Uncategorized

hellomello

Posted in Uncategorized on March 17th, 2010 by Loony Bin – 9 Comments

Sevgili Kuzusarmalari,
en en en sonunda yeni tasarima gecebildim & hem kendimi hem sizi malazgirt meydan muharebesinden kalma sayfadan kurtarabildim.
aferiM bana (akilli bidik)
madonna sizi inandirsin eski design o kadar eski o kadar puskuydu ki cakasim geliyodu agzinin orta yerine.
ama loonybini ilk yazmaya basladiimda (teee 2005) boyle oyuncakli tasarimlar sunlar bunlar bi yana, blogger’in kendine ait bi comment sistemi bile yoktu. piramit koleleri gibi calistik valla zamaninda size hizmet sunabilmek icin pehhh.
AMMA VELAKIN o eski sayfadan kurtuliym derken yillardir incikboncuk gibi dizdiginiz commentler de silinmek zorunda kaldi. hicbirini buraya tasiyamadim, cok ozur dilerim. cok ugrastim ama bi yol bulamadim. ama bi dosyada sakliyorum hepsini. evlenince ceyizime koyucam, dugunumde tek tek duvagima isleyip basima tac yapicam. soz.
ENIVEY…umarim yeni sayfayi seversiniz. biricikkuzucuk icidolutursucuk zenstati0n cok yardim etti, superduper bi insan kendisi. Butun resimler/cizimler/herbiseyler de dunyanin en yetenekli, en tatli, en minou kizi Pasli‘nin her zamanki gibi…
begenmediginiz bisi varsa NOBETCILER! diye bagirin ben duyarim.
mucuksokalipso…

moderen park hikayeleri

Posted in Uncategorized on August 23rd, 2009 by Loony Bin – Be the first to comment

** bir ay oldu yazmadim haklisin haklilar haklisiniz…apoletli misafirler icin ceyiz dantellerimi de cikaramadim ustelik, degil webmaster bulup eski pusku design’i ve kodu yenilemek, soyle bir ustten toz bile alamadim…napalim hava 40lara dayanmis, nem suzan avcinin sigara dumani kadar hain ve sinsi 4 bir cepheyi sarmis, ustelik akademi abla da manukyanliyorken acimadan, anca bu kadar oluyo sevgili gargamellerim…”arsivlerden havalanan” yapiyorum size eski bir yaz yazisini..tepe tepe okuyunuz

Allahtan parklar var..Manhattan’in akcigerleri..ya da yapay solunum makinasi mi demeli? En iyisi sey: metropol pasiflorasi..Onlar olmasa Allah muhafaza, restoran copu, insan kalabaligi, icerlerde yasak madem sokaklari somururuz mantikli sigara dumani, araba egzozu, gokdelen golgesi, sehir kaosu derken kanserden gidivericek kucucuk adamiz..
Riverside Park var mesela..orda “deniz” manzarasi ve yelkenliler..Battery Park var..orda Ozgurluk Heykeli ve Tribecacilar..Washington Square Park var..orda NYU ogrencileri ve her turlu yasadisi eglencelik..Bryant Park var..orda NY Fashion Week’in red careptina nazir yenecek doner-ekmek ve aksam sinemalari..Gramercy Park var..orda Uma Thurman ve kilitli kapilar..
Saymakla bitmez malum-ama en bi once Central Park var elbet..Dunya parklarinin baskenti.. Bazen cherokee kurtlar bile yolunu sasirip iniyor, orda ordekler, orda tasmasiz kopekler, orda spor manyaklari, bisikletler ve piknikciler..orda kanolar, faytonlar, muzisyenler ve buzpateni, beyzbol ve futbol ve hayvanat bahcesi ve donmedolap, ve isiklar icinde Tavern on The Green..ve bir gun olur da basimiza bir is gelirse bulusacagimiz agacimizin alti ulubeyle..
Tum farklari bir yana, her parkin ortak noktasi bi damlacik yaz gorunce soyunuveren gunese hasret New Yorklular var bir de..Bikinileri ve kalin kumsal romanlariyla kizlar, frizbileri havada kapan labradorlari ve six-packleriyle oglanlar..Bir de bendeniz varim..Orta Dogulu muhafazakar genlerime yenilip bir turlu cimlerde guneslenmeye cesaret edemeyen, ya biri gorurse, ya gobegim firtlarsa, ya ayip olursa telasli bir adet son derece Turkish bin..

Bu yaza kadar yani..Ilk cikan guneslerde karar verdim bitecek bu kroluk diye, giydim bikinimi icime, aldim dergimi vurdum kendimi hem de yanimda kalkanlik yapacak ne bi arkadas ne bi manita, Central Park’in cimlerine…Etrafta nerdeyse cirilciplak adamlar, kadinlar, obezinden filintasina en ufak bir kendine guven eksikligi sizdirmadan uzanivermisler sereserpe..Once biraz gobegimi aciyorum yanlislikla siyrilmis bi tshirt iluzyonu vermeye calisarak..Okumaya dalmis pozunda etrafi kesiyorum..vee bi anda dogrulup sanki biri uzaktan kumandama basmis gibi cabucak ve kesin bi hareketle soyunuyorum..Kimse, ama kimse umursamiyor bu kisisel tarihimde bir donum noktasi hareketi..ne donup bakan var, ne ohs yavrum yapan ameleler, ne ay kiza bak tek basina soyundu ortalik yerde yapan teyzeler..Ani bi manevrayla gokyuzunden pike yapan helikopterler de, yok anasini satiym..Ben, pembe bikinim ve soyundum ama entelim havami saglayan New Yorker dergim..basbasayiz..Basardim! helal olsun bin sana..medeniyet budur kardesim!
Bir hafta sonra, Natalie Portman’a rastlanilan sahane bir West Willage gezintisinin ardindan Hudson River Park’da molalaniyoruz ulubeyle..Ruzgar var, etegim devamli ucusuyor, ulubey telasli..Bense kendime guvenliyim, bozmaz beni bunlar artik…as bunlari diyorum..bak butun kizlar bikinili diyorum…Oysa yok oyle birsey..Birak bikinilisini..Etrafta tek bi hemcins bile yok..herkes ama herkes erkek..Parkin ortalama yag orani 0’a yakin, herkes tash, herkes elele..herkes gay! Modern parklar zincirinin son halkasina ermis olmanin sehirli gururu ve ulubeye caktirmamaya calistigim “bizim manitayi kesen var mi” Anadolu endiselerimle bilincimin tahterevallisinde gidip geliyorum…Ulubey yelkenlilere bakip hayal kuruyor ve etegim acilmis acilmamis umru olmuyor.. Adolesan hayatinin park nosyonu Ankara Kugulu Park’in banklarindan ibaret ben, biraz bozuluyor muyum ne?

Bir hafta daha sonra, New York parklarinin en sahane okazyonu, bedava Summer Stage konserlerine istirak etmek uzere, yine Central Park’dayiz. Sahnede, Sierra Leone’daki savastan kacip sigindiklari Gine’nin bi gocmen kampinda kurulan The Refugee All Stars var..belgeseli izleyenler olmustur belki…Hava yagmurlu, soyunma ihtimali 0, icler rahat, piknik cantamiz ve domes romantizmimizle mutluyuz.. Gizli bulusma agacimizi kesmisler yalniz, uzuntulere gark oluyoruz…Ama kisacik bir an icin…Manhattan’in onlarca parkinda, binlerce agac icinde, bizim hikayemize ve moder(e)nlik seviyemize uygun bir agac vardir elbette, biliyoruz cunku…

yacik

Posted in Uncategorized on May 20th, 2009 by Loony Bin – Be the first to comment

resim: elisabeth soule @ etsy

yerli muz

Posted in Uncategorized on April 3rd, 2009 by Loony Bin – Be the first to comment

hala istanbuldayim. gelmeme az kaldi
mailler icin milles milles milles merci
cok tatlisiniz
xoxo

Hello world!

Posted in Uncategorized on February 20th, 2009 by Loony Bin – 1 Comment

Welcome to WordPress.com. This is your first post. Edit or delete it and start blogging!

Yeni Damien Rice ve Golden Globes Protestosu

Posted in Uncategorized on January 22nd, 2008 by Loony Bin – Be the first to comment

Yarin (bugun) Oscar adaylari aciklanicak, gecen hafta da Golden Globes vardi- da vardi da noldu tabi. Bu writers strike esege su kacirdi artik yeter be. Ben Friends bittiginde hicirhicir aglamis, her sene Oscarlarda parali ballot falan yapan bi insanim kardesim hayir resmen existansiyel bi bosluga dustum cikamiormmmmmm oglum (berk can Turkcesi)
Enivey. Writers strike’a saydir saydir basketi baska postda atariz da esas o Golden Globes’un sufliligi neydi? Sen muzikal diye bi kategori acicaksin sonra da Once’i aday yapmicaksin? Ananemin deyisiyle kopek *icsin kafaniza demek istiyorm affiniza siginirim. Hadi Across the Universe’e vermedin Sweeney Todd ne ya? Kirk yil oncenin Broadway eskisi.. Johhny Depp’den de Tim Burton’dan da bunlarin bitmez tukenmez krepe sacli bro-mance’inden d ginalar gelmis vaziyette bana. Valla.
Gordugunuz uzre Altin Portakal alamamis Nurgul Yesilcay tadinda pek bi asabiyim.. Genelgecer hem bilgi verelim hem meramimizi anlatalim sularimdan asar tasar rafting hallerdeyim. Once o kadar guzeldi o kadar guzeldi ki cunku.
Gecen sene Sundance’de World Cinema Audience Award’i almisti zati, rivayet odur ki Speilberg de izleyince “Once diye kucuk bi film bana butun sene yeticek ilhami verdi” buyurmus. Agzina saglik cicim.
Kucucuk, aktorsuz, studyosuz, nerdeyse hic butcesiz bi Irlanda muzikali Once. Dublin sokaklarinda gitar calan, arta kalan vaktinde d babasinin dukkaninda elektrik supurgesi tamir eden kalbi hanidir kirik bi adam var. bigun sarki soylerken cicek satan Dogu Avrupali gocmen bi kiz geliyo yanina, sonra supurgesini de getirio tamir etsin die. Sonra muzik yapmaya basliolar -kiz da muzisyen aslinda sonra da asik oluyolar. Well, sort of..paket kagitli, kurdeleli bi ask oykusu diil cunku..
Basrolde gercek 2 muzisyen var, sarkilar gercekten onlarin sarkilari. Oglani Irlandali rock grubu The Frames’in solisti Glen Hansard, kizi da 19 yasinda Cek Markéta Irglová oynuyo. Yonetmen The Frames’in eski bascisiymis zaten, Marketa’yi da tutmus kolundan Glen getirmis. Biraz da asikmis kiza zaten. Babasi arkadasiymis oyle tanismislar, kiz 19 yasinda cunku adam 37. Simdi sevgililer. Hop.
Evet bi senaryo mevcut ama cok da organik bi anlatimi var hikayenin. Zaten sokaklarda, kendi evlerinde, arkadaslariyla falan cekmisler. Ben filmi izleyince mesela Damien Rice ilk albumunu cikarmadan once basindan bunlar gecmistir heralde gibi bi hisse kapildim oyle diyim nefisligi anlayin. Simdi yeni Damien’im Glen Hansard olmus vaziyetteyim zati. Haha Oray Egin hala daha Amie dinleyedursun
biz Glen’ci olduk yeni yiliniz kutlu olsun.
Once’in soundtrack’i Grammy’e aday. En guzel sarkisi da en guzel film sarkisina aday. Vidyoluyorum:

[youtube=http://www.youtube.com/watch?v=XzQRuTwaFI8&rel=1&color1=0xcc2550&color2=0xe87a9f&border=1]

En iyi film muzigi Oscar’ina en azindan aday olmazsa bi daha Oscar gecesi yaparsam da adiyim. Son bes senedir kazandiim ballot paralarini da bizim metro istasyonundaki akerdeoncu amcaya bagislicam. Az buz diil 20 dolardan 5 sene desen, 100 papel eder valla. Ustune bi $159900 daha koysam bi Once da ben cekebilirim mesela. Hop.

EDIT: yay!!! falling slowly original song oscar’ina aday oldu!!! bu arada ballot hesabini da yanlis yapmisim + yazi basina zaten rekoru da bende –sinirden. kisi basi 20den her sene ortalama 100 x 5 ya da 6 bolu bilmemne ay enivey. hatamla sev beni. xoxo

huhuu susuuu ben geldimmmmm

Posted in Uncategorized on October 1st, 2007 by Loony Bin – Be the first to comment

geldim/dondum/new york’dayim/yaziyorum.

same shit new year

Posted in Uncategorized on January 8th, 2007 by Loony Bin – Be the first to comment


butun sene maraton tadinda deli danalar gibi kosturarak gecti…madalyayi birak baktim bi gazoz kapagi ilistiren yok boynumuza ben de kendi odulumu kendim verdim kisa bi tatile gittim..simdi, simdiden de cabuk maratona geri donmem gerekiyo..ama ondan once kayak tatili maceralarimla karsinizda oliciiimmm..tarihlere 2007 yazmaya alisir alismaz..ha bugun ha yarin..bekleyin beni kuzusarmalari..ozledim loonybin’i pek..

Posted in Uncategorized on November 27th, 2006 by Loony Bin – Be the first to comment

Posted in Uncategorized on September 18th, 2006 by Loony Bin – Be the first to comment