<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Loony Bin&#039;s Blog &#187; ulubey</title>
	<atom:link href="http://www.loonybinsblog.com/category/ulubey/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.loonybinsblog.com</link>
	<description>Çok da FiFi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 27 May 2011 06:06:54 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.1</generator>
		<item>
		<title>Müzik de Bi Sanattır İcabında &amp; Grammyler</title>
		<link>http://www.loonybinsblog.com/2011/02/muzik-de-bi-sanattir-icabinda-grammyler/</link>
		<comments>http://www.loonybinsblog.com/2011/02/muzik-de-bi-sanattir-icabinda-grammyler/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 14 Feb 2011 10:11:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Loony Bin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kibariye]]></category>
		<category><![CDATA[TV]]></category>
		<category><![CDATA[bob dylan]]></category>
		<category><![CDATA[boyle de bisi oldu]]></category>
		<category><![CDATA[fashion]]></category>
		<category><![CDATA[grammy]]></category>
		<category><![CDATA[hi-hi evet]]></category>
		<category><![CDATA[mesurlar]]></category>
		<category><![CDATA[muzik]]></category>
		<category><![CDATA[new yorker]]></category>
		<category><![CDATA[ulubey]]></category>
		<category><![CDATA[yacik]]></category>
		<category><![CDATA[arcade fire]]></category>
		<category><![CDATA[aretha franklin]]></category>
		<category><![CDATA[christina aguilera]]></category>
		<category><![CDATA[eminem]]></category>
		<category><![CDATA[florence and the machine]]></category>
		<category><![CDATA[glee]]></category>
		<category><![CDATA[grammys]]></category>
		<category><![CDATA[jennifer hudson]]></category>
		<category><![CDATA[justin]]></category>
		<category><![CDATA[justin bieber]]></category>
		<category><![CDATA[kings of leon]]></category>
		<category><![CDATA[loonybin]]></category>
		<category><![CDATA[rihanna]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.loonybinsblog.com/?p=410</guid>
		<description><![CDATA[Müzikten çok anlamıyorum sanırım. Bir kaç istisna dışında Grammyler benim için duş yaparken radyodan duyup şampuanı mikrofonmuş gibi tutarken “the lala-laa-this-laalaa-loveee yeee” falan diye sözlerini uydurduğum şarkıların toplaşıp söylendiği bi müsamere gibi bişi. Kırmızı halıda da çok iyi değilim. Mesela Oskarlar’da bana “Şu kim?” diye sorsanız 20 metre uzaktan ensesindeki benden aile ağacını çiziveririm de [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Müzikten çok anlamıyorum sanırım. Bir kaç istisna dışında Grammyler benim için duş yaparken radyodan duyup şampuanı mikrofonmuş gibi tutarken “the lala-laa-this-laalaa-loveee yeee” falan diye sözlerini uydurduğum şarkıların toplaşıp söylendiği bi müsamere gibi bişi. Kırmızı halıda da çok iyi değilim. Mesela Oskarlar’da bana “Şu kim?” diye sorsanız 20 metre uzaktan ensesindeki benden aile ağacını çiziveririm de Grammyler’de bi tıkanıyorum. Hele bu Türk halk müziği sanatçılarının hiçbirini tanımıyorum. Ulubey “O kız güzelmiş kim o?” diyo mesela, herhangi bi film töreninde “Ayyy o mu? O var ya <strong>geçen sene herpes oldu, bacağında da kıl dönmesi varmış yaramaz boşver</strong>” diye cemkirebilecekken “Haa, bilmem ki kimmiş?” diyorum. Ee sen öyle melül melül bakarsan adam da ilk boş vaktinde “bla bla naked pics” diye goooglelar tabii ne sandın. You snooze you loose tatlım.  Bu seneki Grammyler de iyice bi karışıktı tam ambele oldum.  Abi biri bana Justın Bieber’la Bob Dylan’ın; John Mayer’la Eminem’in; Miley Cyrus’la Mick Jagger’in nasıl aynı ortamda olduğunu anlatabilir mi si bemol aşkına? Ödüllere de hiç kafam basmadı . Şimdi mesela Arcade Fire en iyi alternatif albümü alamayıp nasıl en iyi albüm ödülünü alıyo anlamadım. Amaan neyse alsınlar yacık, çok seviyorum Arcade Fire’i. <strong>Sirkten kaçmış Paul sokağı çocukları </strong>gibi geliyo bana onlar, böyle kimse bakmıyoken kir pas çamur içinde fil yavrularının üstünde parklarda kırlarda şarkılar söylüyolarmış zannedip seviniyorum. </p>
<p>Enivey. <strong>Gecenin diğer kepazeliklerine ve zinga zinga zingarellalarına gelin bakalım</strong> Bob Dylan şarkı söylerken “Alt yazısı yok mu bunun ne diyo müzik mi ki şimdi bu?” suratiyla sahneye bakakalan şaşkoloz JLolarım:</p>
<p><strong>Ormandaki bütün ağaçları ben yedim, üstüne bi de nehir içtim:</strong> Törenin başındaki günümüz divaları Aretha Franklin tribute’u, <a href="http://www.myspace.com/florenceandthemachine">Florence Welch</a>kınalı kuzusu dışında çok gerzoydu. Önce güya bi geçmişten günümüze Aretha barkovizyonu yaptılar. Ama kadın her sene 45 kilo aldığı için bu daha ziyade bi “Aretha Franklin nasıl obez oldu vah vaaah” power point’i oldu çok ayıp kaçtı. Sonra Jennifer Hudson “Zayıfım ben di mi, siz de görüyosunuz di mi, gerçek di mi bu?” ifadesiyle ördek ördek etrafa baktı, <strong>Amerikanya’nın Ebru Gündeş’i Christina Aguilera</strong> 2 gün önce ince kıyım doğradığı <a href="http:/http://birdirbir.org/1/category/arzuhal//">İstikbal Marşı’nın (naber Bir +Bir?)</a> utancını silicem gayretiyle ses tellerini yırttı da yırttı; en son da Aretha çıktı bir iki cümle edip gitti. Bence “Sizi var ya mendil diye iki mememin arasından çıkarır terimi silerim kemikli pirzolalar” demek istedi. Hi-hi evet bence kesin öyle.</p>
<p><a href="http://www.loonybinsblog.com/wp-content/uploads/2011/02/grammykolaj-1.jpg"><img src="http://www.loonybinsblog.com/wp-content/uploads/2011/02/grammykolaj-1.jpg" alt="" title="grammykolaj-1" width="480" height="480" class="aligncenter size-full wp-image-411" /></a> </p>
<p><strong>TEN Çamaşır A.Ş. iftiharla sunar:</strong> Lady Gaga kırmızı halıya <strong>Alien’daki sümüksü canavarın gözü yaşlı dul karısı </strong>kıyafetiyle gelmişti, görmüşsünüzdür. Benim şahsen kendim midem kalktı. Sonra şarkı söylerken bu yumurtanın içinden çıkıverdi aaa bi baktım Do Re Mi çamaşır mağazasında indirim sepetinin dibinde kalmış ten rengi bi don bi yamuk yumuk sutyen giymiş başladı “bornnn this wayyy” diye. Şarkı da resmen Madonna’nın Express Yourself’inden çalıntı. Leng anan baban Upper West Side sosyetesi, seneliği yüz bin dolareslik okullara okumuşsun sonra gel “ama ama ben çok ezildimmmm” ayakları. “Bırak allaasen palavracı karbon” diyesim geldi de demedim çünkü belli ki günümüz çocukları cidden çok kötü durumda ve bu <strong>pasaport müdürlüğü koridorunda bayat cips satan makina kılıklı</strong> kadının bir iki ümit verici sözüne bile muhtaçlar. İyi madem napalım. </p>
<p><strong>Biz küçükken kafamızı çarptık anlayış gösterin:</strong> Kings of Leon’la Miley Cyrus bişi sunmaya beraber çıkınca bende şalterler attı Kiboşum. Tamam itiraf ediyorum bir iki kere “Use Somebody” dinleyip buzlu rakı yuvarlamışlığım vardır ama adamlar resmengo kafayı yemiş. Bu hırtolar bi kere basçılarının kafasına güvercin sıçtı diye konserlerini yarıda kesmişti ordan anlamamız lazımdı zaten ya enivey. Şimdi bu Yüksek Sadakat’ın Amerika şubesi Glee’ye (bana bana Bihter’ine stayla) şarkılarını vermedi çok bebe bi dizi diye. Bi kere de Ugly Betty’e vermemişlerdi zaten. Sonra Glee’nin yaratıcısı Ryan Murphy bunlara “Fuck you” dedi. Tamam azıcık ayıp, ama bu testesteronlu baltalar bi coş sen, yok efendim Ryan Murphy gitsin sutyen takip manikür yaptırsınmış, kendine terapist bulsaymış <strong>bi anda fışkırdı içlerinden homofobik konfetiler.</strong> İşin komiği şarkılarını Gossip Girl’in bi bölümüne seve bayıla vermişlerdi. Şimdi de çık Miley Cyrus’la ödül sun. Ha yani hominiyatak seksi kız teenager olunca eyvallah, gay çocukların olduğu dizi olunca bize göre diiill. Yok yeee! Güvercini bırak, rahmetli ananecimin dediği gibi “Köpek sıçsın kafanıza” canım.</p>
<p><strong>Kimi Başka Gerzeklikler:</strong> Hmmm&#8230;Bi dolu vardı ya dur hatırlıyım. Meselaa, Rihanna’nın Eminemli “I love the way it hurts” şarkısı. Salak mısın sen a benim yavrucum, a güzel kızım? Daha yeni ağzın burnun dağıldı, dayağı yedin o embesil Chris Brown bebesinden sen ne diye çıkıp vur parçala tırmala erkeğim benim şarkısı söylüyosun ki? Bi de bunun “şiddetimiz çok seksi di mi hünkarım?” duvarlara yumruklu falan <strong>Kıraç’dan liseden bir kız sevdim slow şarkı</strong> klibi var. İyhh, allam yalebbim. Sonracııma, siz görmediniz tabii- tam Eminem’in ödülünden önce Scientology reklamı çıktı abi. Ben önce klima reklamı sandım hahahahha şok şok şok <strong>organize din artık televizyona reklam veriyo ya kafalara gel</strong>. Bu hafta <a href="httphttp://latimesblogs.latimes.com/movies/2011/02/paul-haggis-scientology-hubbard-new-yorker-wright-miscavige.html://">New Yorker’da Scientology’dan canını seven kaçsın yapan yönetmen Paul Haggis’le ilgili 26 sayfalık bi dosya var da</a>, heralde ödleri şeylerine karıştı reklamlık olmuşlar. Artık dergilerde “İslama gel ey kafir” diye reklamlar okursak şaşırmıycam. Ay bi de sonra Eminem ödül alırken bi baktım boynunda Scientology kolyesi, iyice kıllandım. Leng şike mi var noluyo diyerekten. Öbür şike komplo teorim de en iyi çıkış yapan sanatçı ödülüne. Bu ödülü alan <a href="http://www.esperanzaspalding.com/p://">Esparanza Spalding </a>denen kız Obama’nın favorisi. Adam buna Nobel ödüllerinde falan konser verdirtti o derece. Yani şimdi yanında <strong>bi kirvesi Kemal Özkan amcası eksik sünnet çocuğu kılıklı Justin Bieber</strong> alsın demiyorum, ama Florence &#038; the Machine alabilirdi mesela. Ben bu kızın şarkısını duşta bile duymadım yeminle. Bi de kırmızı halıda çok ünlü olmayan şarkıcılar resim çekilirken publicistlerin üstünde isimleri yazan levha tutmasına çok acıdım. Gerçekten de çok ünlü olmayan bi ünlü olmak çok acıklı olmalı. En son gerzeklik de bence Rihanna’yla kankası Kathy Perry’nin feci detone olmalarıydı. Rezil oldular ya rüsva. Hahahaha onlara da kallavi bi yacık.</p>
<p><strong>Do a dear a female dear: </strong>Güzel şeyler de olmadı diil. Onları yemeğin en güzel lokması gibi sona saklamayı seviyorum biliyosunuz. Meselaaa, Bob Dylan <strong>kağıt helva arası mükemmelik dondurması </strong>gibiydi. Hele onla söyleyen gruplardan bi tanesini çok seviyorum. Bu ilk çıkanlar hani, <a href="http://www.youtube.com/watch?v=Xd8tOAJMA8Q&#038;feature=channel://">Mumford &#038; Sons</a> adları. Best new artist’e de adaylardı. Shakespeare’li edebiyatlı falan şarkıları var çok tatlı, sahnede hop hop diye enstrümanlarını değiştiriyolar baya kuzular. Sonra Mick Jagger da bombasyondu. Gerçi Keith Richards son kitabında “<strong>Mick’in pipisi çok küçüktü</strong>, Marianne Faithfull da dayanamadı terketti” dedi, sonra Faithfull da “He ya valla öyle olduydu” diye onayladı ya, ben harbiden mi lan diye ipucu aramaktan pek şarkıyı dinleyemedim. Bi de bu adam çok zayıf leng, onun kotunun bi bacağına benim başparmağım girmez yeminle, o bakımdan yani bilemedim.  Olamaz mı, olabilir. En son akıllı bıdıklık da <a href="http://www.ceelogreen.com/">Cee Lo Green</a>’in kuklalı, tavuskuşu drag queen olmuş aman da aman şarkısıydı. Tabii <strong>ortopedik yastık kılıklı Gywenth Paltrow</strong> törenin en şeker en tatlı şovunun içine etmeseydi çıkmayan sesi ve dans edemeyen Ajda Pekkan halleriyle. Bu kız şey gibi ya, arabanın sileceklerinin suyu donar ya kış günü, hah işte o donmuş lanet olasıca su gibi. Gıcc-cık. </p>
<p>Ayh yoruldum, işte beleyken bele do re mi fa sollerim. Son olarak <strong>Kanye West’siz Grammy de yoğurtsuz mantıya benziyomuş </strong>çok da sıkıcıydı der, yumşak yanaklarınızdan mucuksokalipso diye öperim.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.loonybinsblog.com/2011/02/muzik-de-bi-sanattir-icabinda-grammyler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>9</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tüm Gerçekleriyle Kayak Sporu ve Fuck You Yılbaşı</title>
		<link>http://www.loonybinsblog.com/2011/01/tum-gercekleriyle-kayak-sporu-ve-fuck-you-yilbasi/</link>
		<comments>http://www.loonybinsblog.com/2011/01/tum-gercekleriyle-kayak-sporu-ve-fuck-you-yilbasi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 02 Jan 2011 08:55:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Loony Bin</dc:creator>
				<category><![CDATA[boyle de bisi oldu]]></category>
		<category><![CDATA[gicik]]></category>
		<category><![CDATA[hopciki]]></category>
		<category><![CDATA[romans]]></category>
		<category><![CDATA[ulubey]]></category>
		<category><![CDATA[yilbasi]]></category>
		<category><![CDATA[fuck 2010]]></category>
		<category><![CDATA[kayak]]></category>
		<category><![CDATA[yılbaşı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.loonybinsblog.com/?p=395</guid>
		<description><![CDATA[Dün terbiyemizi bozup da yüzüne söyleyemedik, şimdi arkasından gönül rahatlığıyla pislikleşebiliriz bence: Fuck you 2010! Sen ne çirkef, ne adi, ne gıc-cık bir yıl çıktın ya. Hiç randıman alamadım senden, hiç&#8230; Hadi neyse nankörlük etmeyelim, daha beterlerini de gördük. Şimdi NASA muhafaza, bu yılbaşına da kayakta girebilirdim mesela. Geçen seneki gibi, ondan öncekinden önceki sene [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Dün terbiyemizi bozup da yüzüne söyleyemedik, şimdi arkasından gönül rahatlığıyla pislikleşebiliriz bence: Fuck you 2010! Sen ne çirkef, ne adi, ne gıc-cık bir yıl çıktın ya. Hiç randıman alamadım senden, hiç&#8230; Hadi neyse nankörlük etmeyelim, daha beterlerini de gördük. Şimdi NASA muhafaza, bu yılbaşına da kayakta girebilirdim mesela. Geçen seneki gibi, ondan öncekinden önceki sene gibi. Ayh, düşündükçe Ankara’da babamın dişçi arkadaşının pirana dolu akvaryumuna löplöp attığı salam dilimleri gibi hissediyorum kendimi. <strong>Fuck you kayak.</strong> Yeryüzünün en gerzo sporusun. I tiksinmek you very much.</p>
<p>Madem öyle ne işin vardı dağ tepelerinde diyeceksiniz. Şimdi bahçıvan olmuş ama bi zamanlar çok asiydi be Özlem Tekin’den geliyor sevgili baykuşlu böreklerim: Aşk için, aşk! Bu ulubey denen çok kayakçı. Üç yaşında dağ tepelerinde tombalak resimleri falan var. Zaten şu hayatta da çok az şeyi seviyo, dedim bari bi kere de beraber gidelim de sevinsin yavrucak. Bi de bu aktiviteci çiftlere özeniyorum çok. Hani sen Pazar gününü delik pijamaların ve bi kova Baskin &#038; Robins’le <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Saturday_Night_Live">SNL</a> re-runlarını izleyip toplamda üç adet yüklemli cümle kurarak geçirirken Central Park’da bisiklete binen, dağ bayır tırmanan, &#8220;tenis oynadık  ben yendimm&#8221;, &#8220;ama hile yaptın o sayı benimdi&#8221;, &#8220;hayır bi kere ay hiç yenilgiye gelemezmiş benim kocişim&#8221; falan diye şakacıktan rekabetçiliğimiz ne seksi di mi pozları çeken çiftler var ya, hah işte onlar gibi olmak istiyorum ben de. <strong>Hayır bizim beraber yaptığımız tek sportif aktivite dişlerimizi fırçalarken kim aynanın önünü kapıcak itişmesi</strong>, ki onun da bi kalori yaktırdığını görmedik daha.</p>
<p>Enivey, işte 2 yılbaşı öncesi biz böyle kalabalık bi grupcak kayağa gitmeye karar verdik. Ben süperhiper heyecanlıyım çünkü bütün ömrüm ulubey’den şuşufufu kayak hikayeleri dinleyerek geçmiş. Yok Chamonix yok Courchevel böyle devamlı oh la la Champs Elysée isimler telaffuz edip gözümü boyamış, sanıyorum ki <strong>beyazlar içinde bi Sevtap Parman</strong> gibi salınarak zirvelerde sıcak çikolatalar içicem, otelden çıkarken Abercrombie &#038; Fitch modeli misali diri gençler kayaklarımı bağlıycak, Kadir İnanır’ın gençliği giderinde kayak hocalarıyla kırıştırarak dağlardan aşağılara süzülücem, sonra ulubey&#8217;le elele tutuşup teleferiklere tırmanıcaz, akşam da şömine onu kuzu postlarında yuvarlanarak şampanyalarımızı yudumlıycaz bu arada devamlı spor yaptığımız için yedi buçuk kilo verip taş gibi olucaz falan. Ha canım koy, koy suyundan da..<br />
<a href="http://www.loonybinsblog.com/wp-content/uploads/2011/01/kayakkolaj-1.jpg"><img src="http://www.loonybinsblog.com/wp-content/uploads/2011/01/kayakkolaj-1.jpg" alt="" title="kayakkolaj-1" width="640" height="427" class="aligncenter size-full wp-image-396" /></a><br />
Önce toplaşıp kayak kılığı alışverişine gittik. 2 çocuk sonrası sarkmış göbekle bikini alışverişine gitmeyi tercih ederim yeminle. Bi kere herşey anormasyon pahalı, hani o televizyonda gördüğümüz cool boardcu  kızların kılıkları var ya 2 parça al bin kaymeyi bayıl hesabı. Azıcık daha normal fiyatlı şeylere bakiym diyosun onlar da zevksizliğin Everest’i: Seçenekler fosforlu pembe, kusmuk yeşili üstüne cırcır benekli falan..Dedim junior kısmına bakıym nasıl olsa bu <strong>Amerikalıların teenageri bizim grekoromen güreşçi ölçülerinde</strong> ay orda da şıklar Shrekli mont, Barbieli tayt falan. Bi de bişi beğeniyorum mesela, ulubey hemen “yok muhkem diil o, üşürsün” diye çemkiriyo. Bi yandan da hayatta en sevdiği kelime olan muhkemi 2 cümlede bir kullanabileceği bi ortam bulduğu için zevkten hexagon olmuş, devamlı bana patronluk taslıyo. Ya sabır ben bişiler seçtim kabinde giyiyorum dışarda 8 kişi bekliyo “hadi çık çık bakalım” diye, aldı mı beni bi ağlamaklık. Allaam yalebbim bi insan bi kıyafeti giyip bu kadar çirkin mi olabilir, Michelin Man gibi görünmeyi bırak, boğazına 32 tane yavru hipopotam oturmuş gibi bi daralma hissi, bi katkatlık, hadi Sevtap Parmanlığından geçtim leng çisim gelse napıcam gibi varoluşsal sorunlar içinde paralanıyorum. Bi de grupdaki diğer hatunlar o kadar petite o kadar petite ki, 32 kiloya 1.42 boyunda diilsen kendini iyi hissetmene imkan ihtimal yok anacım her şekil katanasın. Enivey bunlar beni gazladılar “aaa çok harika oldun hanimiş tavsancık agucuk gugucuk” diye biz dükkandan çıktık vurduk kendimizi dağ yollarına.</p>
<p>Gittiğimiz dağ da hiç öyle Fransızca isimli hopçiki kasabalar gibi diil de, nasıl desem hani sosyetik İstanbullu ailelerin bi zamanlar zenginlermiş de sonra düşmüşler bi akrabaları olur ya anca bayramda seyranda ziyarete gidip kulpları kırılmış hafif sararmış ama antika fincanlarda çay içtikleri, hah işte öyle bi yerdi. Fi tarihinde olimpiyatlar yapılmış, bütün o tesisler falan yerli yerinde ama bi eskimislik hakim herşeye, böyle <strong>80’lerden kalma solmuş bi Ralph Lauren kataloğu gibi</strong> insanlar ve heryer&#8230;Gerçi o terkedilmiş bowling salonlarında, ironi olsun diye değil ciddi ciddi Ace of Base çalınan diskolarında, buz pateni pistlerinde ateş kenarlarında saykolar gibi de eğlendik ama o kısımlarını yazamıycam şimdi çünkü bu bir I hate kayak yazısı, hiçbirinizi özendirmek istemem klimanjarolu çöreklerim&#8230;</p>
<p>Enivey, zaten bi haftasonluk gitmişiz ilk gün dakka bir smaç bir bunlar beni 15 yasında şişko sümüklü bebeler ve bütün arkadaşları profesyonel olmuş bu becerememiş hicrandan kendini alkole vurmuş, çok da umrumdunuz suratlı kayak hocasıyla başbaşa bıraktılar. Ay adam 2 metrelik tepecikte bize kayak öğretmeye çalışıyo ben daha karda gözlerimin kamaşmasına alışamamışım, ne kakarakikiri yapıcak biri var yanımda ne kırıştırıcak, telefonlar çekmiyo, beynim patlasa ağlayanım yok, ulubey ufukta kaybolan Redkit gibi miktir olmuş gitmiş çok moralmanım bozuldu be justintimbırleyk kardeş&#8230;Sonra ders bitti ben bi 58 dakika da o lanet olasıca kayak ayakkabılarını çıkartmak için uğraştım, sonra da bastım otele geldim. Hem her bi kemiğim ağrıyo hem de o lüküs kayak tatili fantazisini yaşıycam ya illa, dedim  bi masaj yaptırıym bari, yaprakları sararmış telefon defterinden kasabadaki tek masajcıyı bulup çağırdım. Böyle lambada hocası Yaşar Alptekin’in gençliği gibi bişi gelicek diye bekliyorum, artık son ümidim o çünkü, 50 yaşlarında kilim desen yelekli, hipi eskisi bi kadın geldi abi, koydu Enya’yı teybe yoğurdu yoğurdu gitti, <strong>lambada my ass.</strong></p>
<p>Ertesi gün ulubey artık yarı vicdan azabı yarı da bi daha onla kayağa mayağa gitmem korkusuyla benimle vakit geçirdi. Şimdi yalancılık yapmayayım hakikaten kayabilince kayak zevkli azıcık, bi de beni ringe çıkacak Sugar Ray gibi gazladı &#8220;şöyle yeteneklisin böyle kralsın, ben senden hızlı öğreneni görmedim <strong>ohannes yağ gibi kayıyosun koçum benim</strong>&#8221; diye diye tatilin sonuna geldik, ben &#8220;evet tamam gideriz bi daha- olur peki&#8221; kıvamına geldim. Sonra geçen sene yılbaşında bu sefer bi arkadaşımızın dağ evine gittik kayağa. Böyle on kilometre ötede biri hapşursa çok yaşa diyeceğin sessizlikte, yol kenarında geyikler, karlar içinde hot tublar falan sahiden güzel bi yerdi. Sabah Sportif Billie ve zevcesi misali dağa geldik, bu böyle ayakkabılarımı giydiriyo, kayaklarımı kontrol ediyo, o rahat mı, bu iyi mi, resmen Andre Agassiylen Steffi Graff gibiyiz savulun leng şehre dönünce çiftçenek bikram yogaya yazılmayan şerefsizdir kaydıraklarındayım. Bütün gün son raddede romantik rembetiko kaydık, akşama doğru ulubey dedi ki &#8220;bak sen bu işi kaptın gel daha zor bi piste gidelim&#8221;, “iyi peki” dedim ben. O black diamondlar diil de onun bi altı bi piste çıktık biz tepede de bi cafe var oraya gittik önce ama hava bozmaya başladı, karanlık da çöküyo “yok yok bişi olmaz” dedi bu. Abi bi çıktık dışarı hava kararmış ve nasıl bi tipi nasıl göz gözü oyuyo, sanki biz içerdeyken birisi etrafımıza bi kar küresi inşa etmiş malak çocuğun biri de sallamış sallamış sallamış biz de savruluyoruz öyle bi durumdayız. Neyse yavaştan inmeye başladık ama her taraf buz olmuş, hiçbisi göremiyorum, hafiften tırsmaya başladım derken çotangaaa diye beyin üstü düştüm. Kayaklar bi yere fırladı kask bi yere ben bi yere, böyle bi kendimden geçtim kafamda yıldızlar uçuşuyo kesin diyorum bi yerlerim kırıldı yok çaresi. Herkes başıma toplandı, işte “bu kaç”, “başbakan kim?” falan diyolar neyse ben kalktım bi yandan yapmam gereken şeyleri hatırlamaya bi yandan insanları takip etmeye çalışıyorum ama bi skim göremiyorum ki..</p>
<p>Sonra bi daha düştüm ve artık kalktığımda panik atak hoşgeldin halindeydim olayın hiçbi komikliği kalmadı hah ölümüm de burda olucakmış kıyafetlerimi kardeşime verin, <strong>cenazemde Cyndi Lauper çalsın</strong> triplerine girdim çıkamıyorum. Bi yandan ulubey’i boğmak istiyorum beni buraya getirdi diye, bi yandan dediklerini yapmaya çalışıyorum, bi yandan güvenmiyorum ne kendime ne ona, böyle 2 kilometrelik mesafede bütün ilişkimiz gözlerimizin önünden patinaj yapıyo,<strong> Anti Christ’in kayak versiyonunda Charlotte Gainsburg gibiyim</strong> anasını satıym. Derken yanımıza motorlu bi devriye geldi herkesi topluyolar zaten, adam dedi ki “durum beter isterseniz binin sizi indireyim”. Orda gurur devreye girdi, ki korkudan daha kuvvetli tek şeydir şu hayatta, yediremedim kendime, dedim “yok ben kendim inerim”. Ulubey’e de “tamam sen git geliyorum” yaptım sonra ananemden öğrendiğim bütün duaları okuya okuya aşağı indim zaten herkes beni bekliyodu. Ulubey’e baktım resmen adamın ömründen 2 sene falan gitmiş, beti benzi atmış, artık suçluluk mu duyuyo, bu manyakla ömür geçmez kaçıym de kurtuliym hesapları mı yapıyo kestiremedim. Sonra arabaya bindik 4 kişi, bi de o tipide benzin bitti kaybolduk, telefonlar çekmiyo, artık sinirler laçka ama bi yandan da o kadar ambale olmuşuz ki herkes birbirine aşırı kibar davranıyo, şu günü atlatırsak daha da feriştahı gelse alamaz leng modunda eve vardık.</p>
<p>O gün bu gündür bi daha da hiç konuşmadık o meşhum olaydan neredeyse, ne o bana sordu niye öyle oldu diye, ne ben ona çemkirdim niye şöyle olmadı diye&#8230;Sonra bi kaç hafta önce öğle tatilinde buluşup beraber gym’e falan giden acayip aktiviteci bi çift arkadaşlarımız yemeğe geldi bize, kız “biz yılbaşında Aspen’e kayağa gidicez, siz de gelsenize” dedi, ulubey bi saniye bile sektirmeden “yok biz gelemeyiz başka planımız var” çekiverdi. Sonra misafirleri yolcu edip yatmadan dışlerimizi fırçalarken “ne yapmak istersin yılbaşında sahiden?” dedi manidar manidar. Şöyle bi düşündüm, ulubey’i ittirip aynanın önünü kaptım çevik bi slalom darbesiyle ve “amaaan <strong>fuck yılbaşı</strong>, SNL maratonu varmış, pijamaları çekip onu izleyelim bence” dedim.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.loonybinsblog.com/2011/01/tum-gercekleriyle-kayak-sporu-ve-fuck-you-yilbasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>12</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>burattuk ve nukleer kurabiye</title>
		<link>http://www.loonybinsblog.com/2010/04/335/</link>
		<comments>http://www.loonybinsblog.com/2010/04/335/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 26 Apr 2010 09:36:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Loony Bin</dc:creator>
				<category><![CDATA[boyle de bir insan var]]></category>
		<category><![CDATA[boyle de bisi oldu]]></category>
		<category><![CDATA[muzik]]></category>
		<category><![CDATA[new york]]></category>
		<category><![CDATA[ulubey]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.loonybinsblog.com/?p=335</guid>
		<description><![CDATA[Burattuk kahkul kestirip bebek sahillerine inmis. Gazeteciler hemen etrafini sarmis aman allaam yoksa yeni bi imaj mi diye “banyodan yeni ciktim ondan” demis burattuk. Ayy kuzum yaa. İste candan star, iste samimi magazin, iste kiyamamlarda inecek var. Elin paparazzisi aylarca ugrasir durur bi brad pitt’in bitli sakalinin akibetini cozmek icin, binbir ayri hikaye uydurur, burattuka [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Burattuk kahkul kestirip bebek sahillerine inmis. Gazeteciler hemen etrafini sarmis aman allaam yoksa yeni bi imaj mi diye “banyodan yeni ciktim ondan” demis burattuk. Ayy kuzum yaa. İste candan star, iste samimi magazin, iste kiyamamlarda inecek var. Elin paparazzisi aylarca ugrasir durur bi brad pitt’in bitli sakalinin akibetini cozmek icin, binbir ayri hikaye uydurur, burattuka gelince olay apartman kapisindan cikmayla bebek kahve arasinda cozulur. Simdi ben bu kaaakullere bakarken butun burattuk tarihim gozlerimin onunden atese verilmis varillerin ustunden atlayan bi motosiklet hizinda geciyosa sucum ne, sorarim sana doksanlar popcularinin tadini baska hicbikimselerde bulamamis eskimeyen ergen okuyucu? </p>
<p>Gozumun onune gelen ilk kare universite sinavina hazirlanan ve dersaneden cikmis evine giden bir zavalli bin. Her yapmak zorunda kaldiim is gibi becerene kadar deli gibi calisip becerdiktan sonra sikilip isin ucunu birakan ben, OSSye kadar azimsporda forvet bi ogrenciyim. Yorgun argin taksinin arka koltugundayim ve radyoda gunlerdir Kral Tvde fragmanlari donen yasandi bitti saygisizca caliyo. Hay miciym amma ineklestim (zamanin populer fiilleri datcom) burattukun sarkisini bile yeni duydum paniklerine civileme atliyorum ve taksimetre calismaya baslarken ben de gobegimin cosss diye yanmasi pahasina calismayi birakiyorum. Bi genc kiz universite sinavina calismayi birakacaksa bu klip icin birakmali zaten, hi-hi evet. Allaam yalebbim o nasil bi produksiyondur ne kriz oncesi morgan stanley tadinda para sacmak, ne eurovizyonda hakkimizi yiyenler utansin mehter marsidir..Times Square agliyo, Brooklyn Koprusu bir korpe gelin kiz, damat turk popunun altin cagi. Evet ne var belki iyi bi okula giremedik. Pisman degilim anne.<br />
<a href="http://www.loonybinsblog.com/wp-content/uploads/2010/04/burattuk-kolaj-1.jpg"><img src="http://www.loonybinsblog.com/wp-content/uploads/2010/04/burattuk-kolaj-1.jpg" alt="" title="burattuk kolaj-1" width="640" height="427" class="aligncenter size-full wp-image-336" /></a><br />
Yillar millar sonra new yorkdayim. Burattukun tozunu attirdigi sokaklarda, abdullah oguz’un ittirerek ve gogus yumruklayarak kavga etme sahnesi ve siyah danscilar gibi ilkleri hafizamiza kazikazanladigi mahallelerde yuruyorum. Burattuk hayatimdan cikmis belki ama izi silinmemis, mesela bi keresinde alakasiz bi emailimin subject’ine yasandi bitti saygisizca yazinca kucuk capli bi sok yasatiyorum arkadasima leng ulubey terkeyledi bizimkini mictik diye. Fonda yavastan Feelings, nothing more than feelings caliyo…Her beyaz atletli rasta sacli amerikali bana onu hatirlatiyo…</p>
<p>Sonraciima yine yillar yillari kovaliyo&#8230;(naber calikusu?) Ben, ulubey ve bir kac yakin arkadasimiz bi partiye gitmek durumundayiz. Partide burattuk gecenin buyuk suprizi olarak sarki soylicekmis. Oh la la champs elysee!! Ulubey itirazlarda, amerikalilar burattukun kim oldugunu bilmiyolar ama kacilmasi gereken bi durum oldugunu idrak etmisler yan cizmelerdeler. Enivey gidiyoruz. Burasi son derece kot tshirt budweiser kafalarinda bi mekan, bi sokak, ve hatta mahalle. Ama icerisi normal kalabaligin yaninda kendini golden globes after partisine geldim sanan yacik beee torkish genc ve kimi de hafif karta kacmis kizlarla dolu. Rofleler krepeler les kaldirimlari supuren mor tuvaaletler girla&#8230;Ben mecburi konsomasyona cikiyorum ulubey tedirgin amerikalilara icki ustune icki aliyo ortami yumusatmak icin, bi yandan da aramizdan birinin elinde hic ama hic birakmadigi bi GAP torbasi var ve alkolun dozu yukseldikce torbanin muhteviyatina dair meraklar sivrisinek isirigi gibi kasiniyo da kasiniyo. </p>
<p>Derkeeen uzaklardan bir yerlerden burattuk gorunuyo. Bize bir sarki soyler miydiniz? Aa yoo hayir yapamam, ama lutfennn alkis alkis&#8230;burattuk oldugu yerden allah belami versin 2 gozum onume aksin ayni ama ayni yasandi bitti saygisizcadaki kiyafetiyle sahneye dogru yuruyo. Belki pantalon deri diil jarse, ama beyaz gomlek, tokali kemer, parlak siyah pantalon, toto moto yerliyerinde. Yuruyooo, yuruyoo tam bizim oldugumuz yerden sahneye cikicakken bombaaa die bana carpiyo yanlislikla. Ne bi pardon ne bisi. Oh my blog! OSS, taksi, motorsiklet gozumun onunden geciyo, yaa demek simdi boyle olduk burattuk hicirlarinda ickiler yuvarlaniyo. Sarkimiz Bebegim! Sahnedeki muzisyenler, artik zom olmus amerikalilar ve ulubey kafalarini gomucek bi avuc kum ariyolar&#8230;Burattuk en evrensel ve jam session’a musit parcasinin bu olduguna kanaat getirmis kah klavyeye geciyo kah orkestrayi yonetiyo ve soyluyo da soyluyo elleriyle mutemadiyen “devam” anlamina gelen bi dondurme hareketi yaparak hem de. O anda nasil desem buyuyunce erol evginin sacinin peruk oldugunu anlayip sinir krizi geciren kuzucuklarim, Times Square’in isiklari sonuyo, Brooklyn kopsurunda trafik duruyo, kalbimdeki burattuk salteri daaannnnfissss die iniyo.</p>
<p>Artik duruma tahammul edecek hali kalmamis amerikalilarla kendimizi disari atiyoruz. Bu arada ulubey ver abi ben tutiym katakullisiyle GAP torbasini kapmis aciym mi aciym mi yapiyo. Torbayi aciyoruz ve tatatataam tanita tikaram..Icinden nukleer silahlar ve soguk savas ve geopolitik ve ying ve de yang tadinda dosyalar cikiyo. Bir kutu da kurabiye! Banyodan yeni cikmis sekilsiz kahkullu ergen saskinliginda uluslararasi nukleer bilmemne sirketlerinin hangi akla hizmet kurabiye dagitmis olabilecegini cozmeye calisiyoruz, beceremiyoruz. Ayni benim burattuk sevgim gibi bir muamma olarak yaziliyo kisisel tarihimize nukleer kurabiyeler. Birer isirik alip yorgun argin kendimizi taksiye atiyoruz. Ne cok calisiyorum di mi diyorum ulubey’e. Evet birak artik calisma diyo ulubey. Evet birakiym diyorum. Sonra taksiciye donuyorum: kardes, radyonun sesini biraz acar misiniz?</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.loonybinsblog.com/2010/04/335/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tum Gercekleriyle Oskarlar ve Dandanakan</title>
		<link>http://www.loonybinsblog.com/2010/03/tum-gercekleriyle-oskarlar-ve-dandanakan/</link>
		<comments>http://www.loonybinsblog.com/2010/03/tum-gercekleriyle-oskarlar-ve-dandanakan/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 09 Mar 2010 11:17:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Loony Bin</dc:creator>
				<category><![CDATA[TV]]></category>
		<category><![CDATA[boyle de bisi oldu]]></category>
		<category><![CDATA[film]]></category>
		<category><![CDATA[oscar]]></category>
		<category><![CDATA[ulubey]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.loonybinsblog.com/?p=265</guid>
		<description><![CDATA[Blogun 4 bir yani isgal altinda, linkleri bozuk, designi salya sumuk de olsa oskarsiz bi loonybin duldulsuz redkit’e benzer diyerek konuya giriyoruz sevgili loonybin acilsin diye saint antoine’a mum diken sadik okuyucu (pasli yla annem) ve aaa bloga noldu ki haberimiz bile yok vallasindan elalem okuyucu (diger herkes)&#8230; Bu seneki oskarlari partisiz, kumarsiz, benim olucak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Blogun 4 bir yani isgal altinda, linkleri bozuk, designi salya sumuk de olsa oskarsiz bi loonybin duldulsuz redkit’e benzer diyerek konuya giriyoruz sevgili  loonybin acilsin diye saint antoine’a mum diken sadik okuyucu (pasli yla annem) ve aaa bloga noldu ki haberimiz bile yok vallasindan elalem okuyucu (diger herkes)&#8230;<br />
Bu seneki oskarlari partisiz, kumarsiz, benim olucak paraniz hulenn hirsimdan uzak, ulubey ve annesiyle ailesel ve neseli oldugu kadar da seviyeli bir ortamda izledim. Elimizde kibar saraplarimiz peynir tabagimiz agzimdan cikan en tu kaka kelimenin kiro ve aptal olabildigi bu nezih atmosferi kendim gibi banal ve avam arkadaslarima attigim textler ve tvitlerle bi nebze de olsa dengeledim neyse ki. Sonra 10.30 civari misafirimizi jetlag vurunca ulubeyle tasimizi taragimizi toplayip ilk reklam arasinda vinladik-yuruyerek 10 dakika surecek yol icin acile yetisicek hasta misali can havliyle kendimizi bi taksiye atarak&#8230;</p>
<p>Enivey&#8230;Gelelim gecenin can alici ve flash gelismelerine dan dan dan dandanakanlarina:</p>
<p><a href="http://cdn02.okcdn.okmagazine.com/wp-content/uploads/2010/03/okmagazine-oscars-alecbaldwin-stevemartin.jpg"><img alt="" src="http://cdn02.okcdn.okmagazine.com/wp-content/uploads/2010/03/okmagazine-oscars-alecbaldwin-stevemartin.jpg" title="oscars2010" class="aligncenter" width="300" height="400" /></a></p>
<p><strong>Gecenin en sag gosterip sol vuran ani:</strong> sana karsi bos diiliz neil patrick harrisciimizin alli pullu broadway girizgah kadayifina kaymak  yapip esther williams su balesi filmlerinden firlamis bi edayla sahneye inen alec baldwin &#038; steve martin’in dunyanin en guzel oskarini sunucak gibi yapip ammman kimseyi kirmayalim ustat bayik sularina  yelken acmalari. Bi an Alec Baldwin parental aliniation sendromunu anlattigi “A Promise to Ourselves” kitabindan bi bolum okiycak (saka diil valla yazdi boyle bi kitap), steve martin de bonjosuyla ona eslik edicek falan sandim ay aman of imdat</p>
<p><strong>Gecenin en nazire senlendirici oskar subesi:</strong> “music by prudence”la en iyi kisa belgesel odulunu almaya cikan adamcaazin zongaa die onune atlayip ver bakiym sen bana o mikrofonu diye kanye westleyen Elinor Burkett adindaki yapimci abla. Meger bunlar mahkemelik olmuslar senin fikrindi benim fikrimdi die. Odulu almaya cikan adamin annesi de bastonuyla bu kadinin sahneye cikmasini engellemis. Hahaha yesilcam odullerine hosgeldiniz sevgili sinemaseverler. </p>
<p><strong>Gecenin en killi bacak antipatigi:</strong> oskar alicagi hafiften renk vermeye baslayinca herkese kok sokturen, festivallere, torenlere falan gitmek icin esek yukuyle para isteyen, bes karis suratla icimizi kanirtan ve 2 lafinin biri kocam da kocam olan gormemisin filmi olmus monique. Ayh bi de bacaklarindaki killari almamasini kanayan bi sosyal yaraya donusturdu kadin&#8230;yok bi kere almis da, nasil acimis da, 2 misli cikmis da&#8230;hayir almazsan alma bize ne de, aglama oyle barbara walters koselerinde sahtefor! Tamam anladik super oynamissin aferim gozumuz yok amma velakin gencligimizi curuttuk agdaci masalarinda diil oskar bi altin kebelegimiz bile yok sesimiz cikiyo mu bizim diye sorarlar adama</p>
<p><strong>Gecenin ve tum kainatin en harika insani:</strong> hapsirsa on tane sandra bullock’u mendilinde sallicak bi kabiliyet mekkesi olmasina ragmen egolarindan lego yapmayan, tatliligini, mutevaziligini ve elmacik kemiklerinin guzelligini her daim koruyan, bi de ustelik kiyafetini design yarismasi project runway’den cikma dunyalar trannysi siskocuk <a href="http://www.chrismarchdesign.com/">chris march</a>’a diktiren teyze beni evlat edinir misin noolur merly streep</p>
<p><strong>Gecenin en vah sana vahlar sana tipsizleri:</strong> sarah jessica parker’in 32 kiloluk topuzu ve gecenin sonunda tiftik tiftik olmus saclari; george clooney’nin en sonunda sen de yaslandin ha icine cokmus surati ve tepsi model sac kesimi; cameron diaz’in 20 yasinda kizlar gibi cikciklemesine inat kiris kiris olmus gozleri; gabourney sidibe’nin sisko oldugu icin kimsenin kotu demeye cesaret edemedigi cok demode, cok anane, cok berbat kiligi; jlo’nun, vera farmiga’nin ve avatardaki kizin ne var popom bi top kumas kustu gucune mi gitti modeli fiskirik elbiseleri; james cameron’in emekli oldum ama hala kendimi kugu golune cikicak yeni yetme balerin saniyorum bu anoreksikligim ondan tipli kemik torbasi karisi&#8230;</p>
<p><strong>Gecenin en romansspor ciftleri:</strong> ilk defa yanyana oturup bi de utanmadan elele tutusan karsi kaldirimda gorsem hamile kalirim javier bardem ve manitasi penelope cruz; brooklyn sosyetesi prens ve prensesi o kadar bagimsiziz ki disimizi bile beyazlatmadik sari sari geldik maggie gylnhall’la kocasi peter saarsgard; ve yasi yasina kilosu kilosuna denk, beraber yuruduk biz bu yollarda bakisli jeff bridges’le karicigi artik adi her neyse hanim</p>
<p><strong>Gecenin en sok sok sok kategorileri:</strong> kisa film cekenler yeni yetme film ogrencileri olmuyo muydu ortmenimmm saskinligina surukleyen gayet kelli felli almis basini yurumus butun kisa film kategorileri odul sahipleri amcalar teyzeler ananeler dedeler</p>
<p>İste boyleyken boyle ozlemisim valla sapsal blogumu kuzularim&#8230;Artik James Cameron’un her avatar sakasinda beliren siz benim dehamla dalga gecemezsiniz taaaam mi surat ifadesini, tarihin en maco ve a-politik savas filmlerinden birini cekerek oskari sirtlayan uniforma sevdalisi eski karisini, un prophet ve white ribbon’in hakki yendi dedikodularini, oskarlarin giderek surprizsiz kindellesmesini, ve obama etkisiymis, kadinin fendi oscara hermesmis  geyiklerini yazmiyorum. Onlari annenizin akilli bidik bloglarinda okursunuz bi zahmet</p>
<p>Ha bi de <strong>Gecenin en yacik be kiyamam ani:</strong> hala daha olen oglunun yasini tutan john travoltanin smokin mimokin fifilemeyip kotuyla sahneye cikmasi. Bi nevi oskar moskar hikaye size bisi olmasin kuzucuklarim mesajiyla bitiriyoruz o zaman&#8230;<br />
Mucukso kalipso</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.loonybinsblog.com/2010/03/tum-gercekleriyle-oskarlar-ve-dandanakan/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Birinci Geleceksel altin loonybin odulleri sunar:</title>
		<link>http://www.loonybinsblog.com/2009/11/birinci-geleceksel-altin-loonybin-odulleri-sunar/</link>
		<comments>http://www.loonybinsblog.com/2009/11/birinci-geleceksel-altin-loonybin-odulleri-sunar/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 03 Nov 2009 01:58:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Loony Bin</dc:creator>
				<category><![CDATA[an education]]></category>
		<category><![CDATA[film]]></category>
		<category><![CDATA[muzik]]></category>
		<category><![CDATA[new york]]></category>
		<category><![CDATA[ricky gervais]]></category>
		<category><![CDATA[swell season]]></category>
		<category><![CDATA[ulubey]]></category>
		<category><![CDATA[wayward cloud]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://loonybinsblog.wordpress.com/2009/11/03/birinci-geleceksel-altin-loonybin-odulleri-sunar</guid>
		<description><![CDATA[Seviyeli, kaliteli, ve SAMIMI (bi de bu cikti) olmasi kaydiyla elbette, sann-atsal &#38; hatta kulturel urunleri kuturdetmeyi ne cok sevdigimi biliyorsun sevgili asansorde kimse yokken dotune kacan donunu duzelten, ama bi yandan da lan acaba guvenlik kamerasi var midir telasina gark olan saygin okuyucu…Bu aralar neler izlenmis nelere cemkirilmis kimlere ne oduller verilmis gel bakalim [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Seviyeli, kaliteli, ve SAMIMI (bi de bu cikti) olmasi kaydiyla elbette, sann-atsal &amp; hatta kulturel urunleri kuturdetmeyi ne cok sevdigimi biliyorsun sevgili asansorde kimse yokken dotune kacan donunu duzelten, ama bi yandan da lan acaba guvenlik kamerasi var midir telasina gark olan saygin okuyucu…<br />Bu aralar neler izlenmis nelere cemkirilmis kimlere ne oduller verilmis gel bakalim hadi madem:</p>
<p><span style="font-weight:bold;">Yaziklar olsun sana verdigim emeklere odulu:</span> <a href="http://www.imdb.com/title/tt1058017/">invention of lying</a> filmiyle ricky gervais’e gidiyo. Bu adama verdigim emeklere, dizdigim incilere  yaziklar olsun azizim. Rickyciim <a href="http://www.imdb.com/title/tt0290978/">Office</a>’le kalbime taht kurmus, <a href="http://www.imdb.com/title/tt0445114/">Extras</a>’la capa atmis, her sabah metroya yururken dinledigim, dunyanin en katiksiz gerizekali insani Karl ve Extras’da da menajerini oynayan gizli hazine Steve Merchant ile yaptiklari dahiyane geyik <a href="http://www.rickygervais.com/podcasts2.php">poscastleriyle</a> de kazik cakmisti. Sonra Office’in Amerikan versiyonunun  ve Ricky’nin odul torenlerinde yaptigi <span style="font-style:italic;">ah sizi gidi amerikalilar siziii </span>sakalarinin basarisinin gaziyla bi hadi len bu adami hollywood’a pompalayalim aceleciligi basgosterdi. Dibine yanmis usulu <a href="http://www.imdb.com/title/tt0995039/">ghost town</a> diye zavalli bi film cektirdiler buna extras’daki o <span style="font-style:italic;">bisi isteme benden buz gibi sogurum senden</span> karakterinin sulandirilmis haliydi. Cok mikik bi filmdi amerikan b tipi rom-com, <span style="font-style:italic;">yaptim sakayi kaptim kizi leading man’i</span> olmamisti tabii rickycikden. Krediden yedirdik sesimizi cikarmadik. Sonra invention of lying haberleri geldi. Kendi yazip yonetecekti.  Kimsenin yalan soyleyemedigi bir dunyada looser bi senaryo yazari (ricky) ilk yalani soyleyip hayatini ve hayati degistirecekti.  Askmesk, din, sinema, para, un, sohret hersey tepetaklak olacakti. Bi heyecan bi hezeyan bu <span style="font-style:italic;">bugune kadar nasil kimse cekmemis lan</span> dahiyane konunun ricky’nin sarkastik ellerinde kimbilir ne sahane yerlere gidecegini hayal edip umitlendik. Sonuc maalesef husran. Yine bi denyo romantik komedi cabalari jennifer garnerla, bosa gitmis bi dolu sahane cameolar, kendi kendini aciklayan, firsat kaciran, sikici mi bayici bir film cikmis ortaya. İngiliz usulu cevik ateist komedi anlayisini amerikanlastirinca komik olmuyormus demek ki. Askolsun ricky.golden globe’da al bari gonlumuzu.<br /><a href="http://www.femalefirst.co.uk/image-library/port/376/r/ricky-gervais-channel4.jpg"><img src="http://www.femalefirst.co.uk/image-library/port/376/r/ricky-gervais-channel4.jpg" border="0" alt="" /></a><br /><span style="font-weight:bold;">Karpuz karpuz olali boyle muamele gormedi odulu:</span> Tayvanli Ming-liang Tsai’nin muhtesem <a href="http://www.imdb.com/title/tt0445760/">The Wayward Cloud</a> filmine gidiyo. <a href="http://www.loonybinsblog.com/2005/08/dig-it-beybi.html">Ulubeyle film zevkimizin ne kadar uyusmadigini</a> biliyosunuz artik. Ulubey evde olmayip da azcik zamanim oldugunda sayko zevklerimi tatmin edici filmler izliyorum ben de napiym abi hugh grantle bi yere kadar. Wayward da bu kategoriden mideye indirildi alt kattaki evlatlik bebekleri uyaniyo diye her dakka televizyonunuzu kisar misinizzz yapan lezbiyen ciftin lan kari abartti gunduz gozuyle  porno izliyo diye sikayet etmesini riske atarak hem de. Zira wayward bildigin konulu erotik. Kurakliktan kendini karpuza vermis bi tayvanda, porno yildizi Hsiao-Kang ile sevgilisinin hikayesini neredeyse hic dialogsuz ama nerden ciktigi belli olmayan trallalala danslar ve sarkilarla anlatiyor. Ben cok sevdim. İzleyin ama kulaklikla. </p>
<p><span style="font-weight:bold;">Ben guzele guzel demem guzel sismanlarsa odulu:</span>  sinemateklerin <a href="http://www.imdb.com/title/tt0243862/">italian for beginners</a>’dan taniyacagi Lone Scherfig’in <a href="http://www.rollingstone.com/reviews/movie/25457926/review/30307968/an_education">An Education</a> filmine gidiyo. gecen sene <span style="font-style:italic;">sana hediye aliyo gibi yapip aslinda kendime calistim sevdicek cikarciligi</span> kapsaminda ulubey’i <a href="http://www.playbill.com/news/article/124057-Chekhov_Is_a_Hit_Broadway%27s_The_Seagull_Recoups_Investment">broadway’e goturmustum cehov’un seagull</a>’ini izlemeye.  Basrollerde kristin scott thomas ve bay seksapel <a href="http://www.imdb.com/name/nm0765597/">peter sarsgaard</a> vardi (sana karsi bos diilim peter). Offf nasil sikildik nasil lan tEyatro bizim neyimizelendik anlatamam. Oyunda biraz bi bizi ayik tutan ha ne dio bakiym kimmis nolmuslandiran Nina rolundeki (hani konstantin’in yavuklusu da yasli yazar trigorin’e asik un meraklisi lolita) <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Carey_Mulligan">Carey Mulligan</a>’di. An Education’da da mulligan ve sarsgaard basroldeler. Senaryoyu <a href="http://www.imdb.com/title/tt0146882/">high fidelity</a>’nin falan yazari Nick Hornby yazmis severler guzeli gencuse. Sundance’den oduller bi gaz bi gaz reviewlar oscar buzzlari falan iyi madem gidelim dedik. Yok anacim olmamis olamamis. Mulligan 1961 ingilteresinde yasayan cok ama cok zeki cok ama cok guzel ve cok ama cok bakire bi jenny’i, sarsgard da onun aklini celen parali ve kulturlu <span style="font-style:italic;">gel bir seni egiteyim gor bak sonra neler edeyim</span> David’i oynuyo. Mulligan’in kabiliyetini, sonraki guzel islerinin isaretlerini, bir yildizin dogusunu izlemek icin fena firsat degil ama offf o klise karakterler o salako hikaye falan cekilmiyo hic. Alfred Molina bile cekilmiyo. Ustelik petercim da sismanlamis, hem de ne kotu bi sismanlama boyle asiri sisman erkekler zayifliyinca hani memelerin yanindan garip orantisiz bi yag sarkar ya o hesap. Normalde yakisikli oyuncularin yari ciplak sahneleriyle gozumu boyatirim kotu filmlere ses cikarmam ama olmadi bu sefer. Vurun martiyi diyorum kendilerine gebersin de kurtulalim aman of. <br /><a href="http://www.icelebz.com/movies/an_education/poster.jpg"><img src="http://www.icelebz.com/movies/an_education/poster.jpg" border="0" alt="" /></a><br /><span style="font-weight:bold;"><br />Ben sana hayran sen cama tirman new york odulu:</span> icinde fatih akin’in da oldugu farkli yonetmenlerin cektigi, new york’da gecen kisa kisa ask hikayelerinin harmanlanmasindan olusan <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/New_York,_I_Love_You">New york I love you</a> filmine gidiyo. Cekildi cekilecek hallerinden, sinemalarda trailer’inin donmeye baslayip aaa resmen ugur yucel’in yuzu koca ekranda heyt be ahan da fatih akin yazdi asamasina kadar son derece heyecanla, cirpintiyla ve gururla bekledik bu filmi. Saka diil, eni konu bir hollywood produksiyonunda iki memleketli iyi adam olunca, esliginde nathalie portmanlar, mira nairler, chris cooperlar, robin wright pennler, julie christieler daha kimler kimler, insanin bi ici icine sigmiyo vesselam. Filmi bir de suslu de la puslu premiere’inde izledik. Cok guzel bir geceydi ama cok guzel bir film degildi maalesef. Creme de la creme kadrosuna, iyi yonetmenlerine ragmen biraz NYU Film School donem odevi gibi olmus filmler. Belki mutlaka bir ask oykusu olacak diye kisitlamasalarmis adamlari daha orjinal bisiler cikabilirmis ama sonuc biraz vanilya, biraz turistik bi New York olmus. Bence yurt disinda gosterime girdiginde begenilecektir, ama New York’da New Yorklular pek yemedi bu balthazarda kahvalti, pastisde aksam gibi klise replikli filmi. Cokca insan da filmin “beyaz”ligindan dem vurdu etnik gruplarin streotype temsiliyetinden&#8230;. Ama iyi haber de su: filmin en iyi kismi fatih akin’inkiydi. Ugur yucel cin mahallesinde yasayan ve karsi dukkandaki kiza kafayi takmis son demlerde yikik dokuk bir ressami oynuyo. En “kisa film” tadinda, bi hikayesi olan, bi yerden kopmus gelmis, baska yerlere de gidebilirmis hissini veren, ve yasayan bi new york mahallesini kullanmayi kotarmis film buydu, guz<br />
el de reviewlar aldi. İzleyin bence. <br /><a href="https://secure.bluehost.com/~loonybin/wp-content/uploads/2010/01/bio_photostreet.jpg"><img src="https://secure.bluehost.com/~loonybin/wp-content/uploads/2010/01/bio_photostreet.jpg?w=300" border="0" /></a><br /><span style="font-weight:bold;">Sanatcilar olgunlasmasin imza kampanyasi odulu:</span> <a href="http://www.theswellseason.com/">swell season</a>’un yeni albumune gidiyo. swell’i <a href="http://www.loonybinsblog.com/2008_01_01_archive.html">cildirarak sevdigim once’dan hatirlarsiniz</a>. Hani su kalbime bicak gibi saplanan sarkilarin oldugu, minicik ici dolu tursucuk film. Filmden sonra Glenn hansard ve Marketa Irglova hem asklarini hem de muzikal birlikteliklerini (hahahhaha bu lafi kullanmayi hep istemisimdir) devam ettirdiler. Gecen yaz central park’da izleyip lann bunlarinki asksa bizimki ne menvalinden huzunlere gark olmustuk ulubeyle. Sarkilar daha eskimeden yeni album haberi geldi: strict joy adi. Glen’le Marketa ayrilmislar aaa yikildik, ama bu ayriliktan sahane bi album cikar kesin bencilligiyle de sanki sevindik. Yok maalesef, bu da olmamis. Sarkilar guzel ama hancer bicak yok, karin agrilari, glen’in tutmayin beni seviyorum hulenn ciglik vokalleri de yok. Olgunlasmis bunlar. Biraz da Marketa dizginlemis sanki Glen’in Frames’den gelen rock hallerini. Dinliyorum, siz de dinleyin derim ama iste cok da guzel diil.</p>
<p>Bi de gecen ay canli canli gordugum <span style="font-weight:bold;">juliette binoche &amp; robert redford</span> maceralarimi yazcaktim aslinda ama onlar kendi postlarini hakediyorlar bi dahaki sefere kalsinlar.</p>
<p>Ha bi de bu postu, kivircik saclarini luleleri bozulmasin diye taramayan suslu kizlarim, gecenlerde bana cok tatli bir mail atip “blogun muptelasi oldum. En bastan basladim bitince ne halt edicem yeni biseyler yaz” diyen s.’ye ithaf edelim bakalim. Yazisiz kalmasin kimse, aaa darilirim bak.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.loonybinsblog.com/2009/11/birinci-geleceksel-altin-loonybin-odulleri-sunar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>teoride aysun kayaci pratikte coney island</title>
		<link>http://www.loonybinsblog.com/2009/09/teoride-aysun-kayaci-pratikte-coney-island/</link>
		<comments>http://www.loonybinsblog.com/2009/09/teoride-aysun-kayaci-pratikte-coney-island/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 05 Sep 2009 05:42:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Loony Bin</dc:creator>
				<category><![CDATA[boyle de bisi oldu]]></category>
		<category><![CDATA[coney island]]></category>
		<category><![CDATA[new york]]></category>
		<category><![CDATA[ulubey]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://loonybinsblog.wordpress.com/2009/09/05/teoride-aysun-kayaci-pratikte-coney-island</guid>
		<description><![CDATA[Yaz boyunca evin salonu belek otel havuzbasi, mutfak kaleici kebapci ocakbasi Antalyasal derecelerde seyrettiginden yatak odasinda ve mahallemizin bilumum kafelerinde hapis yasadik. Ev oyle sicakti ki mesela eski filmlerdeki gibi acilen dogum yapan biri olsa ve ebe otoriter bi ses tonuyla “cabuk su kaynatin temiz havlu getirin!!!” diye emretse valla kaynatamam ablacim cok sicak oluyo [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yaz boyunca evin salonu belek otel havuzbasi, mutfak kaleici kebapci ocakbasi Antalyasal derecelerde seyrettiginden yatak odasinda ve mahallemizin bilumum kafelerinde hapis yasadik. Ev oyle sicakti ki mesela eski filmlerdeki gibi acilen dogum yapan biri olsa ve ebe otoriter bi ses tonuyla “cabuk su kaynatin temiz havlu getirin!!!” diye emretse valla kaynatamam ablacim cok sicak oluyo bayiliyoruz diye cemkiricek halde ve biz kendimiz kaynama noktasindayiz be umrumdu senin bebeeeen gicikliklarindaydim. Ha BI DE bu new york’un yine iyi halleri&#8230;bu kadar igrenc iklimli bi cografyanin (yazlar nemli ve kabus kislar dotumuz donuyo ve ruzgarli) dunyanin merkezi haline gelmis olmasi da beni ayrica lady gagalandiriyor sevgili tatilden yeni donmus yanik tenli bihterciklerim&#8230;</p>
<p>Hava boylemesine sicakkene ulubeye cok defalar yavrucum nolur bi deniz kenarina gidelim bak ada burasi ada 4 yanimiz su (bir adanin kac yani olabilir sayin cosinus: geometrim de cografyam kadar iyidir) yalvararak nafilelendim. Ulubey havuzbasi sevmez beach’e alerjik falan derken butun sosyetik  -hadi sosyetigi gec  medeni -hadi medeniyi gec burjuva secenekleri reddetti tabii Mr. o bir kovboy o bir halk cocugu. Sonra gunlerden bir gun <a href="http://www.google.com/search?q=coney+island+&amp;ie=utf-8&amp;oe=utf-8&amp;aq=t&amp;rls=org.mozilla:en-US:official&amp;client=firefox-a">Coney Island</a>’a gidelim bak hani <a href="http://www.imdb.com/title/tt0075686/">Annie Hall</a>’da var boardwalk falan romantik olur dedim o da aaaa olur diyiverdi biz kalktik sabah koru atladik trene koyulduk yola. <br /><a href="http://gothamgazette.com/graphics/coney.jpg"><img src="http://gothamgazette.com/graphics/coney.jpg" border="0" alt="" /></a><br />Simdi new york yabancilari icin soyle ozetleyebilirim durumu: coney island manhattan’dan bir saat uzaklikta, brooklyn’in guneyinde atlantik okyanusuna bakan bir plaj kasabasi. Bi dolu filme, kitaba, muzige konu olmus, boardwalk’i, mermaid parade&#8217;i ve bugun tarihi eser kabul edilen cogu da kapanmis lunaparklariyla meshur&#8230;mesela annie hall’da woody’nin babasi carpisan arabalarda calisir hani, <a href="http://www.imdb.com/name/nm0004716/">Darren Aronofsky</a> civarlidir: <a href="http://www.imdb.com/title/tt0138704/">Pi</a>,  turk genc kizlarinin gozdesi <a href="http://www.imdb.com/title/tt0180093/">Requiem for a Dream</a> falan oralarda gecer, Sopranos’un bi dolu bolumu keza&#8230;<a href="http://www.youtube.com/watch?v=ZPrIulnAblk">Lou Reed</a>, <a href="http://www.youtube.com/watch?v=U1UwvzFlwOE">Tom Waits</a>, <a href="http://www.youtube.com/watch?v=z716iSG_KMc">David Bowie</a>, <a href="http://www.youtube.com/watch?v=-ws50OwSgdQ">franz ferdinand</a>, <a href="http://www.youtube.com/watch?v=1j0FR8y0RNk">death cab for cutie</a> sarkilarinda adi gecer&#8230;<br />(kopek gibi linkledim tiklamazsaniz darilirim sarkilari dinleyerek okuyun yaziyi bakiym) </p>
<p>Amma velakin bu cool referanslara ragmen coney island son derece de turistik ve vicikvicik ve halk plaji bi yerdir. -Mis yani. Ne bilym ben.  populer kulture guvendim guvenmez olaydim, ben bilirim buralari havamdan kimseye de sormadim, kimseden oyk igrenc diye de duymadim bugune kadar, ulubeyden ok almanin suursuzluguyla bi googlelamayi bile aman vazgecer mazgecer riskinde gorup ciktim yola&#8230; halbuki simdi simdi anliyorum ki kimseden coney island igrenctir gitmeyin diye bisi duymamis olmamim sebebi bugune kadar, bunun bi nevi sinifsal bi bilgi olusuymus&#8230;simdi mesela gulhane parkinda cok epheral ya da cute bi moda cekimi gorup begenebilirsiniz ya da yeri gelir ben bir ceviz agaaaciyimmm diye cildirabilirsiniz ama kalkip gulhaneye gitmezsiniz, arkadaslariniza da abi gulhaneye gitme sakin cok feci demezsiniz cunku buna gerek duymazsiniz sosyallesme dagarciginizda oyle bir ihtimal yoktur cunku. (buraya kadar okuyup burda aaa sinifci pislik soku geciren okuyucudan ozur dilerim evet haklisiniz aysun kayaci bi post oldu napalim begenmeyen kafkasina almasin)<br /><a href="https://secure.bluehost.com/~loonybin/wp-content/uploads/2010/01/7-779-4b5i000z.jpg?w=300"><img src="https://secure.bluehost.com/~loonybin/wp-content/uploads/2010/01/7-779-4b5i000z.jpg?w=300" border="0" alt="" /></a><br />Tahminim serin bir sonbahar ogleden sonrasi coney island’a park edilse cok kisa film cektik arkadaslarla olmus mu bi gun de gecirebilir bazi model insan&#8230;oyle de bi eskimis pop sarkisi havasi alinabilir, bi atkinin icinde kalmis ipeksi saclar ruzgari esebilir, odagi bozuk resimler cekilinip devianart sarmallarina sarinilabilir&#8230;</p>
<p>Ne ki bana dar geliyor gobeim firtliyor boyle kiliklardan..ben istedim ki bir okyanus, bir kum bir de ulubey&#8230;icabinda bi sosisli bi kitap bir gun olsun&#8230;ama olmadi&#8230;giderek kalabaliklasan metronun nufusu, tren koridorunu kaplayan devasa buz kutulari, yol boyunca yenen yumurtali sandviclerin kokusu ve  amerikanin bir numarali sorunsali tavan yapan teenager desibelinden ipuclarini aldiysak da BU KADDAR olacagini tahmin etmedik. Sonucta koca okyanus dedik anasini satiym. Ama 2 saatlik yolun sonunda 15 dakika dayanabildik ve ayagimizi suya bile degdirmeden Sasal (poland spring olsun hadi) sise sulariyla kafamizi islatip gerisin geri trene attik kendimizi&#8230;bu onbes dakkanin onunu da kenardan satin aldigimiz zittirimoktan semsiyeyi kuma sabitlemek icin harcadik ustelik&#8230;</p>
<p>Manzara suydu cunku: kumun ustunde cadir kurmus 20ser kisilik aileler, ev yapimi naylon kabanalar, pilli teyplerden gozeneklerimize tecavuz eden ucuz latino muzikler, cayircayir cocuklar, alisan haltetmis kum ustu mangal dumanlari, camur kaplanmis duslar, milim yer olmayan bir sozumona okyanus ve santim golge olmayan bir plaj&#8230;ortam o kadar absurd ve sicak basa gecmis bir haldeydi ki mesela boardwalkin kosesinde minnak bi cimlik alanda adamin teki devasa bi piton yilanini boynuna sarmis guya show yapiyo ama onu bile izleyen yok&#8230;.kendi kendine adam yilanla hahahahhaha</p>
<p>Ayhh enivey plaj bizim neyimize, okyanus bizim neyimize, haftasonu kacamagi bizim neyimize tabii de&#8230;. İyi de oldu aslinda. Feci simarmis ben her milimini bilirim bu sehrin pehhhh havalarimi, ayhhh sikildim bu sehirden nankorluklerimi gordu matmazel new york, bana bi al sana kapagi yapti. Bu kadar orta mali bi bilgiye bile erisememissin madem sittin senedir, coney island’a gidilmiyceini bile bilmiyosun madem&#8230;al bakiym sana mustahak yapti. Yani <a href="http://everything2.com/title/Max+Cohen">max cohenlerim</a> <a href="http://www.imdb.com/character/ch0003312/">marion silver</a>larim iki bolum arasi on santim boy atan bulent ziyagillerim New yorkla boy olcusulmeyecegini yineyeniyeniden anlayarak giriyoruz fall sezonuna. Ayagimizi denk alarak, geceleri calisirken denk alinmis ayaciklarimizin usumesinin kiymetini bilerek, battaniyenin altina sokularak. Hadi bakalim hepiniz hosgeldiniz loonybin fall sezonu acilmistir kirmizi kurdelelerle FELAM.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.loonybinsblog.com/2009/09/teoride-aysun-kayaci-pratikte-coney-island/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bomba Imha Timi ve Juliette</title>
		<link>http://www.loonybinsblog.com/2009/07/bomba-imha-timi-ve-juliette/</link>
		<comments>http://www.loonybinsblog.com/2009/07/bomba-imha-timi-ve-juliette/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 14 Jul 2009 04:58:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Loony Bin</dc:creator>
				<category><![CDATA[boyle de bisi oldu]]></category>
		<category><![CDATA[new york]]></category>
		<category><![CDATA[tamba tumba]]></category>
		<category><![CDATA[ulubey]]></category>
		<category><![CDATA[williamsburg]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://loonybinsblog.wordpress.com/2009/07/14/bomba-imha-timi-ve-juliette</guid>
		<description><![CDATA[Haftasonu williamsburgdeki Beer Garden’a gittik bi arkadasimin dogumgunu icin ve maceradan maceraya hopladik sevgili joey tribianilerim&#8230;Williamsburg bi zamanlar Manhattan’dan kacis mekkesi, ruhumuzun sayfiye yeri gibi juri ozel odullerine sahipti ama artik maalesef “oldu”, Galata sendromu mu dersiniz, Alacati gribi mi iste ondan kapti buyusunu yitirdi&#8230; yine de bi suru yere on basar bes ceker gidiyoruz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Haftasonu williamsburgdeki <a href="http://www.radegasthall.com/index.php">Beer Garden</a>’a gittik bi arkadasimin dogumgunu icin ve maceradan maceraya hopladik sevgili joey tribianilerim&#8230;Williamsburg bi zamanlar Manhattan’dan kacis mekkesi, ruhumuzun sayfiye yeri gibi juri ozel odullerine sahipti ama artik maalesef “oldu”, Galata sendromu mu dersiniz, Alacati gribi mi iste ondan kapti buyusunu yitirdi&#8230; yine de bi suru yere on basar bes ceker gidiyoruz seviyoruz falan&#8230;</p>
<p>Williamsburg’e giden L trenine gencler Love Train diye isim takmis cunku kizlar guzel oglanlar havali, bi American Apparel ve vintage ruzgari esiyo flortlesmeler kesismeler girla&#8230;( Gerci <a href="http://images.google.com/imgres?imgurl=http://nymag.com/images/2/daily/intel/07/09/28_packedtrain_lg.jpg&amp;imgrefurl=http://nymag.com/daily/intel/2007/09/too_many_hipsters_bring_down_l.html&amp;usg=__ZBDJKT8E8xWolyyGGv3l6o8AKlE=&amp;h=375&amp;w=560&amp;sz=80&amp;hl=en&amp;start=6&amp;um=1&amp;tbnid=gI5xtQraYpyYfM:&amp;tbnh=89&amp;tbnw=133&amp;prev=/images%3Fq%3Dl%2Btrain%26hl%3Den%26client%3Dfirefox-a%26rls%3Dorg.mozilla:en-US:official%26sa%3DG%26um%3D1">Hell Train</a> de diyenler var ama o ayri bi yazi konusu..)Biz de ulubeyle vitrin bakiyoruz halimizden memnunuz. Benim zaten hayatta en sevdigim sey ulubeyle trene binmek niye bilmiyorum bi romantik geliyo. Belki tren hareket ettigi surece baska hicbiryerde olabilme ihtimalinin olmamasinin verdigi teslimiyet ve rahatlik, belki trende kimseyi tanimiyo olmak bi biz versus dunya hali, belki kimsenin dilimizi bilmemesi ve istedigimiz gibi konusabilmek, bi yere gidiyosak birazdan eglenceli seyler olucak, eve donuyosak da  kaldik basbasa hissi, bunlarin hepsi iyi geliyo bana sanirim. Bi de tabi soyle bi durum var ben toplu tasima araclarina bindigimde hemen bi etrafi kolacan ederim ola ki bi durum oldu ne bilym bomba dustu kotu adamlar treni ele gecirdi kimin kafasi calisir kimle suc ortakligi ederim, kim Jack kim Sawyer kim Locke falan diye ve mumkumse mavi yerine kirmizi kabloyu kesmeyi bilecek birinin yanina oturmaya calisirim &#8230;hahahaha yaaa bole de sayko bi insanim. Neyse sanirim ulubey olunca bu Jodie Foster aksiyon filmi hallerim de bi sakinliyo. </p>
<p><a href="http://bloggy.com/mt/archives/L-train-no-trains.jpg"><img src="http://bloggy.com/mt/archives/L-train-no-trains.jpg" border="0" alt="" /></a></p>
<p>Beer garden’da masa paylasmak mecburiyetten. Bizim sansimiza da sarhos irlandalilar dusuyo ki of of oof. Ben teoride Irlandalilarin Iskoclarin falan hastasiyim ah aman ne seksiler aman ne coollar ah o aksanlanirim hemen.  <a href="http://www.loonybinsblog.com/2008/01/yeni-damien-rice-ve-golden-globes.html">Sarkicisina turkucusune ayri hayranim zaaati biiyosunuz..</a>Ama pratikte tahammul edemiyorum kardesim bu da ne tur bi irkciliksa artik. Tabi filmlerde koyuyolar bunlarin arkasina yemyesil cimleri veriyolar ellerine bi gitar bi de kavusulamayan eski sevdicek ya da kavusulamayan eski ideoloji gelsin The Commitments’lar gitsin In the name of fatherlar&#8230;Halbuki bunlarin sarhos modeline  pacayi bi kaptirirsan valla Bodrum’da pembe popolu Ingiliz turistlerle Gumbet diskolarinda mahsur kalmistan beter olursun oh la la.</p>
<p>Enivey..Dediklerinden hicbisi anlamadiimiz Irlandalilari her anlar gibi yapip hi-hi evetledigimizde kadeh tokusturmaktan kafalari bulduk ve Beer Garden’i terkedip kendimizi <a href="http://www.juliettewilliamsburg.com/">Juliette</a>’e attik kalan saglar bizimdir ekibi olarak.Burasi benim diil Williamsburg’de koca New York’da en sevdiigim yerlerden biri..Yan catidan komsunun kedisi gelir, mohitolar superdir, teras pufur pufur eser, misafir gezmesini de kaldirir, oylesine ugramayi da falan derken kendimizi mohitolarin nanesi ve hayatin gayesi sohbetine verip cilalandik. Ama hava bi soguktu ben de kot montumu usuyen birine vermisim ve garsona “acaba pasmina falan gibi bisey var midir?” deme gafletinde bulunmamla hipster ironik sac kesimli garson cocuk k-o-p-t-uuuuuu. Nasil bi gulmek ben yerin dibine gectim allaaaan mal manhattanlisi pasmina istedi yaaa sen bizi ne sandin bacim kategorisinden cocuk da turizm otelcilik tarihine gecti musterisinin suratina patlayan sarkastik garson kategorisinden. Bu arada 2de bir de kediyi soruyorum kedi geldi mi kedi gitti mi kediyi getirsene cocuk iyice gicik oldu bana. Masadaki adi arkadas bozuntulari da ehe kusura bakmayin bin monte carlodan geldi falan gibi gerzo esprilerle iyice eziklediler beni. </p>
<p>İntikamimi kendini cok down-to-earth sanan ekibi yeryuzunun en lesh barina goturerek aldim ben de sonra oh canima degsin. Burasi sanirim Williamsburg’de gece 2den sonra kendine diil one night stand aciyi hafifleticek bi hamburger bile bulamamislarin son duragiydi zira ben daha bu kadar cirkin ve daha cirkin insani bir arada gormedim, ismi mismi de yoktu.  Biz de yedigun portakal-etil alkol kokteyllerimizin de etkisiyle geceyi ufak capta bi ilk yardim kriziyle sonlayip trenlere dagildik. Ben hemen etrafi kolacan etmeye basladim klasikk&#8230; Ama Love train olmus mu sana Looser train..Bi ucta  kustu kusucak zenci bi kizcagiz, hemen yaninda yem olucagi kurt ve de kush, obur ucta horul horul uyuyan bi adamcagiz ve onunla resim cektiren frat boylar, diger tarafta sevismeye bes var dayan kizim sizma bak noolur ciftler derkeennn ulubeye baktim. Hem Jack’im hem Sawyer’im biricik Mc Gywer’im diye gecirdim icimden: ola ki bi durum oldu ne bilym bomba dustu kotu adamlar treni ele gecirdi iste bu adamin yanina oturulur didim&#8230;</p>
<p>sonra dusundum alla alla 2 yazidir icim bi ferah noluyo ki ne diye. Sonra Manhattan&#8217;a, eve geldim&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.loonybinsblog.com/2009/07/bomba-imha-timi-ve-juliette/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mesurlar ve Hayatimdaki Yerleri ve Onemleri</title>
		<link>http://www.loonybinsblog.com/2009/06/mesurlar-ve-hayatimdaki-yerleri-ve-onemleri/</link>
		<comments>http://www.loonybinsblog.com/2009/06/mesurlar-ve-hayatimdaki-yerleri-ve-onemleri/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 16 Jun 2009 03:18:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Loony Bin</dc:creator>
				<category><![CDATA[boyle de bisi oldu]]></category>
		<category><![CDATA[mesurlar]]></category>
		<category><![CDATA[murathan mungan]]></category>
		<category><![CDATA[new york]]></category>
		<category><![CDATA[ulubey]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://loonybinsblog.wordpress.com/2009/06/16/mesurlar-ve-hayatimdaki-yerleri-ve-onemleri</guid>
		<description><![CDATA[Bi keresinde annemin bi arkadaslarina yemege gitmistik..Gece uzadi uzadi bi akademik aliyo eline sazi bi oburu vokal yapiyo derken bize tatli bi uyku bastirdi. Bunca yilin verdigi pratikle “hi-hi evet” otopilotuna baglayip misillanmaya basladik kiii&#8230;annemden soyle bi cumleyle uyandim: “Bin Murathan Mungan’i cok sever, siir yazar ve mesurlarin hayatini cok iyi bilir!” Dan, dan , [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bi keresinde annemin bi arkadaslarina yemege gitmistik..Gece uzadi uzadi bi akademik aliyo eline sazi bi oburu vokal yapiyo derken bize tatli bi uyku bastirdi. Bunca yilin verdigi pratikle “hi-hi evet” otopilotuna baglayip misillanmaya basladik kiii&#8230;annemden soyle bi cumleyle uyandim: “Bin Murathan Mungan’i cok sever, siir yazar ve mesurlarin hayatini cok iyi bilir!” Dan, dan , dan, dandanakan!! Annem acaba benimle en son 12 yasimda mi konusmustu, uyanik miyim diye kontrol mu ediyodu, sarabi mi fazla kacirmisti, ben halusinasyon mu goruyodum ve en onemlisi ulubey beni bi daha hic sevmiycek miydi&#8230;Bunlar o geceden sonra terapi seanslarimin Damat Ferit sorulari olarak kosetaslandilar ama degismeyen bir sey baki kaldi ki o da mesurlar, hayatimdaki yerleri ve onemleri sevgili dünlük&#8230;Bugunlerde de mesurlarim ve ben yine bir cok ani paylastik. Soyle ki:</p>
<p>-Gecenlerde Elif Safak’dan bir email geldi. Konu: an emergency please !! Baktim adres de has be has kayitlara uyuyor, aldi beni bir heyecan. Acaba Elif Safak’in bana ne icin ihtiyaci vardi? Pastis’in yerini mi soracakti,  baby sitter mi lazim olmustu,  yoksa (evet evet kesin buydu), yeni romaninin bir yerinde tikanmis ve  benim “gozume” mi ihtiyac duymustu? Buyuk bir heyecanla emaili actim ve ogrendim ki none of the above. Elif Safak Hollanda’da tatil yaparken paralarini &amp; pasaportunu caldirmis, internete de cok az access’i varmis ve otel parasini odeyemedigi icin acilen 1400 euro gondermemi rica ediyomus, gelir gelmez geri odiycekmis. Emailde bincim tatlicim Sems’im en yakin arkadasim gibi bana yonelik bir hitap olmamasina, mesajin ingilizce yazilmis olmasina, parayi gonderecegim banka hesabinin belirtilmemis ve Elif Safak’in parasi calindiginda mesela kocasini, annesini falan degil de beni ariyor olmasina hic kafayi takmayip derhal ulubeyi cagirdim ve cek defterimi getirmesini soyledim.  Ulubey benim iyice fittirdigimi ima eden birseyler mirildandi ve “istersen hazir elimiz degmisken Nijerya’daki kuzenlerimize de para gonderelim” dedi ama dogrusunu istersen ben ne kastettigini pek anlayamadim. </p>
<p><a href="https://secure.bluehost.com/~loonybin/wp-content/uploads/2010/01/b5.jpg"><img src="https://secure.bluehost.com/~loonybin/wp-content/uploads/2010/01/b5.jpg?w=210" border="0" /></a></p>
<p>-Gecenlerde disari ciktik. Dis-dis-tis-tis. Tuvalet sirasinda beklerken bi baktim mesur sunucu Kelly Choi onumde duruyo ve daha da onemlisi ikimiz de dunyaya ayni promil seviyesinden  bakmaktayiz. New York gece hayatinda Istanbul tuvaletlerindeki pacoz kesismeler ve “Istesem manitani 5 dakkada ayartirim da isim olmaz” bakislari yerine bi dayanisma havasi ve aman elbisen ne tatli, aman da aman ayakkabilarin ne coolvari yazismalar dominant oldugundan Kelly Choi ve guluyor mu hickiriyor mu belli olmayan arkadasina ben de katildim ve bi anda 3umuz arkamizdan biri kurmus gibi dansetmeye basladik. Sonra Kelly’nin arkadasi eliyle ssshhhh!! isareti yapip sasirtici bi ust govde gucuyle bi hamlede tuvalet levhasini soktu ve levhayi kocaman memelerinin arasina sokarak gozden kayboldu. Ben de bizimkilerin yanina donup abi biliyo musunuz kimi gordummlendim ama Kelly Choi’u benden baska taniyan kimse cikmadi ve geceye kaldigimiz yerden ve dolayisiyla mesursuz devam edildi. Buna biraz icerledim cunku herkes cok iyi bilir ki yaninizda bir meshur oldugunda cok daha fazla eglenirsiniz.</p>
<p>-Gecenlerde bi arkadaslarimizla mangal yapiyoduk, masadakilerden biri de hamileydi. Kiz hicbir supheye mahal vermeden hamburgerleri goturuyodu ama megersem orjinali vejeteryanmis ve hamileliginin son ceyreginde baslamis bu etoburluk vaziyeti. “Aaa ne acayip hic boyle bisi duymus muydunuz” diye konusurken ben “evet benim bi arkadasima da olmustu tipkisinin aynisi” dedim. Sonra bes saniye dusununce o arkadasimin bi arkadasim diil Friends’deki Phoebe oldugunu anladim. </p>
<p>-Gecenlerde cok mesur bi insan olan Nigerya Krali amcam vefaat etmis. Tanimadigim ama cok seker olduklari her hallerinden belli olan kuzenlerimden bir suru email aldim. Mirasin milyonlarca dolari buldugunu, tek yasal varisin de ben oldugumu yazmislar. Ama bu karisik ortamda kalkip Nijerya’ya gitmeme gerek yokmus. Zaten ulke yasalarina gore vatandas olmayanlar miraslarini almak icin Nijeryali birinin imzasina ihtiyac duyuyorlarmis. Bu yuzden eger acilen bi 5 bin dolares yollarsam burokratik islemlerle onlar ilgilenip parami hemen gonderebilirlermis. Sımdi ulubey’in neden Elif Safak’a para gondermeme karsi ciktigini anladim. Az kalsin butun parami harcayip mirasima konamicaktim ya ne salaaaam, iyi ki ulubey var.</p>
<p>İste boyle sevgili dünlük. Mesurlar ve ben ayrilmaz bir ikiliyiz. Bu arada Murathan Mungan’a siir dosyami ve bazi sarki sozlerimi yolladim. Simdiden cok heyecanlaniyorum. Cevap gelince tekrar yazarim. <br />Mucux mucux. <br />Bin.</p>
<p><span style="font-weight:bold;">EDIT</span>: eticinlerim, kuzusarmalarim, chipmunklarim olaya aciklik getiriyorum murathan mungan&#8217;a siir falan gondermedim hahahahaha gulben ergen&#8217;e ninni de gondermedim aaaa bayiliciiimmm bi kisi daha sorarsa ya silvuple cikolatali sufle. reading comrprehension sifir, oturun!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.loonybinsblog.com/2009/06/mesurlar-ve-hayatimdaki-yerleri-ve-onemleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ah bir de turk sanat muzigi albumu cikarsaniz</title>
		<link>http://www.loonybinsblog.com/2009/05/ah-bir-de-turk-sanat-muzigi-albumu-cikarsaniz/</link>
		<comments>http://www.loonybinsblog.com/2009/05/ah-bir-de-turk-sanat-muzigi-albumu-cikarsaniz/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 12 May 2009 17:17:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Loony Bin</dc:creator>
				<category><![CDATA[dogum gunu]]></category>
		<category><![CDATA[hopciki]]></category>
		<category><![CDATA[ulubey]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://loonybinsblog.wordpress.com/2009/05/12/ah-bir-de-turk-sanat-muzigi-albumu-cikarsaniz</guid>
		<description><![CDATA[cezvem ulubey &#38; ben nazik tebrikleriniz icin tesekkur ederizhi-hi evet bugun benim dogumgunum]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://secure.bluehost.com/~loonybin/wp-content/uploads/2010/01/chantalpope4.jpg"><img src="https://secure.bluehost.com/~loonybin/wp-content/uploads/2010/01/chantalpope4.jpg?w=300" border="0" /></a></p>
<p>cezvem ulubey &amp; ben nazik tebrikleriniz icin tesekkur ederiz<br />hi-hi evet bugun benim dogumgunum</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.loonybinsblog.com/2009/05/ah-bir-de-turk-sanat-muzigi-albumu-cikarsaniz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>evdeki barismancolar</title>
		<link>http://www.loonybinsblog.com/2009/01/evdeki-barismancolar/</link>
		<comments>http://www.loonybinsblog.com/2009/01/evdeki-barismancolar/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Jan 2009 04:01:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Loony Bin</dc:creator>
				<category><![CDATA[baris manco]]></category>
		<category><![CDATA[boyle de bisi oldu]]></category>
		<category><![CDATA[ulubey]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://loonybinsblog.wordpress.com/2009/01/13/evdeki-barismancolar</guid>
		<description><![CDATA[Ulubeyle bi oyunumuz var. Adi “evdeki &#8230;&#8230;’yi gordun mu?” yani aslinda boyle bi oyunumuz yok. Yani oyun denemez cunku bi kere o yapti bi kere ben sonra devami gelmedi. Ilk round da bir bir bitti yenisemedik. Bu bizim evin kisirligindan mi, hayalgucumuzun kisirligindan mi yoksa oyunun salakligindan mi kaynaklanio bilmiorm ama. Gerci simdi dusundum de [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ulubeyle bi oyunumuz var. Adi “evdeki &#8230;&#8230;’yi gordun mu?” <br />yani aslinda boyle bi oyunumuz yok. Yani oyun denemez cunku bi kere o yapti bi kere ben sonra devami gelmedi. Ilk round da bir bir bitti yenisemedik. Bu bizim evin kisirligindan mi, hayalgucumuzun kisirligindan mi yoksa oyunun salakligindan mi kaynaklanio bilmiorm ama. Gerci simdi dusundum de oyunu yeteri kadar sik oynamamis olmamiz bunun bir oyun oldugu gercegini deistirir mi? Yani Büzur Mehir tavlayi 2 kere aile arasinda oynamis olsa bu tavlayi daha mi az tavla yapar? Hahaha Büzur Mehir…<br />Enivey. Sole oldu: ben bi aksam eve geldim, o aralar da baris mancoyla ilgili bisiler yapiorm, yorgun ve baslicam ama modundayim. Baktim ulubey degerlidegerli guluyo. Noldu dedim. Evdeki baris mancolari gordun mu dedi. Ha ne nerde benim dosyalara bisi mi oldu bilgisayara virus mu girdi die kotuye yordum hemen, cunku ben herseyi hemen kotuye yorarim. Ama bi yandan da eglenceli bi durum oldugunu hissettim ve hemen neselendim, cunku ben hemen herseye de neselenirim. Yok yok ole diil, evin bi yerinde baris mancolar gizli, ara bakalim bulabilcek misin dedi ulubey. Tralalalalla, Boole boydan boya dort bilemedin bes sekme mesafesi boyundaki evde aysecik stili seke seke (mutluyum mutlusun mutluyuz kuzenime asigim lan acaba enseste girer mi yokyok mutluyum mutlusun&#8230;) baris mancolari aramaya basladim. Aradim aradimmm aradimmm evin her milimine baktim bulamadim. Bi de bir deil bircok baris manco olcak ya. Iice zordu isim. <br />Sonra bi kac gun sonra ben de evdeki robotu gordun mu yaptim ulubeye. Bu sefer de o bulamadi. Ama hakkini vermek lazim onun baris mancolari cok daha orcinaldi. Bundan sonra senin adin Büzurbey olsun dedim ona&#8230;</p>
<p>Bakin bakalim minibüzurler siz gorebilcek misiniz baris mancolari? </p>
<p><a href="https://secure.bluehost.com/~loonybin/wp-content/uploads/2010/01/picture008.jpg"><img src="https://secure.bluehost.com/~loonybin/wp-content/uploads/2010/01/picture008.jpg?w=300" border="0" /></a></p>
<p><a href="https://secure.bluehost.com/~loonybin/wp-content/uploads/2010/01/picture007.jpg"><img src="https://secure.bluehost.com/~loonybin/wp-content/uploads/2010/01/picture007.jpg?w=300" border="0" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.loonybinsblog.com/2009/01/evdeki-barismancolar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

