz usulu cevik ateist komedi anlayisini amerikanlastirinca komik olmuyormus demek ki. Askolsun ricky.golden globe’da al bari gonlumuzu.<br /><a href="http://www.femalefirst.co.uk/image-library/port/376/r/ricky-gervais-channel4.jpg"><img src="http://www.femalefirst.co.uk/image-library/port/376/r/ricky-gervais-channel4.jpg" border="0" alt="" /></a><br /><span style="font-weight:bold;">Karpuz karpuz olali boyle muamele gormedi odulu:</span> Tayvanli Ming-liang Tsai’nin muhtesem <a href="http://www.imdb.com/title/tt0445760/">The Wayward Cloud</a> filmine gidiyo. <a href="http://www.loonybinsblog.com/2005/08/dig-it-beybi.html">Ulubeyle film zevkimizin ne kadar uyusmadigini</a> biliyosunuz artik. Ulubey evde olmayip da azcik zamanim oldugunda sayko zevklerimi tatmin edici filmler izliyorum ben de napiym abi hugh grantle bi yere kadar. Wayward da bu kategoriden mideye indirildi alt kattaki evlatlik bebekleri uyaniyo diye her dakka televizyonunuzu kisar misinizzz yapan lezbiyen ciftin lan kari abartti gunduz gozuyle  porno izliyo diye sikayet etmesini riske atarak hem de. Zira wayward bildigin konulu erotik. Kurakliktan kendini karpuza vermis bi tayvanda, porno yildizi Hsiao-Kang ile sevgilisinin hikayesini neredeyse hic dialogsuz ama nerden ciktigi belli olmayan trallalala danslar ve sarkilarla anlatiyor. Ben cok sevdim. İzleyin ama kulaklikla. </p>
<p><span style="font-weight:bold;">Ben guzele guzel demem guzel sismanlarsa odulu:</span>  sinemateklerin <a href="http://www.imdb.com/title/tt0243862/">italian for beginners</a>’dan taniyacagi Lone Scherfig’in <a href="http://www.rollingstone.com/reviews/movie/25457926/review/30307968/an_education">An Education</a> filmine gidiyo. gecen sene <span style="font-style:italic;">sana hediye aliyo gibi yapip aslinda kendime calistim sevdicek cikarciligi</span> kapsaminda ulubey’i <a href="http://www.playbill.com/news/article/124057-Chekhov_Is_a_Hit_Broadway%27s_The_Seagull_Recoups_Investment">broadway’e goturmustum cehov’un seagull</a>’ini izlemeye.  Basrollerde kristin scott thomas ve bay seksapel <a href="http://www.imdb.com/name/nm0765597/">peter sarsgaard</a> vardi (sana karsi bos diilim peter). Offf nasil sikildik nasil lan tEyatro bizim neyimizelendik anlatamam. Oyunda biraz bi bizi ayik tutan ha ne dio bakiym kimmis nolmuslandiran Nina rolundeki (hani konstantin’in yavuklusu da yasli yazar trigorin’e asik un meraklisi lolita) <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Carey_Mulligan">Carey Mulligan</a>’di. An Education’da da mulligan ve sarsgaard basroldeler. Senaryoyu <a href="http://www.imdb.com/title/tt0146882/">high fidelity</a>’nin falan yazari Nick Hornby yazmis severler guzeli gencuse. Sundance’den oduller bi gaz bi gaz reviewlar oscar buzzlari falan iyi madem gidelim dedik. Yok anacim olmamis olamamis. Mulligan 1961 ingilteresinde yasayan cok ama cok zeki cok ama cok guzel ve cok ama cok bakire bi jenny’i, sarsgard da onun aklini celen parali ve kulturlu <span style="font-style:italic;">gel bir seni egiteyim gor bak sonra neler edeyim</span> David’i oynuyo. Mulligan’in kabiliyetini, sonraki guzel islerinin isaretlerini, bir yildizin dogusunu izlemek icin fena firsat degil ama offf o klise karakterler o salako hikaye falan cekilmiyo hic. Alfred Molina bile cekilmiyo. Ustelik petercim da sismanlamis, hem de ne kotu bi sismanlama boyle asiri sisman erkekler zayifliyinca hani memelerin yanindan garip orantisiz bi yag sarkar ya o hesap. Normalde yakisikli oyuncularin yari ciplak sahneleriyle gozumu boyatirim kotu filmlere ses cikarmam ama olmadi bu sefer. Vurun martiyi diyorum kendilerine gebersin de kurtulalim aman of. <br /><a href="http://www.icelebz.com/movies/an_education/poster.jpg"><img src="http://www.icelebz.com/movies/an_education/poster.jpg" border="0" alt="" /></a><br /><span style="font-weight:bold;"><br />Ben sana hayran sen cama tirman new york odulu:</span> icinde fatih akin’in da oldugu farkli yonetmenlerin cektigi, new york’da gecen kisa kisa ask hikayelerinin harmanlanmasindan olusan <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/New_York,_I_Love_You">New york I love you</a> filmine gidiyo. Cekildi cekilecek hallerinden, sinemalarda trailer’inin donmeye baslayip aaa resmen ugur yucel’in yuzu koca ekranda heyt be ahan da fatih akin yazdi asamasina kadar son derece heyecanla, cirpintiyla ve gururla bekledik bu filmi. Saka diil, eni konu bir hollywood produksiyonunda iki memleketli iyi adam olunca, esliginde nathalie portmanlar, mira nairler, chris cooperlar, robin wright pennler, julie christieler daha kimler kimler, insanin bi ici icine sigmiyo vesselam. Filmi bir de suslu de la puslu premiere’inde izledik. Cok guzel bir geceydi ama cok guzel bir film degildi maalesef. Creme de la creme kadrosuna, iyi yonetmenlerine ragmen biraz NYU Film School donem odevi gibi olmus filmler. Belki mutlaka bir ask oykusu olacak diye kisitlamasalarmis adamlari daha orjinal bisiler cikabilirmis ama sonuc biraz vanilya, biraz turistik bi New York olmus. Bence yurt disinda gosterime girdiginde begenilecektir, ama New York’da New Yorklular pek yemedi bu balthazarda kahvalti, pastisde aksam gibi klise replikli filmi. Cokca insan da filmin “beyaz”ligindan dem vurdu etnik gruplarin streotype temsiliyetinden&#8230;. Ama iyi haber de su: filmin en iyi kismi fatih akin’inkiydi. Ugur yucel cin mahallesinde yasayan ve karsi dukkandaki kiza kafayi takmis son demlerde yikik dokuk bir ressami oynuyo. En “kisa film” tadinda, bi hikayesi olan, bi yerden kopmus gelmis, baska yerlere de gidebilirmis hissini veren, ve yasayan bi new york mahallesini kullanmayi kotarmis film buydu, guz<br />
el de reviewlar aldi. İzleyin bence. <br /><a href="https://secure.bluehost.com/~loonybin/wp-content/uploads/2010/01/bio_photostreet.jpg"><img src="https://secure.bluehost.com/~loonybin/wp-content/uploads/2010/01/bio_photostreet.jpg?w=300" border="0" /></a><br /><span style="font-weight:bold;">Sanatcilar olgunlasmasin imza kampanyasi odulu:</span> <a href="http://www.theswellseason.com/">swell season</a>’un yeni albumune gidiyo. swell’i <a href="http://www.loonybinsblog.com/2008_01_01_archive.html">cildirarak sevdigim once’dan hatirlarsiniz</a>. Hani su kalbime bicak gibi saplanan sarkilarin oldugu, minicik ici dolu tursucuk film. Filmden sonra Glenn hansard ve Marketa Irglova hem asklarini hem de muzikal birlikteliklerini (hahahhaha bu lafi kullanmayi hep istemisimdir) devam ettirdiler. Gecen yaz central park’da izleyip lann bunlarinki asksa bizimki ne menvalinden huzunlere gark olmustuk ulubeyle. Sarkilar daha eskimeden yeni album haberi geldi: strict joy adi. Glen’le Marketa ayrilmislar aaa yikildik, ama bu ayriliktan sahane bi album cikar kesin bencilligiyle de sanki sevindik. Yok maalesef, bu da olmamis. Sarkilar guzel ama hancer bicak yok, karin agrilari, glen’in tutmayin beni seviyorum hulenn ciglik vokalleri de yok. Olgunlasmis bunlar. Biraz da Marketa dizginlemis sanki Glen’in Frames’den gelen rock hallerini. Dinliyorum, siz de dinleyin derim ama iste cok da guzel diil.</p>
<p>Bi de gecen ay canli canli gordugum <span style="font-weight:bold;">juliette binoche &amp; robert redford</span> maceralarimi yazcaktim aslinda ama onlar kendi postlarini hakediyorlar bi dahaki sefere kalsinlar.</p>
<p>Ha bi de bu postu, kivircik saclarini luleleri bozulmasin diye taramayan suslu kizlarim, gecenlerde bana cok tatli bir mail atip “blogun muptelasi oldum. En bastan basladim bitince ne halt edicem yeni biseyler yaz” diyen s.’ye ithaf edelim bakalim. Yazisiz kalmasin kimse, aaa darilirim bak.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.loonybinsblog.com/2009/11/birinci-geleceksel-altin-loonybin-odulleri-sunar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

